Busted türkçesi Busted nedir

  • Tartışmak.
  • Sona ermek.
  • Vurmak.
  • Yakalanmış (suçlu).
  • İflas etmek.
  • Tutuklamak.
  • Kırılmış.
  • Becerememek.
  • Tutuklanan.
  • Bozmak.
  • İflas ettirmek.
  • Rütbe indirmek.
  • Bozulmak.
  • Kırmak.
  • Tutuklanmış.
  • Patlatmak.

Busted ile ilgili cümleler

English: I would prefer to spend six months in jail rather than getting busted.
Turkish: Enselenmektense hapishanede altı ay geçirmeyi tercih ederim.

English: Your right taillight is busted.
Turkish: Sağ arka lamban patlamış.

Busted ingilizcede ne demek, Busted nerede nasıl kullanılır?

Combusted : Yakmak. Çılgına dönmek.

Buster : Devamlı azami hızla uçmak. Devamlı azami takat süratiyle uçmak. Ulan. Adam. Zorla açan kimse. Alem. Sert güney rüzgarı. Herif. Cümbüş.

Busters : Alem. Herif. Zorla açan kimse. Cümbüş. Adam.

Block buster : Kuvvetli patlayıcı madde.

Bronco buster : Vahşi at terbiyecisi.

Safe buster : Kasa hırsızı.

Filibustered : Haydutluk etmek. Parlamento tıkanıklığı. İşi uzatmak. Korsan. Haydut. Parlamentoyu engellemek. Ağırdan almak.

Filibuster : Ağırdan almak. Haydut. Korsan. Haydutluk etmek. Parlamento tıkanıklığı. Parlamentoyu engellemek. İşi uzatmak.

Filibusterers : Bir karar verilmesine engel olmak veya geciktirmek için uzun konuşmalar yapan kimse. Haydutlara liderlik eden kimse. Parlamento çalışmalarını engelleyenlere liderlik eden kimse. Kasıtlı olarak görüşmeyi uzatan kimse.

 

Broncobusters : Bronkoları (vahşi atlar) ehlileştiren kişi. Kovboy.

İngilizce Busted Türkçe anlamı, Busted eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Busted ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biffs : Yumruklamak. Çarpmak. Vajina. Yumruk atmak. Yumruk vurmak. Yumruk. Darbe. Am. Bıff.

Arguing : Karşı gelmek. Tartışma. Birbirine aykırı düşünce, görüş ve tutumların karşılıklı savunulması. İspatı olmak. Kandırmak. İddia etmek. Göstergesi olmak. Savunmak.

Brawl : Sesli tartışmak. Ağız dalaşı etmek. Gürül gürül akmak. Ağız dalaşı yapmak. Dalaş. Dövüşmek. Kavga. Kavga etmek. Ağız dalaşı.

Abolishes : Kaldırmak. Durdurmak. Ortadan kaldırmak. Feshetmek. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. Yürürlükten kaldırmak. İptal etmek.

Imprison : Sınırlamak. Hapse atmak. Hapse koymak. Hapsetmek. Mahpusluk. Mahkum etmek. Yasaklamak.

Bandying : Öte beriye vurmak. Sağa sola atmak. Yumruklaşmak. Verip veriştirmek. Atışmak. Lafa laf koymak. Çarpık bacaklı. Eğri. Sağa sola atmak (tenis).

Break up : Bitirmek. İlişkiyi kesmek. Bitmek. Ufalamak. Parçalanmak. Dağılmak. Sinirsel çöküntü yaşamak. Ayrılmak. Üzmek. Tatile girmek.

Adulterates : İçine yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. Değerini düşürmek. Karıştırmak. Seyreltmek. Hile katmak. Saflığını bozmak. Yabancı madde katmak. Karışık.

Adulterate : Yabancı madde karıştırarak. İçine yabancı madde katmak. Saflığını bozmak. Seyreltmek. Karıştırmak. Karışık. Hile katmak. Hileli. Yabancı madde katmak.

 

Arrest : Arrest. Hukuk, veterinerlik alanlarında kullanılır. Önünü almak. Çekmek (dikkat). Durdurmak. Tevkif etmek. Bitirmek. El koymak. Varış. Götürmek.

Busted synonyms : bankrupting, addle, break, alloy, bungled, aggrieves, argues, jailed, clouting, breaks, founder, crashes, aggrieve, refracted, burst, do badly, impound, boggle, ceased, boggling, clout, beats, blasts, clouts, addling, be destroyed, burst up, cease, be at an end, adulterating, bickers, busts, abolish.

Busted zıt anlamlı kelimeler, Busted kelime anlamı

Undamaged : Zarar görmemiş. Hasar görmemiş. Sağlam.