Buffets türkçesi Buffets nedir

Buffets ingilizcede ne demek, Buffets nerede nasıl kullanılır?

Buffet about : Sarsmak. Hırpalamak.

Buffet breakfast : Kahvaltı büfesi.

Buffet car : Barlı vagon. Vagon restoran. Büfeli vagon.

Buffet dinner : Açık büfe akşam yemeği.

Buffet supper : Açık büfe yemek. Yiyeceklerle dolu bir masadan bir kimsenin kendi kendine servis yaptığı yemek.

Buffeter : Fren.

Buffer : Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç. Cila güderisi. Arabellek. Kıskı. Temizlemek. Perdahlayıcı. Diretken. Tampon bellek. Tampon. Önleç.

Buffer action : Tampon etkisi.

Buffetings : Tokatlayan. Tokatlama. Dövme. Vurma. Dayak. Güçlü rüzgarlardan dolayı bir uçağın bazı parçalarının veya tamamının sallanması. Cama vurması. Elle vurma hareketi. Zorlanma. Gövde titreşimi.

 

Buffeted : Yumruklamak. Sarsmak. Boğuşmak. Tokat atmak. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Mücadele etmek.

İngilizce Buffets Türkçe anlamı, Buffets eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Buffets ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Scuffling : Saç saça başbaşa kavga etmek. İtişip kakışma. Ayaklarını sürüme. Ayaklarını sürümek. İtişip kakışmak. Saç saça baş başa kavga etme. Boğuşma.

Appalls : Dehşete düşürmek. Şoke etmek. Dehşete düşmek. Şoka uğratmak. Yıldırmak. Ürkütmek. Korkutmak.

Combats : Harp etmek. Çarpışmak. Mücadele. Dövüşmek. Cenk. Muharebe etmek. Savaş açmak. Muharebe. Çarpışma.

Struggle : Savaş. Cebelleşmek. Uğraşmak. Savaşım. Mücadele. Savaşmak. Uğraş. Çalışmak. Çaba.

Afflicts : Istırap vermek. Eziyet etmek. Başına bela olmak. Üzmek. Acı vermek. Kaygı vermek. Sıkıntı vermek.

Combat : Cenk. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Savaşım. Muharebe. Savaş. Çarpışmak. Mücadele. Dövüşmek. Vuruşma.

Scuffles : Saç saça baş başa kavga etmek. İtişmek. Boğuşma. İtişip kakışmak. İtişip kakışma. Saç saça başbaşa kavga etmek. Çekişmek. İtişme. Didişmek.

Smack : Tam olarak. Şapır şapır öpmek. El ile vurmak. Şapır şupur. Tokatlamak. Şamar atmak. Şaplatmak. Şapır şapır içmek. Şap diye. Tümüyle.

Slap : Şaplak vurmak. Çarpmak. Vurmak. El ile vurmak. Şaplak atmak. Koyuvermek (gelişigüzel). Şamar atmak. Yüzüne vurmak. Tokat.

Romp : Zorlanmadan geçmek. Kudurmak. Kolay kazanmak. İtişip kakışmak. Azmak. İtişme. Azmak (çocuk). Haşarılık etmek. Gürültüyle oynamak.

 

Buffets synonyms : appals, agonises, buffeted, affects, labour, agonise, appal, scuffle, be at war with, agitates, caught, slap in the face, agitating, romped, afflicting, cuffing, combated, cuff, grapples, appall, catch, appaling, be up against, clumped, batters, grappled, grapple, smacks, buffet about, socking, combating, give somebody snuff, knock about.

Buffets zıt anlamlı kelimeler, Buffets kelime anlamı

Untroubled : Durgun. Endişesiz. Rahat. Sıkıntısız. Kaygısız. Dertsiz. Sakin.