Buffer türkçesi Buffer nedir
- Yedek zaman aralığı.
- Tampon görevi gören kişi ya da şey.
- Geçici bellek.
- Amortisör.
- Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Tampon.
- Cila güderisi.
- Yastık.
- Bir işlergede oluşabilen geritepmeyi soğuran düzenek.
- Önleç.
- İçinde bulunduğu çözeltiye, baz ya da asit eklendiğinde, o çözeltinin ph'sının değişimine direnç gösteren özdek.
- Arabellek.
- Tampon bellek.
- Perdahlayıcı.
- Diretken.
- Korumak.
- Temizlemek.
- Sindirim kanalı asitliğinin değişmesini engellemeye yardım eden ve çiftlik hayvanları rasyonlarında kullanılan kalsiyum karbonat, sodyum bikarbonat, bentonit gibi maddeler. zayıf bir asit ve bu asidin kuvvetli baz olan tuzundan veya zayıf bir baz ve bu bazın kuvvetli bir asitle olan tuzundan oluşan az miktarda asit veya baz eklendiğinde ph değişmesine direnç gösteren özel ph değerine sahip bir sistem veya çözelti, bafır. cerrahide gaz, pamuk vb. ile yapılan ve bastırılarak kan dindirmeye ve ilaç uygulamasına yarayan yumaklar, tıkaç.
- Bafır.
- Kıskı.
Buffer ile ilgili cümleler
English: Unfortunately, we have no choices but a certain buffer zone
Turkish: Maalesef, keskin bir tampon bölgeden başka çaremiz yok.
English: Motorists must leave at least a metre wide buffer when passing cyclists.
Turkish: Motorlu araç kullananlar, bisikletlileri geçerken en az bir metre emniyet mesafesi bırakmak zorundalar.
Buffer ingilizcede ne demek, Buffer nerede nasıl kullanılır?
Buffer action : Tampon etkisi.
Buffer amplifier : Ara bellek yükselticisi. Yastık yükselteç. Yastık amplifikatör.
Buffer arm : Tampon kolu.
Buffer beam : Tampon kirişi. Tampon traversi.
Buffer cache : Tampon önbelleği.
Buffer size : Arabellek boyutu. Arabellek boyu.
Buffer occupancy : Yastık bellek doluluğu.
Buffer memory : Tampon bellek. Yastık bellek. Bir birimden ötekine veri gönderilirken, veri öğelerinin biriktirilip geçici olarak saklandığı ara bellek ya da bellek kesimi. Ara bellek (bilgisayar). Geçici bellek. Arabellek.
Buffer capacity : Tampon kapasitesi. Tamponlama kapasitesi.
Buffer state : Tampon devlet.
İngilizce Buffer Türkçe anlamı, Buffer eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Buffer ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Modify : Değiştirmek. Tadil etmek. Bir tüzenin temelini, bir nesnenin biçimini, özelliğini değiştirme. Hafifletmek. Azaltmak. Nitelemek. Bilgisayar, gitar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tamlamak. Biraz değiştirmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme.
Clean up : Kurtarmak. Yoluna koymak. Temizlik yapmak. Tertemiz yapmak. Kırmak. Düzeltmek. Çok kar etmek. Bitirmek. Vurgun vurmak.
Cocoons : Koza oluşturmak. Koza. İpekböceği kozası. Sarmak. Koza örmek.
Charm : Cazip gelmek. Aklını almak. Çekmek. Büyü. Korumak (sihirli bir güçle). Cazibe. Muska. Sihir. Çekicilik. Büyülemek.
Compound : Bileşik. Çeşitli öğelerin belirli oranlarda birleşmesiyle oluşmuş (özdek). Birleşik. Belirli öğeciksel yapıda, hep eş türde özdeciklerden oluşan kimyasal özdek. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kimyasal tepkimeler sonucu iki ya da daha çok öğeden oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren özdek. Bir bileşimi oluşturan öğelerden her biri ya da bileştirme sürecinin ürünü. Birkaç elementden yapılmış madde.
Bumper : Ağzına kadar dolu kadeh. Bereketli şey. Çamurluk. Sıkılama makinesi. Ağzına kadar dolu bardak. Mahmuz. Çarpışmada aracın olumsuz etkilenmesini önlemek için ön ve arka uç noktalarına bulunan yatay, metal parça. Alışılandan çok daha bol.
Fenders : Ocak veya şömine için metal perde. Püskürten veya kovalayan kimse. Çamurluk. Aracın ön ve arka kenarlarında bulunan ve onu diğer nesnelerle temastan koruyan obje.
Cleaned : Temizlenen. Temizlenmiş. Boşaltmak. Parlatmak. Arındırmak. Arıtmak.
Convoy : Yol arkadaşlığı. Koruma. Birlikte gitmek. Eşlik. Refakat etmek. Katar. Konvoy. Yoldaşlık etmek. Kafile.
Cleanse : Arıtmak. Tedavi etmek. Tertemiz yapmak. Arındırmak. Arıtma yapmak. İyileştirmek. (yara) temizlemek. Temiz yapmak.
Buffer synonyms : forcing bed, chast, clads, quoins, conserves, abstersion, cushion, bump off, shock absorber, clarifying, dampers, echinus, fender, wedge, burnishers, pillowing, imposting, cache memory, convoyed, clarifies, impost, damper, forcing frame, cocooned, packing, clean out, temporary storage, working storage, advocated, dashpot, buffer storage, brush, cocoon.
Buffer ingilizce tanımı, definition of Buffer
Buffer kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a buffer at the end of a railroad car. An elastic apparatus or fender, for deadening the jar caused by the collision of bodies.

Bu kısımda Buffer kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Buffer ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Buffer anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Buffer ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.