Beating türkçesi Beating nedir

Beating ile ilgili cümleler

English: Ali has been beating the drum for the project.
Turkish: Ali proje için davul çalıyor.

English: Ali is beating Mary.
Turkish: Ali Mary'yi dövüyor.

English: Ali came close to beating Mary to death.
Turkish: Ali Mary'yi neredeyse döverek öldürüyordu.

English: Ali felt his heart beating faster.
Turkish: Ali kalbinin daha hızlı attığını hissetti.

English: A boy was beating the drum.
Turkish: Bir çocuk davul çalıyordu.

Beating ingilizcede ne demek, Beating nerede nasıl kullanılır?

Beating around the bush : Doğrudan konuşmaktan kaçınmak. Lafı dolandırmak. Lafın etrafından dolanmak. Bin dereden su getirmek. Dolaylı konuşmak.

Beating machine : Dövme makinesi.

Beating of cotton : Beyaz lifleri pamuk bitkisinden ayırma. Pamuk ayrıştırılması. Pamuk dövülmesi.

Beating time : Tempoyu vurmak.

Beating up : Saldırmak. Fena halde pataklamak. Çırpmak. Külüstür. Hırpalamak. Tekme tokat girişmek. Toplamak (askeri terim). Çalkalamak. Dövmek. Yenmek.

Severe beating : Ağır darbe. Sert dayak. Ciddi dayak.

Heart beating : Kalp atışı. Kalp atması.

Heart beatings : Kalp atışları.

Silver beating : Gümüş dövme.

 

Give a beating : Dövmek. Ayağının altına almak. Yenmek. Sopa çekmek. Dayak atmak.

İngilizce Beating Türkçe anlamı, Beating eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Beating ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Checkmating : Mat (satranç). Mat. Yenilgiye uğratmak. Hezimet. Yenmek. Mat etmek. Bozguna uğratmak. Mat etmek (satranç).

Lamming : Kırbaçlama.

Brawl : Sesli tartışmak. Dalaşmak. Kavga etmek. Dalaş. Ağız dalaşı yapmak. Arbede. Ağız dalaşı etmek. Dövüşmek. Tartışmak.

Cropper : Çok fena düşüş. Kursağını şişirebilen güvercin. Başarısızlık. Yıkım. Kırpma makinesi. Ekin. Demirci makası. Ürün veren bitki. Betonarme demiri makası.

Blackjack : Coplamak. Yirmi bir. Copla vurmak. Cop. Çinko sülfür. Yirmi bir oyunu. Yirmibir oyunu. Korsan bayrağı.

Dust up : (argo) kavga.

Tussled : Uğraşmak. Cebelleşmek. Kapışmak. Dövüşmek. Boğuşmak. Mücadele etmek. Mücadele. Uğraşma. Kavga.

Billy : Amfetamin. Teke. Erkek ismi. Çaydanlık. Çomak. Erkek keçi. Cop.

Buffeting : Elle vurma hareketi. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Zorlanma. Tokatlayan. Tokatlama. Cama vurması. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Vurma.

Beating synonyms : beatings, trouncing, bopped, caning, bops, whipping, crusher, bankruptcy, cane, thrashings, drubbing, fiascoes, defeats, cudgelling, flatting, bastinadoes, checkmate, chastisement, whacking, defeated, dunt, bop, banging, baton, lashing, batting, beaten, larruping, lacing, drub, leathering, blackjacking, fighting.

Beating ingilizce tanımı, definition of Beating

Beating kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of striking or giving blows. Punishment or chastisement by blows.