Vas türkçesi Vas nedir

  • Vücut sıvısının içinde dolaştığı kanal (anatomi terimi).
  • Vaz.
  • Damarlı.
  • Arna.
  • Kanal.
  • Vasküler.
  • Damar.
  • Damarsal.

Vas ile ilgili cümleler

English: A vast majority of people approve of the plan.
Turkish: İnsanların büyük bir çoğunluğu planı kabul etti.

English: Ali picked up one of the glass vases and threw it at Mary.
Turkish: Ali cam vazolardan birini aldı ve onu Mary'ye fırlattı.

English: Ali knocked the vase off the table.
Turkish: Ali masadan vazoyu düşürdü.

English: A vast desert lay before us.
Turkish: Geniş bir çöl önümüzde uzanıyor.

English: Ali saw a vase of flowers on the table near the window.
Turkish: Ali pencerenin yanındaki masada bir vazo çiçek gördü.

Vas ingilizcede ne demek, Vas nerede nasıl kullanılır?

Vas capillare sinusoideum : Açık kılcallar. Sinüzoit kapillerleri.

Vas deferens : Meni arnası.

Vasa vasorum : Vasa vazorum. Arter duvarını besleyen küçük kan damarları. Kan damarlarının tunika adventisyasıyla tunika madiyasının dış kısmında damarların beslenmesini sağlayan oluşumlar.

Vasal : Kanal ile ilgili. Damarsal. Vazal. Damar ile ilgili.

Vasalgia : Vazalji. Damar ağrısı.

Vascular cambium : Vasküler kambiyum. İkincil odun borusu ve sekonder floemi oluşturan lateral meristemler.

Vascular atrophy : Bir organ veya dokuya damar sertliği, kan damarlarının daralması veya basınç altında kalması gibi nedenlerle normalden az kan gelmesi sonucu biçimlenen küçülme, vasküler atrofi. Damara ilgili atrofi. Vasküler atrofi.

 

Vascular layer : Damar tabaka. Kan damarları, melanositler, bağ dokusu hücreleri ve tellerince zengin gevşek bağ dokusundan oluşan koroit tabakası ile koroidin mercek hizasındaki uzantısı olan silli cisim ve merceği kısmen örten, ortasında göz bebeği (pupilla) bulunan iristen oluşan gözün orta tabakası.

Vascular graft : Vasküler graft. Vasküler greft. Teflon veya naylon gibi sentetik materyallerden yapılmış damar yerine konulan materyaller.

Vasco da gama : Gama. (c1460-1524) portekiz'den hindistan'a giden deniz rotasını bulan portekizli kaşif.

İngilizce Vas Türkçe anlamı, Vas eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Vas ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aquila : Kartal takımyıldızı (astronomi terimi). Kaya kartalı. Kartal (takımyıldızı).

Fissure vein : Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı.

Channel : Hat. Yöneltmek. Kanal açmak. Kanala dökmek. Dağıtımı yapılan bir mal ya da değerin izlediği olağan yol ya da yön. Çevirmek. Maceraya sevketmek. Alıcı ile bunun bağlı olduğu öbür aygıtların oluşturduğu bütün. alıcıdan bu aygıtlara uzanan yol. Maceraya sevk etmek.

Grains : Metali oluşturan minik tanecikler. Damarlı yüzey. Tane. Hububat. Granül. Çizgi. Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç gibi hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı. Tahıl.

Lode : Cevher damarı. Filon. Maden damarı.

 

Chute : Küçük çağlayan. Çağlayan. Boşaltma oluğu. Akıntı. Paraşüt. Kayılan yer. Kızak pisti. Çamaşır atılan baca. Üst kattan alt kata inen.

Vasal : Kanal ile ilgili. Damar ile ilgili. Vazal.

Grainier : Pütürlü. Pürüzlü. Kumlu. Tanemsi. Tane tane. Damarlarla dolu. Granüllü. Çekirdekli. Ağaç damarına benzeyen.

Tube : Alıcı ışıtacı. Uzun, içi boş ve bir ucu kapatılmış boru. 2-yüksek basınçtaki gazların içinde saklandığı özel metal kap (bunlara bomba da denir.). Alıcının, mercekten gelen görüntüyü elektriksel ime çeviren ana bölümü. Motorlu taşıtlarda dıştaki koruyucu lastiğin içinde yeralan ve içine hava doldurulan lastik. Fizik, kimya, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır. Deney tüpü. Yeraltı treni. Radyo ışıtacı. Metro. Boru.

Grainy : Taneli. Çekirdekli. Damarlarla dolu. Tane tane. Pütürlü. Ağaç damarına benzeyen. Granüllü. Kumlu. Pürüzlü.

Vas synonyms : tube shaped structure, streak, striated, streaked, couloir, banded, vessel, vascular system, culvert, chamfer, ribbed, lodes, canaling, striates, grained, seam, chutes, canallers, canals, grainiest, marble, striating, grain, bad temper, blood vessel, conduit, ampulla, meatus, streaking, coulisse, canal, marbled, striate.

Vas ingilizce tanımı, definition of Vas

Vas kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A vessel. A duct.