Buffeting türkçesi Buffeting nedir
- Vurma.
- Tokatlayan.
- Elle vurma hareketi.
- Cama vurması.
- Gövde titreşimi.
- Dayak.
- Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması.
- Dövme.
- Zorlanma.
- Tokatlama.
- Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga.
Buffeting ingilizcede ne demek, Buffeting nerede nasıl kullanılır?
Buffetings : Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Tokatlayan. Gövde titreşimi. Dayak. Tokatlama. Zorlanma. Cama vurması. Dövme. Aralıksız güçlü rüzgar esintisi veya dalga. Vurma.
Buffet about : Hırpalamak. Sarsmak.
Buffet breakfast : Kahvaltı büfesi.
Buffet car : Barlı vagon. Büfeli vagon. Vagon restoran.
Buffet dinner : Açık büfe akşam yemeği.
Buffed : Devetüyü rengi. Perdah etmek. Perdah vurmak. Yumuşak bir şeyle parlatmak. Açkılamak. Perdahlamak. Maden parlatmaya mahsus bir yuvarlağa sarılı deri. (araba veya radyo vb) meraklısı. Deri ile parlatmak. Devetüyü.
Buffet : Tokat atmak. Dövmek. Vurmak. Yumruk atmak. Örselemek. Boğuşmak. Sarsmak. Yumruklamak. Mücadele etmek. Tokatlamak.
Buffer action : Tampon etkisi.
Buffets : Boğuşmak. Sarsmak. Mücadele etmek. Tokat atmak. Büfeler. Yumruklamak.
Buffer : Bafır. Perdahlayıcı. Tampon. Diretken. Temizlemek. Önleç. Yedek zaman aralığı. Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek. İçinde bulunduğu çözeltiye, baz ya da asit eklendiğinde, o çözeltinin ph'sının değişimine direnç gösteren özdek. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
İngilizce Buffeting Türkçe anlamı, Buffeting eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buffeting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Beaten : Ayak izleriyle belirgin. Bitkin. Vurularak biçimlendirilmiş. Çiğnenmiş. Dayak yemiş. Çekiçlenmiş. Mağlup. Yenilmiş. Dövülmüş.
Blip : Bip. Sinyal. Çarpma. Bip sesi. Görüntü (radar). (radarda) görüntü. Pat.
Being pumped : Zorlanmış olma. Pompalanma. Pompalanmış olma. Kuvvet uygulanma.
Drubbing : Kötek. Sopa. Yenilgi.
Slapping : Çıkışmak. Şaplak vurmak. Suratına gelmek. Yüzüne vurmak. Çarpmak. Şamar atmak. Tokatlamak. Azarlamak. Şaplak atmak.
Being forced : Zorlanmış olma. Zor kullanılma. Güç kullanılarak yerinden edilme.
Blow : Esmek (rüzgar). Patlamak. Küfretmek. Körüklemek. Üflemek. Kaçırmak (fırsat). Esmek. Atmak (sigorta). Kahretmek. Yanmak.
Canings : Sopa.
Pounding : Vurulma. Darp. Dövülme. Yaralanma. Vuruş. Tapırtı. Çakma.
Dayaks : Borneo (malay takımadaları'nda bir ada) yerlisi veya burada yaşayan kimse. Dayak kimse. Malezya ve brunei'de yaşayan etnik bir grup. Dyak. Endenozya.
Buffeting synonyms : flogging, caning, blips, beating, impacting, hitting, chastening, compulsions, forged, bastings, dunt, bastinadoes, floggings, flagellata, dash, batting, impact, dressing down, battings, flatting, bump, compulsion, corporal punishment, battery, bastinado, birching, chastisement, beatings, strain, impingement, being compelled, buffetings, banging.
Buffeting ingilizce tanımı, definition of Buffeting
Buffeting kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A striking with the hand.

Bu kısımda Buffeting kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buffeting ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buffeting anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buffeting ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.