Seams türkçesi Seams nedir
- Kırışıklık.
- Dikişler.
- Yara izi.
- Armuz.
- Dikiş.
- Blok arası.
- Kırışık.
- Maden damarı.
- Bağlantı yeri.
- Damarlar (yüzeyde).
- Dikiş yeri.
- Yatak (maden).
Seams ile ilgili cümleler
English: My jeans ripped at the seams.
Turkish: Kot pantolonumun dikişleri yırtıldı.
English: The cinema is bursting at the seams.
Turkish: Sinema full dolu.
Seams ingilizcede ne demek, Seams nerede nasıl kullanılır?
Come apart at the seams : Kontrolü kaybetmek. İşler bozulmak. Kötü duruma düşmek. İler tutar yeri kalmamak. Altüst olmak.
Seamster : Terzi.
Seamsters : Terzi.
Seamstress : Terzi (kadın). Modistra. Terzi kadın. Kadın terzi. Dikişçi kadın.
Seamstresses : Kadın terzi. Terzi (kadın).
Seam weld : Dikiş kaynağı.
Seamstressy : Bir kadın terzinin meşguliyeti. Bir kadın terzi tarafından yapılan iş.
Seam welding : Dikiş biçimli kaynak. Dikiş kaynağı yapma. Dikiş kaynaklaması. Dikiş kaynağı.
Seam swell : Damar şişmesi.
Seam joint : Sacların kenarlarını kıvırarak yapılan bir ekleme. Kenetli ek.
İngilizce Seams Türkçe anlamı, Seams eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Seams ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Scar : Yara yeri iyileştikten sonra kalan bağ dokusu, kabuk tabakası, nedbe, skatriks, skar. Yara veya benzeri patolojik bir değişimin iyileşmesini takiben doku üzerinde bıraktığı, bağ dokusundan ibaret iz, nedbe, sikatriks, skar, eskar. Geçmişin izi. Kusur. Çizik. Yara izi bırakmak. İz. Yer.
Scars : Kayalık. Çizik. İz. Kusur. Valf üzerindeki yara izleri. Sıyrık. Yalçın kaya. Dev kaya. Geçmişin izi.
Suturing : Dikiş atmak. Dikmek (yara). Dikiş atma (yaraya vb).
Fell : İnsafsız. Öldürücü. Kesip devirmek. Kır. Düşmek. Devirmek. Kırmalı dikmek. Mahvetmek. Düşürmek. Merhametsiz.
Point of contact : Temas noktası. İrtibat kişisi veya noktası. Başvurulacak veya danışılacak kişi veya merci. Değme noktası. Değme çekidi.
Crinkly : Kıvrımlı. Büzüşük. Eşitsiz. Yoksun. Eğri büğrü. Buruşuk. İnişli çıkışlı. Engebeli. Dalgalı.
Creases : Kırışmak. Katıla katıla gülmek. Katlamak. Pli yapmak. Sıyırmak. Buruşmak. Ütülemek. Kırmak. Buruşturmak.
Cicatrice : Sikatris. Düşen yaprağın bıraktığı iz. Yara üzerinde oluşan zar. Ağaç kabuğu zarı.
Corrugations : Dalgalar. Ondüleler. Kırışma. Kırıştırma. Buruşturma. Kırışıklar. Oluklar.
Crinklier : Eşitsiz. Yoksun. Dengesiz. Engebeli. İnişli çıkışlı. Kıvrımlı. Büzüşük. Dalgalı. Eğri büğrü.
Seams synonyms : felled seam, surgical seam, stitching, mineral deposit, suture, crinkliest, crinkle, ruck, sewings, junctures, creasy, juncture, lode, binding site, vein, crispest, corrugation, crispier, furrow, crease, stitch, joint, mark, rucked, lodes, cicatrix, seaming, crinkles, pucker, seam, cicatrixes, wrinkle, creased.
Seams zıt anlamlı kelimeler, Seams kelime anlamı
Seamless : Kaynaksız. Kaynaksız olarak yapılan (kazan borusu). Dikişsiz. Eksiz kablo kılıf. Lehimsiz. Hatasız. Bir malzemenin iki parçasının birleştirildiği yerdeki dikiş izleri olmayan. Kusursuz.
Reputable : İtibarlı. Muteber. Saygıdeğer. Ünlü. Muhterem. Hatırı sayılır. Tanınmış. Şerefli. Saygın.

Bu kısımda Seams kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Seams ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Seams anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Seams ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.