Brawl türkçesi Brawl nedir

  • Kavga etmek.
  • Ağız dalaşı yapmak.
  • Gürül gürül akmak.
  • Kavga.
  • Dövüşmek.
  • Dalaş.
  • Dövüş.
  • Arbede.
  • Tartışmak.
  • Ağız dalaşı etmek.
  • Ağız dalaşı.
  • Sesli tartışmak.
  • Dalaşmak.

Brawl ile ilgili cümleler

English: Moustapha didn't start the brawl.
Turkish: Kavgayı Mustafa başlatmadı.

English: The police brawled with the demonstrators.
Turkish: Polis göstericilerle dalaştı.

English: Ali was involved in a street brawl.
Turkish: Ali bir sokak kavgasına bulaştı.

Brawl ingilizcede ne demek, Brawl nerede nasıl kullanılır?

Drunken brawl : Sarhoş kavgası.

Brawled : Tartışmak. Dövüşmek. Arbede. Dalaşmak. Gürül gürül akmak. Kavga etmek. Sesli tartışmak. Ağız dalaşı yapmak. Dalaş. Kavga.

Brawler : Kavgacı tip.

Brawlers : Kavgacı tip.

Brawlier : Ağız dalaşına girmeye meyilli. Tartışma çıkarmaya yatkın. Kavgacı. Kavga etmeye yatkın.

Brawling : Kavgacı. Kavga eden. Kavga. Huzur bozma. Bağırarak tartışma.

Brawls : Dalaş. Dövüşmek. Ağız dalaşı yapmak. Kavga. Tartışmak. Kavga etmek. Gürül gürül akmak. Sesli tartışmak. Arbede. Dalaşmak.

Brawnier : Kuvvetli. Güçlü. Kaslı. Kasları gelişmiş. Adaleli.

Brawniness : Güçlülük. Adalelilik. Kaslılık. Adaleli olma durumu. Kuvvetlilik.

Brawlingly : Dövüşçü bir şekilde. Kavgacı bir biçimde. Tartışarak. Kavgacı bir şekilde.

 

İngilizce Brawl Türkçe anlamı, Brawl eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brawl ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Argues : Çekişmek. Kandırmak. Münakaşa etmek. Görüşmek. Karşı gelmek. İkna etmek. İtiraz etmek. -e belirti olmak. İleri sürmek. Belli etmek.

Argufying : Anlaşmazlığa neden olmak. Münakaşa etmek. Çekişmek.

Tussles : Uğraşma. Boğuşmak. Mücadele. Uğraşmak. Kapışmak. Mücadele etmek. Cebelleşmek.

Feuding : Kavga etme. Anlaşmazlık içinde olmak.

Battle : Çarpışmak. Meydan savaşı. Mücadele etmek. Savaşmak. Teber. Açık, düzlük yerde yapılan büyük savaş. Gitar, tarih alanlarında kullanılır. Atışma. Savaş.

Bust up : Bitme. Sona ermek. Çıngar. Yıkmak. Mahvetmek. Ağız kavgası. Son vermek. Parçalanmak. Harap etmek. Tartışma.

Squabble : Ağız kavgası yapmak. Takışmak. Hırgür. Atışmak. Hırgür etmek. Çekişmek. Didişmek. Ağız kavgası. Ağız kavgasına tutuşmak.

Feuded : Anlaşmazlık içinde olmak. Kan davası. Kin. İhtilaflı olmak. Kan davasını sürdürmek. Kan gütmek. Düşmanlık. Kin beslemek.

Beating : Pataklama (argo terim). Kötek. Dayak atma. Yenilgi. Alt etme. Dayak. Pataklama. Bozgun. Sopa.

Squabbled : Ağız kavgası. Didişmek. Ağız kavgası yapmak. Ağız kavgasına tutuşmak. Ağız kavgası etmek. Takışmak. Çekişmek. Atışmak. Hırgür etmek.

Brawl synonyms : affrays, altercation, donnybrook, fall out with, ruckus, dogfights, combating, fight, quarreled, scrap, blowup, spats, argle bargle, dogfight, quarrellers, dispute, fracas, spat, altercations, combats, bandies, melees, squabbles, fall out, cample, punch up, mess with, fought, bobbery, donnybrooks, bickers, argued, argy bargy.

Brawl ingilizce tanımı, definition of Brawl

Brawl kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A tumult. To quarrel noisily and outrageously. Loud, angry contention. As, a drunken brawl. A wrangle. A noisy quarrel.