Has nedir, Has ne demek

Has; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır. kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Özgü.
  • Başmaklık.
  • Hükümdara özgü olan.
  • İyi nitelikleri kendinde toplamış olan (kimse)
  • Katışıksız, en iyi cinsten, saf.

"Has" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Her medeniyet kendine has değerleri gerçekleştirerek insanlığın ortak hazinesini zenginleştirir." - C. Meriç
  • "Has gümüş."
  • "Has ahır. Has bahçe."

Yerel Türkçe anlamı:

İpekli.

Has, marul

Duvar.

Marul.

İyi, güzel

Boş yer.

İktisat alanındaki kelime anlamı:

Osmanlı İmparatorluğu toprak düzeninde yıllık geliri yüz bin akçeden çok olan topraklar ve bu topraklardan alınan vergi. zıt anlamlısı tımar, has

Tarih'teki anlamı:

Yıllık geliri 100.000 akçeyi aşan dirlik.

Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:

Pideye benzeyen tandır ekmeği. (Deliilyas *Şarkışla -Sivas)

Has hakkında bilgiler

Has, Osmanlı İmparatorluğu'nda geliri 100 bin akçeden fazla dirliklerdir. Padişaha, hanedan üyelerine, veziriazama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.

Has ile ilgili Cümleler

  • Ali çok kendine has.
  • Sizin ne düşündüğünüz beni alakadar etmez bayım, benim kendime has düşüncelerim hiç bir zaman değişmedi.
  • Hepimizin kendimize has bir kokusu vardır.
  • Everybody has a desire.
 

Has anlamı, tanımı:

Has olmak : Özgü olmak.

Has un : Kepeğinden bütünüyle ayrılmış birinci sınıf un.

Kendine has : Kendine özgü.

Özgü : Belli bir kimsede, şeyde veya türde bulunan, öze, has, mahsus. Birine, bir şeye ait olan, öze, has, mahsus. Aynı cinsten başka hiçbir türde veya bireyde rastlanılmayan, öze, has, mahsus.

Katışıksız : İçine başka şeyler karışmamış olan, arı, saf.

En : Hayvanlara veya eşyaya vurulan damga, işaret. Bir yüzeyde boy sayılan iki kenar arasındaki uzaklık, genişlik, boy, uzunluk karşıtı. Başına geldiği sıfatların üstün derecede olduğunu gösteren kelime.

İyi : İstenilen, beğenilen, yerinde, yararlı, uygun bir biçimde. Uğurlu, hayırlı, iyilik getiren. Yerinde, uygun. Bol, çok, aşırı. Esen, sağlıklı. Yeterli, yetecek miktarda olan. İstenilen, beğenilen nitelikleri taşıyan, beğenilecek biçimde olan, kötü karşıtı. Öğrencinin değerlendirilmesinde kullanılan orta ile pekiyi arasındaki not. Doğru olan.

Saf : Kurnazlığa aklı ermeyen, kolaylıkla aldatılabilen, bön, safdil. Dizi, sıra. Katıksız, arı, katışıksız, halis, has. Grup. İyi niyetli, art niyetsiz.

Başmaklık : Camide ayakkabı konulan yer. Padişahın anne, kız kardeş, kız ve hasekilerine bağlanan ödenek, has.

Has has : Hayvanları sürmek için kullanılan ünlem.

Has isim : [Bakınız: özel ad] [Bakınız: özel isim]

Has kefal : Kemikli balıklar (Teleostei) takımının, kefalgiller (Mugilidae) familyasından, 30-40 cm kadar uzunlukta, Akdeniz ve Karadeniz'de yaşayan bir tür. Kemikli balıklardan, kefalgiller (Mugilidae) familyasından, 40 cm kadar uzunlukta olabilen, Akdeniz ve Karadeniz’de yaşayan bir tür, topan kefal, paçoz. (Mugil cephalus): Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kefalgiller (Mugilidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 30-40 cm. Akdeniz ve Karadenizde yaşar. Eti lezzetlidir.

 

Has mı : Sahi mi?

Has oda : Misafir odası // has oduya : has odaya, misafir odasına

Has olmayan gerçel integraller : (...) bk. Cauchy esas değeri.

Has olmayan parçalanma :

Diğer dillerde Has anlamı nedir?

İngilizce'de Has ne demek? : [have] v. possess; contain; receive, get; take; need; cause to occur; give birth to, bear; be required to, must; endure

n. shark, large predatory fish

v. have, possess; get; live

Fransızca'da Has : propre, particulier/ière

Almanca'da Has : adj. eigentümlich

Rusça'da Has : n. аристократия (F), элита (F)

adj. свойственный, специфический, несмешанный, подлинный, первосортный, исключительный, султанский