Hassler türkçesi Hassler nedir

  • Sahip olmak.

Hassler ingilizcede ne demek, Hassler nerede nasıl kullanılır?

Hassle : Mücadele. Canını sıkmak. Kavga. Zorluk. Güçlük. Sinir etmek. Güçlük çıkarmak. Kavga etmek. Rahatsız etmek. Rahatını bozmak.

Hassled : Rahatını kaçırmak. Rahatsız etmek. Müşteriye sıkıntı vermek. Zorluk. Güçlük. Huzursuz etmek. Rahatını bozmak. Kavga etmek. Canını sıkmak. Tartışma çıkarmak.

Hassles : Güçlük. Müşteriye sıkıntı vermek. Rahatını bozmak. Kavga etmek. Rahatını kaçırmak. Canını sıkmak. Rahatsız etmek. Zorluk. Huzursuz etmek. Tartışma çıkarmak.

Hassling : Rahatını bozmak. Zorluk. Rahatını kaçırmak. Tartışma çıkarmak. Rahatsız etmek. Müşteriye sıkıntı vermek. Huzursuz etmek. Canını sıkmak. Güçlük. Kavga etmek.

Hass : Sahip olmak.

Hasselhoff : Sahil güvenlik dizisinin starı. Soyadı. Amerikalı televizyon oyuncusu. David hasselhoff (1954 doğumlu).

Handerson hasselbalch equation : Handerson-hasselbalch denklemi. Bir çözeltideki proton vericiyle proton alıcının konsantrasyonlarının oranı, ph ve pka ile ilgili bir denklem. proton vericiyle proton alıcının konsantrasyonlarının oranı, ph ve pka’nın saptanmasında kullanılır.

Hassocks : Diz yastığı (kilise). Diz yastığı. Küçük oturak. Sık çimen parçası. Puf.

 

Hassock : Diz yastığı. Diz yastığı (kilise). Sık çimen parçası. Puf. Küçük oturak. Ot öbeği. Ayak dayayacak minder.

Chasse : Yanlamasına bir dans türü.

İngilizce Hassler Türkçe anlamı, Hassler eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hassler ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acquire : Yakalamak. Ele geçirmek. İktisap etmek. Kazanmak. Elde etmek. Sonradan kazanmak. Edinmek. Almak.

Fuss : Telaş. Yaygara. Ortalığı velveleye vermek. Velvele. Özen göstermek. Yaygara koparmak. Üzerine titremek. Gereksiz yere telaşlanmak. Dertlenmek. Titizlenmek.

Variety meat : Sosis. Özel et parçaları. Salam. Değişik et. Sakatat.

Hast : Have fiilinin eski hali. “to have” (ikinci şahıs tekil) fiilinin eski kullanımı.

Enjoying : Haz almak. Hoşuna gitmek. Nail. Hoşlanma. Tadını çıkarmak. Hoşlanmak. Beğenmek. Yararlanmak. Sevmek.

Come by : Uğramak. Kazanmak. Yolu düşmek. Karşılaşmak. Edinmek. Önünden geçmek. Elde etmek. Kaza sonucu bulmak. Ziyaret etmek. Kazara ya da tesadüfen edinmek.

Disturbance : Huzursuzluk. Bozulma. Bozunum. Fesat. Rahatsız etme. Bozukluk. Oynama. Taciz etme. Kargaşa. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark.

Enjoys : Yararlanmak. Zevk almak. Keyfini çıkarmak. Anlamak. Hoşuna gitmek. Sevmek. Tadına varmak. Tat almak. Hoşlanmak.

Has : Elde etmek. Dolandırmak. Aldatmak. Bkz.have. Olmak. Kabul etmek. Almak. Yapmak. Etmek.

Had : Elde etmek. Aldatmak. Göz yummak. Kabul etmek. Dolandırmak. Zorunda olmak. Yapmak. Etmek. Almak.

Hassler synonyms : bear, acquires, trouble, loaf, bother, be in possession of, perturbation, hath, hass, enjoyed, organs, get possession of, enjoy.