Veins türkçesi Veins nedir

Veins ile ilgili cümleler

English: I am your source of life, for my tears flow in your veins.
Turkish: Yaşam kaynağın benim, çünkü damarlarında gözyaşlarım akıyor.

English: The blood of heroes flows in my veins.
Turkish: Damarlarımda kahramanların kanı akıyor.

English: When he shouted, the veins in his neck stood out clearly.
Turkish: O bağırdığında onun boyun damarları açıkça görünüyordu.

Veins ingilizcede ne demek, Veins nerede nasıl kullanılır?

Distention of the veins : Kalbe venöz kan akışının engellenmesi sonucu ortaya çıkan vena dolgunluğunun artışı. Venalarda dolgunluk.

Emissary veins : Beyin yarımküresi veni.

Inflammation of the veins : Toplardamarların yangısı. Flebitis.

Smallest cardiac veins : Daha çok kulakçıklarda yer alan ve kalp boşluklarıyla koroner arteryoller arasında doğrudan bağlantı sağlayan, kalp kasından farklılaşan toplardamarlar, thebesian venaları, vena kordis minima. Kalbin en küçük toplardamarları.

Thebesian veins : Kalbin en küçük toplardamarları. Thebesian venaları.

Veinstone : Maden cevheri damarındaki değersiz madde.

Varicose veins : Variköz venler. Bacaklardaki şişmiş damarlar. Ordubozan. Varisli damarlar. Varis. Genişlemiş damar.

 

Vein dre : Damar tözü.

Branched vein : Dallı damar. Dallı filon.

Deep vein thrombosis : (tıp veya medikal terimi) uzun yolculuk sırasında meydana gelebilen bacakların içinde derinde olan kan pıhtılaşması. Derin toplardamar pıhtılaşması. Derin ven trombozu.

İngilizce Veins Türkçe anlamı, Veins eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Veins ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Characters : İşaret. Nitelik. Sıfat. Oyun kişileri. Kahraman. Ahlak. Karakter. Bonservis. Harf. El yazısı.

Idiosyncrasies : Kişiye ait özellik. Yapısal özellik. Yaradılış. Kişisel özellik. İdiyosenkrazi (medikal tıp terimi). Özellik. İdyosenkrazi. Hususiyet.

Nature : Tür. Doğa. Maya. Yaradılış. Tabiat. Tip. Özellik. Yapı. Cibilliyet.

Fissure vein : Bir maden ya da mineralle doldurulmuş kayaç çatlağı.

Cardiovascular system : Kalp-damar sistemi. Kanın pompalanıp tüm vücutta dolaşımını sağlayan, kalp ve kan damarların oluşturduğu yapı. Kardiyovasküler sistem. Kalp ve dolaşım sistemi. Kardiyo vasküler sistem. Açık dolaşım sistemi.

Bloods : Los angeles'ta başlayan ve tüm birleşik devletler'e yayılan sokak çetesi (crips'in baş rakibi). Akrabalık. Soy. Kan bağı. Kan. Adam öldürme. Asalet. Yapı. Dem.

Vena cava : Ana toplardamar. (tıp veya medikal terimi) kalbin sağ kulakçığına kan taşıyan iki ana damardan herhangi biri. Anatoplardamar. Ana toplardamarın üstü veya altı.

Vena stylomastoidea : Köpekte ve geviş getirenlerde v. auricularis caudalis’ten, domuzda ve atgillerde v. occipitalis’ten çıkan ve for. stylomastoideum yoluyla cavum tympani’ye giren toplardamar. Vena stilomastoidea.

 

Grain : Tanecik. Ağacı damarlı boyamak. İriliği gözle görülme sınırı dolaylarında olan küçük katı parçası. Buğdaygiller. Tanelemek. Duyarkatın içinde kalan gümüş tuzu parçaları. Biyoloji, gitar, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Granül. Hububat.

Portal vein : Kanı, sindirim kanalı, dalak ve pankreastan karaciğere taşıyan damar ya da damar sistemi. Portal damar. Kapı toplardamarı. Karaciğer kapı venası. Karaciğer kapı damarı. Kapısal damar.

Veins synonyms : cardinal vein, vena ovarica, vena pulmonalis, vena cervicalis profunda, vena brachiocephalica, vena sternocleidomastoidea, tibial vein, venae palpebrales, external nasal vein, vena testicularis, vortex vein, cerebellar vein, umbilical vein, costoaxillary vein, vena pharyngeus, vena centralis glandulae suprarenalis, vena lumbalis, arcuate vein of the kidney, accessory cephalic vein, stylomastoid vein, vena jugularis, vena trachealis, ulnar vein, colic vein, lumbar vein, vena metacarpus, vena intercostalis, vena vestibularis, mesenteric vein, vena axillaris, cutaneous vein, central vein of retina, vena phrenica.