Austerity türkçesi Austerity nedir
- Katılık.
- Tasarruf.
- Azla yetinme.
- Masraftan kısma.
- Zorluk.
- Kanaatkarlık.
- Güçlük.
- Haşinlik.
- İdareli geçinme.
- Sadelik.
- Ciddiyet.
- Davranış sertliği.
- İdare.
- Sertlik.
- Kemer sıkma.
Austerity ile ilgili cümleler
English: What? A little soup and celery is all I get? I'm not a Zen monk. I can't survive on an austerity diet like this.
Turkish: Ne? Biraz çorba ve kereviz, yiyeceğim bütün şey bu mu? Ben bir Zen rahip değilim.Ben böyle bir kemer sıkma diyetiyle yaşayamam.
English: The austerity measures that many city governments have implemented are hugely unpopular.
Turkish: Pek çok kent yöneticilerinin uyguladığı kemer sıkma politikası son derece sevimsizdir.
Austerity ingilizcede ne demek, Austerity nerede nasıl kullanılır?
Austerity measures : Tasarruf tedbirleri. Kemer sıkma önlemleri. Tasarruf önlemleri.
Austerity programme : Tasarruf programı. Tasarruf bağdarlaması.
April 5 austerity measures : Yüksek oranlı süreğen enflasyonu düşürmek ve iktisadi istikrarı sağlamak amacıyla kamu harcamalarının kontrol altına alınması, kamu gelirlerinin arttırılması ve ücret/maaşların dondurulması gibi önlemler içeren program. 5 nisan kararları.
January 24 austerity measures : 24 ocak kararları. 1973 ve 1978 yıllarında yaşanan petrol krizleri sonucu dış ticaret açıklarının artması, dışalım istemlerinin baskı altına alınması ile birlikte yaşanan maliyet ve fiyat artışlarına bağlı olarak türk lirasının yabancı paralar karşısında değerlenmesi, dış ticaret açıklarının daha da büyümesi ve dış ödeme sorununun ağırlaşması üzerine türk parasının abd doları karşısında devalüe edilmesi ve dışsatım tanımının yurt dışında veya yurt içinde döviz kazandırıcı işlemleri kapsayacak biçimde genişletilerek dış satımın düşük faizli dışsatım kredileri, döviz tahsisi, dışsatımda vergi iadesi gibi araçlarla özendirilmesi; dış ticaret sermaye şirketlerinin kurulması, dışalımda miktar kısıtlamalarının kaldırılması; kit ürünleri fiyatlarının piyasada serbestçe belirlenmesi gibi dış ticarette liberalizasyona geçilmesini, dışsatıma yönelik büyüme stratejisinin benimsenmesini ve piyasa mekanizmasına işlerlik kazandırılmasını hedefleyen ve uluslararası para fonu ile 24 ocak 1980 tarihinde imzalanan istikrar programı.
September 7 austerity measures : 7 eylül kararları. Türkiyede dışalıma serbesti getirilmesinin neden olacağı sakıncaları gidermek ve uluslararası para fonuna üye olmadan önce kısıtlanacak olan devalüasyon yetkisini önceden kullanmak amacıyla, döviz sıkıntısı bulunmamasına karşın, 7 eylül 1946 tarihinde doların resmi fiyatının 127 kuruştan 280 kuruşa çıkarılmasına ilişkin olarak alınan ilk devalüasyon kararı.
Austempering : Ösmenevişleme. Yumuşatma sıcaklığı. Ostenit menevişleme. Östenit menevişleme. Östemperleme. Osmenevişleme.
Economic austerity : Ekonomik kemer sıkma politikası.
Gas exhauster : Gaz boşaltıcı. Gaz dışatıcısı.
Austere : Rahatsız. Özdenetimli. Sade. Katı. Ciddi. Çetin zor. Süssüz. Güç. Yalın.
Air exhauster : Hava değiştirici. Vantilatör. Aeratör.
İngilizce Austerity Türkçe anlamı, Austerity eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Austerity ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Self denial : Kendini tutma. Nefsinden feragat. Özveri. Kendinden verme. Nefsine hakim olma. Feragat.
Nest egg : Emeklilik gibi özel bir amaç için ayırılan ödenek. Birikim. Fol.
Brusquerie : Tatsızlık. Saygısızlık. Kabalık. Hırtlık.
Difficulties : Müşkülat. Meşakkat. Engel. Külfet. Sorun. Zorluklar. Güçlükler. Sıkıntı.
Frugalities : Tutumluluk.
Adversity : Sıkıntılı süreç. Sıkıntılı bir durum. Şanssızlık. Düşkünlük. Üzgü. Terslik. Zıtlık. Sıkıntı.
Monasticism : Manastır sistemi. Manastır hayatı.
Acrimoniousness : Acılık. Terslik. Hınç. Hırçınlık. Huysuzluk. İğneli konuşma.
Consistences : Koyuluk. Kıvam. Sabitlik. Tutarlılık. Tutarlık. Yoğunluk. Kararlılık. Uyum.
Bad weather : Kötü hava şartları. Açık hava faaliyetleri için uygun olmayan hava. Kötü hava. Soğukluk. Çepel. Kötü hava koşulları. Sert ve ağır hava.
Austerity synonyms : determinedness, gravity, asperity, graveness, complexities, momentousness, entanglement, turbulence, chasteness, earnest, saving, rudeness, dignity, rigidity, bitterness, possession, seriousness, forehandedness, ownership, chancelleries, retrenchments, angularness, appropriations, abstemiousness, roughness, chancellery, severeness, disposal, complication, a thorn in the flesh, nonindulgence, asperities, homelier.
Austerity ingilizce tanımı, definition of Austerity
Austerity kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Sourness and harshness to the taste.

Bu kısımda Austerity kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Austerity ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Austerity anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Austerity ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.