Clamping türkçesi Clamping nedir

Clamping ingilizcede ne demek, Clamping nerede nasıl kullanılır?

Clamping circuit : Kaskı devresi. Kenetleme devresi. Bloke devresi.

Clamping diode : Kenetleyici diyot. Kaskı diyodu.

Clamping ring : Kelepçe halkası. Sıkıştırma halkası. Gerdirme bileziği.

Clamping screw : Sıkıştırma vidası. Sıkma vidası. Tespit vidası.

Ball and socket clamping screw : Bilya başlı mafsal sıkıştırma vidası.

Clamp down : (yolsuzlukların) üzerine gitmek. Aman vermemek. Sıkıştırmak. Üzerine gitmek. Daha duyarlı davranmak. Göz açtırmamak.

Clamp hanger : Kelepçeli boru askısı. Kelepçe biçiminde boru askısı.

Clamp plate : Bağlama plakası. Sıkıştırma konnektörü. Sıkıştırma plakası. Kelepçe plakası.

Clamp down on : Menetmek. Yasakları uygulamaya koymak. Bir tür faaliyete sınırlamalar koymak (genellikle yasaklanmış bir faaliyet). Sınırlamalar getirmek. Fiziksel olarak baskı yapmak. Otoritesini kurmak. Daha sıkı olmak. Aman vermemek. İşe el koymak. Sınır koymak.

Clamp the lid on something : Engellemek. Yasaklamak. Yasak etmek.

İngilizce Clamping Türkçe anlamı, Clamping eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clamping ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Encampment : Kamp yeri. Karargah. Ordugah. Kamp. Düşerge yeri. Düşerge.

Bivouacking : Açık ordugah kurmak. Geceyi çadırsız geçirmek. Çadırsız asker kampı. Konak. Kamp kurmak. Çadırda kalmak. Açık ordugah. Açık havada gecelemek.

Connecting : Bağlayan. Birleştiren. Bağlayıcı. Başlama. Bağlantı. Birleştirici. Aktarmalı. Çalıştırma. Bağlantı kuruluyor.

Affiliation : Bağlanma. Birleştirme. Katma. Bir kümenin, bir topluluğun üyesi olma ya da davranış düzgülerini benimseme, bk. ayrılma. Tefani. Yakın ilişki. Ekleme. Üyelik. İlişki.

Retaining : Tutmak. Destekleme. Parayla tutmak. Alıkoymak. İstinad. Tutma. Unutmamak. Alıkoyma. Elinden kaçırmamak.

Bombard : Soru yağmuruna tutmak. Bombardıman etmek. Topa tutmak. Dövmek. Üzerine varmak. Bombardıman yapmak. Yağmuruna tutmak. Gülle yağdırmak. Bombalamak.

Bondings : Yapışma. Bağlanma. Bağlayan. Yapıştırma. Sahil duvarı. Birleştirme. Topraklama.

Oriel : Şahnişin. Çıkma. Cumba.

Besieges : Kuşatma altına almak. Kuşatma altında tutmak. Çevirmek. Yağmuruna tutmak (argo terim). Etrafını almak. Muhasara etmek. Yağmuruna tutmak. Çevresini sarmak. Kuşatmak.

Clamping synonyms : clamped, astringing, clamp, affiliations, clamp together, coupling, cramping, chelation, astringes, pinnings, hobgoblin, picture locking, binding, flexes, strains, interlocking, fixities, bottle up, interlocks, balk, fetishes, connection, bear against, contract, besieging, rotors, stretch, interdigitate, fetish, bombarding, tautening, determination, stiffen.

Clamping zıt anlamlı kelimeler, Clamping kelime anlamı

Quiet : Susmak. Kuytu. Sessizlik. Uslu. Kandırmak. Susunuz. Gizli. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sessiz. Sakinleştirmek.

Small : Küçük. Mini. Ufacık. Az. Fakir. Ufak tefek. Alçak. Minik. Sıradan. Basit.

Little : Az miktarda. Cici. Kısa. Küçük. Ufak şey. Değersiz. Birazcık. Genç. Be.az miktarda. Ufak.