Lodes türkçesi Lodes nedir

Lodes ingilizcede ne demek, Lodes nerede nasıl kullanılır?

Lodestar : Kılavuz. Rehber. Yol gösterici yıldız. Kutupyıldızı. Taklit için model. Yol gösterici ilke. Dümen tutuluşunda yön gösterici olarak alınan yıldız. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici rehber. Yol gösterici.

Lodestars : Yol gösterici ilke. Taklit için model. Yol gösterici rehber. Yol gösterici yıldız. Kutupyıldızı. Kutupyıldızı (astronomi terimi). Yol gösterici. Çobanyıldızı. Çobanyıldızı (astronomi terimi). Dümen tutuluşunda yön gösterici olarak alınan yıldız.

Lodestone : Mıknatıs taşı. Doğal mıknatıs. Çekici şey. Mıknatıstaşı. Çekici kimse.

Explodes : Patlak vermek. Bozmak. Çürütmek. Kırılmak. Patlatmak. Yanlış olduğunu göstermek. Patlamak. Havaya uçurmak. Yıkmak. Patlama yapmak.

Implodes : İçeriye patlamak. İçeriye patlatmak. Şiddetle içeriye doğru çekmek.

Explode in mid air : Yere düşmeden önce patlamak. Havada patlamak.

Explode : Yıkmak. Patlak vermek. Köpürmek. Patlamak. Patlatmak. Bozmak. İnfilak etmek. Kırılmak. Yanlış olduğunu göstermek. Çürütmek.

Amylodextrin : Nişastanın hidrolizi sonucu meydana gelen ve iyotla mavi renk veren dekstrin türevi bir bileşik. Amilodekstrin.

 

Explode with fury : Sinirinden kudurmak.

Lode : Cevher damarı. Damar. Filon. Maden damarı.

İngilizce Lodes Türkçe anlamı, Lodes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Lodes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vein : Şekil. İçinde kan ve lenf gibi sıvıların dolaştığı ve gelişmiş duvarları bulunan kanallar. böceklerin kanatlarında bulunan trakea sisteminin ince uzantıları. 3.bitki yapraklarındaki iletim sisteminin uzantıları. Mizaç. Ebru. Huy. Damarlarla kaplamak. Oyuk. Biyoloji, madencilik alanlarında kullanılır. Oluk.

Ore vein : Bir çatlağı ya da ağ biçiminde çatlakları doldurmuş olan maden kütlesi.

Veins : Mizaç. Toplardamar. Venler. Huy. Ruhsal durum.

Deposit : Önödence. (tortu) bırakmak. (kapora) vermek. Emanet etmek. Koymak. Yatırma. Yumurtlamak. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para. Para yatırmak. Belirli bir süre sonunda ya da istenildiği anda alınmak üzere bankalara para verme.

Seam : Yara izi. Armuz. Yatak (maden). Ters ilmikle örmek. Dikiş. Faça yapmak. Dikiş gibi iz bırakmak. Kırışık. Dikiş yeri.

Sedimentation : Çökme. Alyuvar çökme hızı. Tortullaşma. Çökerti. Pıhtılaşması önlenmiş bir kanda, alyuvarların belirli bir zaman biriminde yer çekimi etkisiyle milimetre olarak çöktüğü mesafe, sedimentasyon. bir hastalığın tanısından çok gidişatı hakkında bilgi verir. Posa birikmesi. Coğrafya, kimya, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Çökelme. Denizlerde, göllerde, akarsularda ya da kalarda katı taş maddelerinin çökeltilmesi olayı. Dışgöçlerle aşınıp taşınan, iri çakıllardan en ince kum ve çamurlara değin, her türlü özdeğin elverişli yerlerde yığılıp birikmesi olayı. bk. tortu.

 

Load : Bir yere, bir nesneye elektrik yükü biriktirme, doldurma işlemi. İç bellekten ya da bir yazmaçtan bir yazmaca veri aktarmak. bir izlence, yazılım dizgesi ya da veri kütüğünü, saklı bulunduğu çevrimdışı dış bellek ortamından iç belleğe ya da çevrimiçi dış belleğe aktarmak. Yük olmak. Bilgisayar, bilişim, fizik alanlarında kullanılır. Katmak. Elektrik yükleme. Yükletmek. Silahı doldurmak. Yük yüklemek. Çok yemek.

Mineral deposit : Tuz birikimi. Maden yatağı.

Bad temper : Hırçınlık. Sinirlilik. Huysuzluk.

Lodes synonyms : champion lode, lode, blood vessel, canalis, grain, angeion, mother lode, alluviation, ampulla, streak, iode, fissure vein, vascular, reef, seams, vas, grains.