Complex türkçesi Complex nedir

  • Karmaşık.
  • Güçlük.
  • Bileşik şey.
  • Bilinçaltına itilen birçok tutum, duygu ve anıların etkisi altında oluşan ve çok kez sinirli davranışlarla sonuçlanan ruhsal durum.
  • Blok.
  • Birçok parçadan oluşmuş.
  • Çeşitli öğelerden oluşan karma bütünlük ya da bileşenlerini amaçlı bir birlik içinde toplayan örüntü.
  • Çapraşık.
  • Çok parçalı.
  • Tam bezem.
  • Kompleks.
  • Mürekkep.
  • Bilgisayar, eğitim, fizik, kimya, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Karmaşık örüm.
  • Karışık.
  • Birbirine bağlı geniş bir bezemin (örnek: bir apartman katı) tam olarak kurulması durumu.
  • Site.
  • Saplantı.
  • Yalın olmayan.2- çözeltide kendisini oluşturan parçalara iki yönlü olarak ayrışan bir yükün ya da bileşik.
  • İki özdeciğin pek güçlü olmayan kuvvetlerle bir arada tutulmasından oluşan az kalımlı bileşik.
  • Karmaşa.
  • Karışık şey.

Complex ile ilgili cümleler

English: Grammar is a very complex thing.
Turkish: Dilbilgisi çok karmaşık bir şey.

English: Eva climbed the stairs to Romer's office, trying to analyse the complex smell in the stairwell - a cross between mushrooms and soot, ancient stour and mildew, she decided.
Turkish: Eva, Romer'in ofisine çıkan merdivenlere tırmandı, merdiven boşluğundaki karmaşık kokuyu analiz etmeye çalıştı - mantar ve kurum, eski birikmiş toz ve küf arasında bir karışım olduğuna karar verdi.

 

English: Do you know anything about complex carbohydrates?
Turkish: Kompleks karbonhidratlar hakkında bir şey biliyor musun?

English: All of his friends were body pillows, and all of hers were dolls; so they bonded over their fondness for animating the inanimate. However, because they were not inanimate objects but people with complex emotions, their relationship was sometimes strained.
Turkish: Onun arkadaşlarının hepsi vücut yastığıydılar,ve onunkilerinin hepsi oyuncak bebektiler;böylece bir ölüyü canlandırmaya olan düşkünlüklerine yapıştılar.Fakat onların cansız nesne olmamalarından fakat kompleks duyguları olan insanlardan dolayı onların ilişkileri bazen gergindi.

English: A computer is a complex machine.
Turkish: Bir bilgisayar karmaşık bir makinedir.

Complex ingilizcede ne demek, Complex nerede nasıl kullanılır?

Complex admittance : Karmaşık geçiri.

Complex body part : Kompleks vücut parçası.

Complex conjugate : Karmaşık eşlenik. Karmaşık sayının eşleniği.

Complex conjugate pole : Karmaşık eşlenik kutuplar.

Complex domain : Karmaşık bölge.

Complex impedance : Kompleks impedans.

Complex function : Kompleks fonksiyon. Karmaşık işlev. Karmaşık fonksiyon. Karmaşık fonksiyonlar içeren fonksiyon.

Complex linear space : Karmaşık doğrusal uzay.

Complex lipide : Bileşik lipit. Protein, karbonhidrat, kükürt ve azot gibi elementlerle bileşik oluşturan lipitler.

Complex fraction : Tamsayılı üleşke. Tamsayı ile birleştirilmiş olan kesir (3 ½ gibi). Karmaşık bayağı kesir. Kompleks kesir. Kompleks bölüm.

İngilizce Complex Türkçe anlamı, Complex eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Complex ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clamping : Sıkma. Kelepçeleme. Kenetleme. Kenetleyen. Kasmak. Sıkıştırmak. Bağlama. Kenetlemek. Tutturma.

Calico : Değişik. Pamuklu. Basma. Patiskadan yapılmış. Basmadan yapılmış. Pamuklu bez. Amerikan. Benekli. Patiska.

Olio : Derleme. Potpuri. Karma. Türlü.

Adversities : Sıkıntı. Şanssızlık. Zorluk. Terslikler.

Blights : Yıkım. Kurutmak. Kötü izlenim bırakmak. Afet. Mantar. Suya düşürmek. Kötü etkilemek. Boşa çıkarmak. Felaket.

Asperity : Haşinlik. Sertlik. Pürüzlü. Kötü söz. Sert hava. Zorluk. Pürüzlü yüzey. Düzgün olmayan yüzey. Acı söz.

Melange : Döküntüler. Melanj. Karışım. Ufak tefek şeyler. Ivır zıvır.

Implex : Birbirine karışmış. Birbirine geçmiş.

Buildings : Binalar. İnşaat. Yapılar.

Hazier : Kafası dumanlı. Kararsız. Anlaşılmaz. Puslu. Belirsiz. Dumanlı. Müphem. Sisli. Bulutlu.

Complex synonyms : labyrinthian, interlinking, fixed idea, block, farragoes, chaoses, fixities, convoluted, interwoven, adulterated, tortuous, complexes, garbled, complications, blocs, one piece work, hard, cube, complexity, faceted, chequered, determinations, commixture, circuitous, byzantine, involved, checkered, bug, devious, adulterate, complexed, multifactorial, hobbyhorse.

Complex zıt anlamlı kelimeler, Complex kelime anlamı

Simple : Olağan. Sade. Yapması kolay. İçinde kötülük olmayan. Kolayca aldatılabilen. Kolay anlaşılır. Süssüz. Geri zekalı. Kocakarı ilacı. Katışıksız.

Simplicity : Bönlük. Gösterişsizlik. Samimiyet. Sıradanlık. Süssüzlük. Yalınlık. Basitlik. Kolayca aldatılabilme. Saflık. Sadelik.

Easy : Kolayca. Huzurlu. Basit. Sorunsuz. Sakin. Doğal. Asanlıkla. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Dertsiz.

Complex ingilizce tanımı, definition of Complex

Complex kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Assemblage of related things. Complication. Not simple. As, a complex being. A complex idea. Composed of two or more parts. Composite. Collection.