Creases türkçesi Creases nedir

Creases ile ilgili cümleler

English: If the number of cars increases, so will the traffic.
Turkish: Eğer araba sayısı artarsa, trafik de artar.

English: The demand was brought down by increases in imports.
Turkish: İthalattaki artışla talep aşağı düşürüldü.

English: Sleep deprivation increases risk of heart attacks.
Turkish: Uyku yoksunluğu kalp krizi riskini artırır.

English: The East Asian economies were hit hard by energy price increases.
Turkish: Doğu Asya ekonomileri enerji fiyat artışlarından çok etkilenmiştir.

English: Price increases explain the difference between the real and nominal growth rates.
Turkish: Fiyat artışları reel ve nominal büyüme oranları arasındaki farkı açıklar.

Creases ingilizcede ne demek, Creases nerede nasıl kullanılır?

Decreases : İnmek. Azalmak. Eksilmek. Azaltmak. Küçülmek. Eksiltmek. Düşmek. Küçültmek.

Increases : Çoğalmak. Artırmak. Zam yapmak. Çoğaltmak. Üremek. Büyümek. Artmak. Yükseltmek.

Pancreases : Uykuluk. Pankreas. Karın salya bezi. Özden.

Crease proof : Buruşmaz.

Crease resistant : Buruşmaz.

Capacity increase : Kapasite gelişimi. Kapasite artışı. Bir işletme, kesim veya ülkede belli bir dönemde mevcut üretim kapasitesine yeni makine ve donanımlarla yapılan eklemeler. Kapasite artırımı.

 

Creased : Katlı. Kırışık. Buruş buruş. Buruşuk.

Capital decrease : Sermaye azaltımı.

Be on the increase : Yükselmekte olmak.

Crease up : Kahkahayı patlatmak.

İngilizce Creases Türkçe anlamı, Creases eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Creases ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Kindle : Tutuşturmak. Alevlendirmek. Uyandırmak. Ateş almak. Canlanmak. Tutuşmak. Yanmak. Yakmak. Uyanmak. Parlamak.

Assemble : Toplamak. Toplantı yapmak. Toplanmak. Toplaşmak. Montaj yapmak. Çevirmek. Monte etmek. Bir araya koymak. Parçaları birleştirmek. Çevirmek (bilgisayar).

Busted : Becerememek. Tartışmak. Sona ermek. Tutuklanan. İflas ettirmek. Kırılmış. İflas etmek. Yakalanmış (suçlu). Bozmak.

Break : Bozdurmak. Ara. Bozulmak. Fırlamak. Şans. Mola. Şafak vakti. Mahvetmek. Bozmak. Paydos.

Call down : Fırça çekmek. Dilemek. Yerin dibine sokmak. Azarlamak. Niyaz etmek. Fırça atmak. Paylamak.

Beget : Neden olmak. Vücuda getirmek. Yaratmak. Babası olmak. Yol açmak. Peydahlamak. Peyda etmek. Baba olmak. Sebep olmak.

Brushes : Sürtünmek. Değmek. Süpürmek. Fırçalamak.

Draped : Kumaşla süslemek. Kumaş kaplanmış. Asmak. Dökümlü olmak. Kıvırmak. Kumaşla örtmek. Sarkmak. Dökülmek.

Crumple : Örselemek. Örselenmek. Kırıştırmak. Devirmek. Çökmek. Düşmek. Çökertmek.

Iron out : Orta noktada buluşmak. Gidermek. Anlaşmak. Gidermek (pürüz veya sorun vb'ni). Ütüleyerek buruşuklukları gidermek. Ütüyle açmak. Ortadan kaldırmak. Anlaşmazlıkları ya da sorunları çözmek. Ütüyle düzeltmek.

 

Creases synonyms : create verbally, film make, puncture, create by mental act, corrugate, presses, contort, plait, crinkle, engender, institute, crispy, cuttles, crispiest, extract, organise, corrugations, contract, crimp, stir, aggrieves, grazed, cuttled, twine, abides, creasy, fire, blast, bring, recreate, cuttle, produce, short.

Creases zıt anlamlı kelimeler, Creases kelime anlamı

Disassemble : Kaldırmak. Demonte etmek. Ayırmak. Parçalara ayırmak. Parçaları birbirinden ayırmak. Paraçalara ayırmak. Sökmek. Parçalarına ayırmak.

Continue : Olagelmek. Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır. Uzamak. Dayanmak. Sürmek. Kalmak. Devam ettirmek. İdame etmek. Devamı gelmek. Sürdürmek.