Scuffles türkçesi Scuffles nedir

  • Saç saça baş başa kavga etmek.
  • Didişmek.
  • Ayaklarını sürümek.
  • Çekişmek.
  • İtişmek.
  • İtişip kakışma.
  • İtişme.
  • [#boğuşma Boğuşmak].
  • Boğuşma.
  • Saç saça başbaşa kavga etmek.
  • İtişip kakışmak.

Scuffles ingilizcede ne demek, Scuffles nerede nasıl kullanılır?

Scuffle with soldiers : Askeri personelle takışmak. Askeri personelle küçük bir kavga etmek. Askerlerle itişip kakışmak.

Scuffle : Ayaklarını sürümek. Boğuşma. Saç saça başbaşa kavga etmek. Kavga. Saç saça baş başa kavga etmek. Boğuşmak. İtişmek. Didişmek. İtişip kakışmak. Çekişmek.

Scuffled : İtişip kakışmış. Boğuşmak. Boğuşmuş. Ayaklarını sürümüş. Saç saça baş başa kavga etmiş. İtişip kakışmak. Ayaklarını sürümek. Saç saça başbaşa kavga etmek.

Scuffler : Ağız dalaşına giren kimse. Küçük bir dövüşe veya itiş kakışa karışan kimse. Dövüşmeye meyilli kimse. Küçük bir kavgaya karışan kişi. Agresif kimse.

Scufflers : Ağız dalaşına giren kimse. Agresif kimse. Küçük bir kavgaya karışan kişi. Küçük bir dövüşe veya itiş kakışa karışan kimse. Dövüşmeye meyilli kimse.

Scuffmark : Sıyrık. Yıpranma veya çizik işareti. Çiziklerden dolayı olmuş iz. Yıpranma.

Scuffed : Eskimiş. Çiziklerle veya sıyrıklarla işaretlenmiş. Çok giyilmiş. Yırtık pırtık.

 

Scuffling : Boğuşmak. İtişip kakışma. Saç saça baş başa kavga etme. İtişip kakışmak. Saç saça başbaşa kavga etmek. Ayaklarını sürümek. Boğuşma. Ayaklarını sürüme.

Scuffs : Ayağını sürümek. Çizmek. Ayağını sürüme. Sadece ayak parmaklarını örten düz tabanlı terlik. Kepek. Şıpıdık. Kepek (saç). Hışırtı. Ayaklarını sürümek. Ayaklarını sürüyerek aşındırmak.

Scuffing : Ayak sürüme. Sürüyerek aşındırmak. Ayaklarını sürümek. Ayaklarını sürüyerek yürümek. Ayak sürtme aşınması. Ayak sürtme aşındırması.

İngilizce Scuffles Türkçe anlamı, Scuffles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Scuffles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hassle : Tartışma çıkarmak. Rahatını kaçırmak. Sinir etmek. Canını sıkmak. Güçlük çıkarmak. Bela. Kavga etmek. Kızdırmak. Tartışma. Güçlük.

Rough and tumble : İtiş kakış. İte kaka. Saç saça başbaşa. Kıran kırana. Alt alta üst üste. Arbede.

Grappled : Uğraşmak. Pençeleşmek. Kucaklamak. Kavramak. Tutmak. Filika demiri kullanmak. Kanca ile tutunmak. Cebelleşmek. Bağlamak.

Walk : Yürüyüş yeri. Yürütmek. Yürüyüş biçimi. Yürüyüş. Üzerinde yürümek. Dolaştırmak. Yürümek. Adımlamak. Yürüme. Yürüterek yormak.

Compete : Rekabete kalkmak. Müsabakaya girmek. Yarışmak. Rekabete girmek. Yarış etmek. Mücadele etmek. Rekabet etmek. Kapışmak.

Fighting : Muharebe. Çarpışma. Savaş. Harp. Kavga. Savaşan. Dövüş. Savaşçı. Mücadele.

Bicker : Ufak ya da önemsiz ayrıntılar üzerinde fazlasıyla durmak. Titremek. Atışmak. Münakaşa etmek. Titreşmek. Tartışmak. Önemsiz bir şey için kavga etmek veya tartışmak. Şırıldamak. Pırıldamak.

 

Frays : Saçaklanmak. Yıpranmak. Tarazlanmak. Aşınmak. Yıpratmak. Karışıklık. Yıpratmak (kumaşı veya ipi). Aşındırmak. Tarazlandırmak.

Squabbles : Hırgür etmek. Atışmak. Ağız dalaşı. Ağız kavgası. Hırgür. Takışmak. Ağız kavgasına tutuşmak. Ağız kavgası etmek. Ağız kavgası yapmak.

Grapples : Uğraşmak. Tutmak. Kanca ile tutunmak. Filika demiri kullanmak. Pençeleşmek. Cebelleşmek. Bağlamak. Yakalamak. Kavramak.

Scuffles synonyms : mussed, muss, altercate, hustling, struggle, buffeted, squabbled, fray, chaffering, labour, hustles, romped, squabble, grappling, mussing, bickered, scramble, shamble, scuffling, jostles, hustle and bustle, scrummage, scuffled, scuffle, be at variance with, argufying, scrimmages, scuff, jarred, shuffle, scrimmage, fight, shuffled.

Scuffles zıt anlamlı kelimeler, Scuffles kelime anlamı

Ride : Kullanmak. Gezinti. Taşımak (omuzunda vb). Üst üste binmek. Binmek (at veya bisiklet). Arabaya binmek (sürmeden). Gırgıra almak. Yüzmek. Geçmek (yol). Binmek.