Hassling türkçesi Hassling nedir

  • Müşteriye sıkıntı vermek.
  • Tartışma çıkarmak.
  • Rahatını kaçırmak.
  • Huzursuz etmek.
  • Rahatını bozmak.
  • Kavga etmek.
  • Canını sıkmak.
  • Rahatsız etmek.
  • Güçlük.
  • Zorluk.

Hassling ile ilgili cümleler

English: I wish Moustapha wouldn't keep hassling me.
Turkish: Keşke Mustafa beni huzursuz etmeyi sürdürmese.

Hassling ingilizcede ne demek, Hassling nerede nasıl kullanılır?

Hassle : Rahatsız etmek. Mücadele. Güçlük. Canını sıkmak. Sinir etmek. Kavga. Rahatını kaçırmak. Müşteriye sıkıntı vermek. Bela. Huzursuz etmek.

Hassled : Kavga etmek. Rahatını kaçırmak. Müşteriye sıkıntı vermek. Zorluk. Huzursuz etmek. Canını sıkmak. Rahatsız etmek. Rahatını bozmak. Güçlük. Tartışma çıkarmak.

Hassler : Sahip olmak.

Hassles : Rahatını kaçırmak. Rahatsız etmek. Zorluk. Tartışma çıkarmak. Güçlük. Müşteriye sıkıntı vermek. Rahatını bozmak. Kavga etmek. Huzursuz etmek. Canını sıkmak.

Hass : Sahip olmak.

Hassock : Diz yastığı (kilise). Puf. Diz yastığı. Sık çimen parçası. Ayak dayayacak minder. Küçük oturak. Ot öbeği.

Hassidic : Baal shem tov tarafından kurulan yahudi mezhebine ait. Hasidik. Hasidizm'e özgü.

Hasselhoff : Amerikalı televizyon oyuncusu. David hasselhoff (1954 doğumlu). Soyadı. Sahil güvenlik dizisinin starı.

 

Centralized chassis lubrication : Örgün yağlama. Özellikle büyük araçlarda ve yol makinelerinde birçok bölümün yağ boruları aracılığıyla bir tek yerden yağlanması.

Hassocks : Diz yastığı (kilise). Küçük oturak. Sık çimen parçası. Diz yastığı. Puf.

İngilizce Hassling Türkçe anlamı, Hassling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hassling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Impermanent : Devam etmeyen. Daimi olmayan. Kalıcı olmayan. Geçici. Devamsız. Süreksiz. Kalımsız.

Bothering : Müziç. Daraltmak. Can sıkmak. Musallat olmak. Sıkmak. Sinir etmek. Rahat vermemek. Dert vermek. Üzülmek.

Fidget : Yerinde duramayan kimse. Rahat oturamayan kimse. Rahat oturamamak. Durmadan kımıldamak. Huzursuzlanmak. Kıpır kıpır etmek. Eğilip bükülmek. Kurtlanmak. Yerinde duramamak.

Brawled : Kavga. Gürül gürül akmak. Dalaş. Arbede. Dövüşmek. Tartışmak. Ağız dalaşı yapmak. Dalaşmak. Sesli tartışmak.

Complex : Site. Karmaşık. Blok. Bileşik şey. Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Karışık şey. Karmaşık örüm. Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum. Yalın olmayan.2- çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan bir yükün ya da bileşik. Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü.

Short lived : Ölümlü. Kısa bir süre için yaşayan. Geçici. Fani. Birkaç gün yaşayan. Kısa ömürlü. Çok sürmeyen.

Austerity : Sertlik. Kemer sıkma. Davranış sertliği. İdareli geçinme. Masraftan kısma. Ciddiyet. Sadelik. Katılık.

 

Aerial : Anten ile ilgili. Havaya ilişkin. Havayla ilgili. Anten. Havai. Hayali. Teneğe değişli. Hava. Havaya ait. Hava ile ilgili.

Arduousness : Güç oluş. Ağırlık. Çetinlik.

Hassling synonyms : spot pass, forward pass, passing play, passing game, difficultness, brawl, disturbs, pass, badgered, feud, devilling, fall foul, discomforts, feuded, incommode, entanglement, badgers, altercate, annoys, complexities, complicacy, complication, bother about, disgruntles, brawls, complexity, cast down, hassled, football play, ruffle, transient, lateral, exchange blows.

Hassling zıt anlamlı kelimeler, Hassling kelime anlamı

Permanent : Perma. Sabit. Sürekli. Devamlı. Daimi. Temelli. Asil. Değişmez. Kalıcı.

Birth : Kodak kökeni. Türe özgü normal gebelik süresi sonunda yavrunun ve plasentanın döl yatağı içi ortamdan dış ortama geçiş süreci, yavrulama. Yeni bir bebeğin dünyaya geliş olayı. Veladet. Sop. Köken. Soy. Doğuş. Tevellüt. Neşet.