Saplantı nedir, Saplantı ne demek

Saplantı; bir ruh bilimi terimidir.

  • Kişinin, etkisinden kendini kurtaramadığı yersiz saçma düşünce, sabit fikir, fikrisabit, idefiks

"Saplantı" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Yıllardan beri böyleyim işte. Bir saplantıya mı uğradım?" - N. Uygur

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Belli bir düşünce ya da yararsız bir eylem üzerinde direnme biçiminde kendini gösteren ve engel olunamayan içtepi. 2-Bir kimsenin saplanmış olduğu ve kendini kurtaramadığı yanlış düşünce.

Felsefi anlamı:

(Lat. fixus - sabit, değişmez) : Bilincin takılıp kaldığı, kurtulamadığı ve düzeltemediği yanlış bir tasarım.

Bilimsel terim anlamı:

Yersiz olduğu bilinen, ama kişinin etkisinden kendini bir türlü kurtaramadığı bir düşünce.

İngilizce'de Saplantı ne demek? Saplantı ingilizcesi nedir?:

obsession, fixed idea

Saplantı anlamı, tanımı:

Saplantılı : Saplantısı olan, sabit fikirli.

Kişi : Erkek. Oyun, roman, hikâye vb.nde yer alan kimse. Çekimli fiillerde ve zamirlerde konuşan, dinleyen, sözü edilen varlık, şahıs. Eş, koca. Kadın veya erkeğe verilen genel ad, şahıs, zat, nefer.

Etki : Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim.

 

Kurt : Bazı böceklere veya bazı böcek kurtçuklarına verilen ad. Köpekgillerden, Avrupa, Asya ve Kuzey Amerika'da yaşayan, postu gri sarı renkli, yırtıcı, etçil memeli hayvan (Canis lupus). Yumuşak vücutlu, uzun gövdeli, omurgasız, bacaksız, ayaksız veya çok ilkel ayaklı küçük hayvan. İşini iyi bilen, aldanmaz, kurnaz. Güney gök küresinde, Akrep ile Boğa arasında bulunan takımyıldız. Bir yeri, bir şeyi iyi bilen.

Yersiz : Barınacak yeri olmayan. Yerinde olmayan, uygunsuz, anlamsız, manasız.

Saçma : Akla uygun olmayan, pestenkerani, absürt. Bir tür balık ağı, serpme ağ. Avda kullanılan fişeklerin içine konulan, türlü boylardaki küçük ve yuvarlak kurşun tanesi. Yersiz bulunan. Yersiz, akla aykırı, tutarsız söz. Saçmak işi. Böyle söz söyleyen veya iş yapan.

Düşünce : Uzay ve zamanın ötesinde, öznenin dışında, kendiliğinden var olan, duyularla değil, yalnızca ruhen algılanabilen asıl gerçeklik, mütalaa, fikir, ide, idea. Tasa, kaygı, sıkıntı. İlke, yönetici sav. Niyet, tasarı. Dış dünyanın insan zihnine yansıması.

Sabit : Gerçekliği tespit edilmiş, kanıtlanmış olan. Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan. Değişmeyen, hep aynı kalan, önceden ayarlanmış.

Saplantı sinircesi : Hastanın türlü düşünce ve eylem saplantılarına kapıldığı bir tür sinirce.

Saplantısız : Saplantısı olmayan. zf. Saplantısı olmadan.

Saplantı ile ilgili Cümleler

  • Ali saplantılıydı.
  • Futbola olan saplantısını anlamıyorum.
  • Her toplumun derin belleğinde, önyargılara dayalı saplantılı bilgiler vardır.
  • Saplantılı mıyım?
  • Bu senin saplantın mı?
  • Onun golfe olan saplantısını anlayamıyorum.
  • Ali çocukken, onun karşısındaki caddede yaşayan kıza saplantılı oldu.
  • Onun sporla ilgili saplantısını anlayamıyorum.
 

Diğer dillerde Saplantı anlamı nedir?

İngilizce'de Saplantı ne demek? : n. obsession, idee fixe, monomania, crank, determination, idol, possession

Fransızca'da Saplantı : idée fixe, hantise [la], manie [la], marotte [la], obsession [la], psychose [la]

Almanca'da Saplantı : n. Idee: fixe Idee