Disturbance türkçesi Disturbance nedir

  • Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark.
  • Hata payı.
  • Bozulma.
  • Üzüntü.
  • Rahatsızlık.
  • Sıkıntı.
  • Karışıklık.
  • Bozunum.
  • Huzursuzluk.
  • Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.
  • Kargaşa.
  • Bozukluk.
  • Oynama.
  • Endişe.
  • Telaş.
  • Taciz etme.
  • Fesat.
  • Kayaçların bir kırık boyunca yerlerinden oynaması, dizilişlerinin bozulması.
  • Rahatsız etme.

Disturbance ingilizcede ne demek, Disturbance nerede nasıl kullanılır?

Disturbance of possession : Başkasının malına tecavüz.

Disturbance of the peace : Toplumsal düzeni bozma. Kargaşalık çıkartma. Kamu düzenini bozma. Asayişin ihlali. Düzeni bozma. Sükunetin bozulması. Ortalığı karıştırma. Karışıklık çıkartma. Asayişi bozma. Asayişin bozulması.

Disturbance of work : Bir yapıtın düzeninin bozulması ve böylece yayımlanması. Bozuk yayım.

Disturbance term : Bozukluk terimi. Hata terimi.

Disturbance variance : Bozukluk değişirliği.

Personality disturbance : Kişilik bozukluğu. Kişideki özelliklerde, gereksinmelerde ya da alışkanlıklarda uyumsuzluğa yol açan ruh durumu.

Metabolic disturbance : Metabolik bozukluk.

Fat tailed disturbance distribution : Kalın kuyruklu bozukluk dağılımı.

 

Magnetic disturbance : Magnetik tedirginlik. Bir magnetik alan değişiminden doğan tedirginlik. Manyetik tedirginlik.

Cause a disturbance : Karışıklığa neden olmak. Karışıklık çıkarmak. Huzursuzluk yaratmak.

İngilizce Disturbance Türkçe anlamı, Disturbance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Disturbance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dejection : Keder. Hüzün. Keyifsizlik. Büyük aptes. Moral bozukluğu. Neşesizlik. Bok. Dışkı. Dejeksiyon.

Disporting : Oyalanma. Oynamak. Oyalanmak. Kendini eğlendirmek. Eğlenme. Eğlenmek.

Enacting : Kanun koyma. Kanun koyan. Rol ile canlandırma. Hükmetme. Kanunla düzenleme. Rol olarak canlandırma. Karar verme. Kamulaştırma. Performans gösterme.

Chickenfeed : Çok az para. Bozuk para. Üç kuruş para. (argo) az veya yetersiz para miktarı.

Bedevilment : Kaygı. Tedirginlik. Zorlaştırma. Karışık olma durumu. Dert. Karmaşa. Tasa. Karmaşa halinde olma durumu. Karıştırma.

Dither : Tereddüt etmek. Kararsızlık. Kıpırtılandırmak. Kararsızlık ve heyecana kapılmak. Kararsız olmak. Telaşa kapılmak. Panik yapmak. Tereddüd etmek.

Anarchy : Siyasal ve yönetsel kurumlardaki çözülme sonucu olarak devlet denetiminin kalmaması durumu. Başsızlık. Başıboşluk. Siyasi intizamsızlık. Anarşi. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Kargaşalık. Baştanımazlık. Düzensizlik.

Diseases : İllet. Hastalık. Hastalıklar.

Disquietudes : Kaygı. Merak.

Pestering : Rahatsız etmek. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Rahatsızlığa sebebiyet veren. Bela olmak. Musallat olmak. Rahatsız eden.

Disturbance synonyms : discomfiture, angsts, anxiousness, hump, do not disturb, chaos, deteriorations, magnetic storm, chagrin, bedlams, fidgetiness, fuss, disturbing, activity, breach, troubling, dejections, bother, frisking, brouhahas, edginess, bustled, cataclysm, ados, apprehensions, alackaday, harassment, anxieties, chaoses, broil, clutter, babels, breakups.

 

Disturbance zıt anlamlı kelimeler, Disturbance kelime anlamı

Inactivity : Durgunluk. Avarelik. Hareketsizlik. Tesirsizlik. Tembellik. Etkisizlik. Üşengeçlik.

Order : İntizam. Sipariş. Sınıf. Ada yazılı. Sıra. Tertip. Üzerinde taşıyanının adı yazılı olan. Tavsiye etmek (doktor). Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Durum.

Disturbance ingilizce tanımı, definition of Disturbance

Disturbance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An interruption of a state of peace or quiet. Disquiet. A disturbance of the galvanic current. As, a disturbance of religious exercises. Disorder. Derangement of the regular course of things.