Hassle türkçesi Hassle nedir

  • Rahatsız etmek.
  • Huzursuz etmek.
  • Kızdırmak.
  • Müşteriye sıkıntı vermek.
  • Tartışma çıkarmak.
  • Mücadele.
  • Rahatını bozmak.
  • Sinir etmek.
  • Zorluk.
  • Canını sıkmak.
  • Güçlük çıkarmak.
  • Rahatını kaçırmak.
  • Güçlük.
  • Kavga.
  • Bela.
  • Tartışma.
  • Kavga etmek.

Hassle ile ilgili cümleler

English: What a hassle!
Turkish: Bu ne güçlük!

English: I don't want any hassles.
Turkish: Hiç münakaşa istemiyorum.

English: Anyone who creates hassle should leave.
Turkish: Güçlük yaratan biri terk etmeli.

Hassle ingilizcede ne demek, Hassle nerede nasıl kullanılır?

Hassled : Güçlük. Tartışma çıkarmak. Kavga etmek. Zorluk. Rahatını kaçırmak. Canını sıkmak. Rahatını bozmak. Rahatsız etmek. Huzursuz etmek. Müşteriye sıkıntı vermek.

Hassler : Sahip olmak.

Hassles : Rahatsız etmek. Rahatını kaçırmak. Zorluk. Huzursuz etmek. Tartışma çıkarmak. Kavga etmek. Rahatını bozmak. Canını sıkmak. Müşteriye sıkıntı vermek. Güçlük.

Hassling : Müşteriye sıkıntı vermek. Canını sıkmak. Kavga etmek. Güçlük. Rahatını kaçırmak. Tartışma çıkarmak. Huzursuz etmek. Rahatını bozmak. Zorluk. Rahatsız etmek.

Hass : Sahip olmak.

Chasse : Yanlamasına bir dans türü.

Hassock : Diz yastığı. Diz yastığı (kilise). Ayak dayayacak minder. Sık çimen parçası. Puf. Küçük oturak. Ot öbeği.

 

Hassocks : Sık çimen parçası. Küçük oturak. Diz yastığı (kilise). Diz yastığı. Puf.

Handerson hasselbalch equation : Handerson-hasselbalch denklemi. Bir çözeltideki proton vericiyle proton alıcının konsantrasyonlarının oranı, ph ve pka ile ilgili bir denklem. proton vericiyle proton alıcının konsantrasyonlarının oranı, ph ve pka’nın saptanmasında kullanılır.

Henderson hasselbalch equation : Henderson-hasselbalch eşitliği. Bir tampon sisteme hidrojen veya hidroksil eklendiğinde ph değişimlerini tanımlayan eşitlik; ph = pk + log. alkali (tuz) /asit.

İngilizce Hassle Türkçe anlamı, Hassle eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hassle ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nettle : Isırgan otugiller (urticaceae) familyasından, yakıcı tüyler taşıyan bir ya da çok yıllık otsu bitkiler. Isırgan gibi batmak. Kıl etmek. Sinirlendirmek. Ballıbaba. Sabırsızlandırmak. Isırgan.

Trouble : Sorun. Bulandırmak. Tedirgin etmek. Dert. Uğraştırmak. Üzmek. Rahatsızlık vermek. Zahmet. Zahmet etmek.

Darned : Son derece. Çok. Fazlasıyla. Allah'ın belası. Lanet olası.

Bedevil : Şaşırtmak. Çileden çıkartmak. Delirtmek. Altüst etmek. Bozmak. Kafasını karıştırmak.

Badgered : Sıkıntı verilmiş. Hiç rahat bırakmamak. Kafa ütülemek. Tacize uğramış. Başının etini yemek. Yıldırılmış. Rahatsız edilmiş. Porsuk. Taciz edilmiş.

Campaign : Adaylığını koymak. Savaşmak. Kampanya. Sefere çıkmak. Kampanya yapmak. Kampanyaya katılmak. Savaş. Sefer. Mücadele vermek.

Discomforting : Bozmak. Keyfini kaçırmak. Üzmek. Rahatsızlık. Sıkıntı vermek. Ağrı.

 

Discomfort : Bozmak. Üzmek. Rahatsızlık veren şey. Ağrı. Keyfini kaçırmak. Sıkıntı. Rahatsızlık. Sıkıntı vermek.

Goad : Dürtmek. Kışkırtmak. Galeyana getirmek. Üvendire ile dürtmek. Nodullamak. Teşvik. Gönder. Teşvik etmek. Kışkırtıcı şey.

Provoke : -e neden olmak. Öfkelendirmek. Kışkırtmak. Tahrik etmek.

Hassle synonyms : chevvy, vex, deep shit, exchange blows, fall out, ail, makes difficulties, antagonised, bother about, adversity, rile, bite, ruffling, bait, anger, badgers, aggravate, a thorn in the flesh, difficulty, argy bargy, fuss, damnation, difficulties, besiege, bickering, bust up, disgruntles, antagonises, bother, bores, asperity, crusaded, fidgeting.