Lode türkçesi Lode nedir

Lode ile ilgili cümleler

English: Ali looks about ready to explode.
Turkish: Ali neredeyse patlamaya hazır görünüyor.

English: Ali was killed instantly when the bomb he was trying to defuse exploded.
Turkish: Ali etkisiz hale getirmeye çalıştığı bomba patladığında anında öldü.

English: How could it have exploded?
Turkish: Nasıl patlamış olabilir?

English: Ali was the only one on the ship when it exploded.
Turkish: Ali gemi patladığında gemideki tek kişiydi.

English: A war exploded between the two countries.
Turkish: İki ülke arasında savaş patlak verdi.

Lode ingilizcede ne demek, Lode nerede nasıl kullanılır?

Cross lode : Enine damar.

Mother lode : Ana damar.

Loden : Loden.

Lodes : Damar. Filon. Cevher damarı. Maden damarı.

Lodestar : Kutupyıldızı (astronomi terimi). Kutupyıldızı. Dümen tutuluşunda yön gösterici olarak alınan yıldız. Yol gösterici ilke. Yol gösterici yıldız. Çobanyıldızı. Yol gösterici. Rehber. Kılavuz. Taklit için model.

Lodestars : Yol gösterici rehber. Çobanyıldızı. Yol gösterici ilke. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici. Kutupyıldızı. Dümen tutuluşunda yön gösterici olarak alınan yıldız. Taklit için model. Yol gösterici yıldız. Çobanyıldızı (astronomi terimi).

 

Lodestone : Doğal mıknatıs. Mıknatıs taşı. Çekici şey. Çekici kimse. Mıknatıstaşı.

Exploded : Parçalanıp kırılan. Patlamış. Parçalanan. Parçalara ayrılan. Patlayan. Yok olan. Harap olan. Ayrı ayrı ama birbiri ile uyum içerisinde tanımlanan veya çizilen (teknik çizimde). İnfilak eden.

Displode : Patlamak. Ateşlemek.

Explode with fury : Sinirinden kudurmak.

İngilizce Lode Türkçe anlamı, Lode eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lode ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Load : Silahı doldurmak. Yükletmek. Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. Yükleme yapmak. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Yük olmak. Doldurmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Yüklemek. Katmak.

Canalis : Kanal, boru. Kanalis. Pasaj. Kanal. Geçit.

Reef : Kabarma sırasında deniz altında kalarak çekilme ile su yüzüne çıkan kaya döküntüleriyle kaplı ve bu nedenle gemicilik bakımından çekinceli kıyı. Kayalık. İhtiyatlı hareket etmek. Resif. Camadan. İhtiyatla sakınarak hareket etmek. Camadan vurmak. Kaya döküntülü kıyı.

Sedimentation : Tortu. Kan çökümü. Tortullaşma. Çöktürme. Coğrafya, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Sedimantasyon. Bir sıvının içerdiği maddelerin dibe çökmesi olayı. alyuvar çökme hızı. Posa birikmesi. Sıvı ya da gaz ortamında dağılmış olan asıltıların yerçekiminin etkisiyle, yoğunluklarına göre dipte toplanmaları, birikmeleri. Dışgöçlerle aşınıp taşınan, iri çakıllardan en ince kum ve çamurlara değin, her türlü özdeğin elverişli yerlerde yığılıp birikmesi olayı. bk. tortu.

 

Vein : Mizaç. Öğe. Oluk. Oyuk. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. İçinde kanın tek yönde ilerlemesini sağlayan kapakçıklar bulunan, duvar yapılarında atardamarlara göre daha az kas tabakası ve elastik teller bulunan, kanı yüreğe taşıyan damar. en geniş olanı vena cava'dır. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Toplardamar. Huy. Ruhsal durum.

Grain : Tahıl. Buğdaygiller. Zerre. Sepilemek. Çizgi. Hububat. Elyaf. Gövdelerinin içi boş, kökleri saçak şeklinde, yaprakları kılıçsı ve paralel damarlı, çiçekleri er dişi, ovaryum üst durumlu, karyopsis nadiren fındıksı ya da bakka tipi meyveleri olan, ülkemizde 142 cins ve 520 kadar türle temsil edilen, bir ya da çok yıllık, otsu nadiren çalı ya da ağaçsı bitkiler. Granül.

Vas : Vücut sıvısının içinde dolaştığı kanal (anatomi terimi). Kanal. Vasküler. Damarsal. Vaz. Damarlı. Arna.

Bad temper : Sinirlilik. Hırçınlık. Huysuzluk.

Seams : Damarlar (yüzeyde). Bağlantı yeri. Dikiş. Armuz. Kırışıklık. Blok arası. Dikiş yeri. Yara izi. Dikişler.

Ampulla : Şişe. Genişlemiş kısım. Ampulla. Hacı şişesi. Kabarcık. Ampul. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ampül biçimindeki şişkinlik, kabarcık. Zardan yapılmış herhangi bir kesecik. omurgalılarda kulağın yarım daire kanallarının uçlarındaki genişlemiş yapılar. 3.derisi dikenlilerde su kanal sistemine bağlı halka kanal üzerindeki küçük iç su depoları. 4.keski solungaçlılarda duygu kanallarının uçlarındaki kesecikler. 5.dişilerde fallop kanalının bir parçası. 6.erkeklerde vas deferensin bir kısmı. 7.böceklerde malpighi tüplerinin bağırsağa bağlandığı bölge. ampulla.

Lode synonyms : champion lode, streak, ore vein, deposit, vascular, blood vessel, fissure vein, grains, lodes, iode, seam, veins, alluviation, mineral deposit, mother lode, angeion.

Lode ingilizce tanımı, definition of Lode

Lode kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A water course or way. A reach of water.