Convoy türkçesi Convoy nedir
- Birlikte gitmek.
- Koruma.
- Konvoy.
- Katar.
- Kafile.
- Korumak.
- Yoldaşlık etmek.
- Refakat etmek.
- Yol arkadaşlığı.
- Eşlik.
- Eşlik etmek.
Convoy ingilizcede ne demek, Convoy nerede nasıl kullanılır?
Convoy pennant : Konvoy flaması.
Convoyed : Katar. Korumak. Refakat etmek. Birlikte gitmek. Eşlik etmek. Konvoy. Yoldaşlık etmek. Yol arkadaşlığı.
Convoying : Birlikte gitmek. Refakat etmek. Konvoy. Yoldaşlık etmek. Korumak. Yol arkadaşlığı. Eşlik etmek. Katar.
Convoys : Koruma. Yoldaşlık etmek. Eşlik etmek. Yol arkadaşlığı. Birlikte gitmek. Kafile. Konvoy. Eşlik. Korumak. Refakat etmek.
Convocation : Meclis. Toplantıya çağrı. Davet. Toplantı. Çağrı. Mahkeme daveti.
Convoke : Resmi davette bulunmak. Toplamak (toplantı vb). Toplantıya çağırmak. Toplantıya davet etmek. Resmi çağrı yapmak. Davet etmek. Toplamak.
Convocations : Meclis. Davet. Toplantıya çağrı. Mahkeme daveti. Toplantı. Çağrı.
Convolution : Sarılış. Dürülüş. Büklüm. Beyin ya da bağırsakta olduğu gibi kıvrımlar, bükülmeler oluşması. Katlama. Kıvrım. Dürülme. Tomarlama. Sarılma. Konvolusyon.
Convoking : Toplamak. Toplamak (toplantı vb). Resmi çağrı yapmak. Toplantıya çağırmak. Resmi davette bulunmak. Davet etmek. Toplantıya davet etmek.
Convoluted : Karmakarışık. Dolambaçlı. Kıvrık. Büklümlü. Anlaşılması güç. Bükümlü. Çapraşık. Sarılı. Karışık. Sarmal.
İngilizce Convoy Türkçe anlamı, Convoy eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Convoy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Conserves : Şeker ile saklanan meyve. Koruma altında tutmak. Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Konservesini yapmak. Reçel. Konserve.
Consorted : Düşüp kalkmak. Uymak. Birlikte vakit geçirmek. Orada burada takılmak. Hayatını paylaşmak. Arkadaşlık etmek. Birleşmek. Bağdaşmak.
Qatari : Katar'a özgü. Katarlı.
Trains : Maiyet. Kervan. Kuyruk (elbise, kus, yildiz). Dizi. Tren. Sıra.
Corteges : Tören alayı. Kortej. Merasim alayı. Maiyet. Cenaze alayı. Alay.
Caravaning : Kervan. Karavanla gezmek. Üstü kapalı yolcu veya yük arabası. Kamyon. Karavan.
Parity : Birbiriyle karşılaştırılabilir ya da birbirine dönüştürülebilir değerlerin eşitliği, bk. dönüştürme. Değişim oranı. Başa baş olma. Yöneysel değişkenleri eksi yapıldığında, işlevin aldığı imi gösteren bakışım niceliği. Nesneler ile ayna görüntülerinin bakışımlılık özellikleriyle ilgili bir kavram. Tam eşitlik. Benzerlik. Değerdeşlik. Parite.
Asylum : Sığınma. Politik sığınma. Barınak. Sığınmak. Melce. Himaye. Sığınak. Muhafaza. Tımarhane. Akıl hastanesi.
Waggons : Dört tekerlekli yük arabası. Yük arabası. Vagon. At arabası. Bagaj vagonu. Yük vagonu.
Bring through : Kendine getirmek. -den kurtarmak. İyileştirmek. Kurtarmak. Tedavi etmek. Ayıltmak. Hayatını kurtarmak.
Convoy synonyms : go with, buffer, conservancy, convoying, advocate, concomitance, convoys, asylums, autocades, waiting, bodyguard, catarrhs, qatar, string along, escorted, procession, collection, train, body guard, rolling stock, accompany, caretaking, companies, waggon, accompaniments, attended, conservation, accompaniment, attend, caravan, caravans, escort, consorts.
Convoy ingilizce tanımı, definition of Convoy
Convoy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To attend for protection. Protection. The act of attending for defense. The state of being so attended. To escort. To accompany for protection, either by sea or land. Escort. As, a frigate convoys a merchantman.

Bu kısımda Convoy kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Convoy ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Convoy anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Convoy ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.