Katar nedir, Katar ne demek
Katar; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
"Katar" ile ilgili cümle örnekleri
- "Otomobil katarı. Yük katarı."
- "Kendisini getiren metro katarı yoluna devam edip karanlık tünelde kaybolmuştu." - O. Aysu
Yerel Türkçe anlamı:
İbik.
Yığılmış, üstüste dizilmiş odun.
Seyrek altın dizisi.
Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:
Müköz zarların akıntıyla birlikte olan iltihabı.
Veterinerlik alanındaki anlamları:
Müköz zarların yangısal eksudasyonla birlikte olan yangısı. Özellikle baş ve boyun bölgesindeki hava yollarında sümüksü akıntıyla kendini gösterir.
Bilimsel terim anlamı:
[Bakınız: düzüm]
İngilizce'de Katar ne demek? Katar ingilizcesi nedir?:
catarrh
Katar hakkında bilgiler
Katar ya da resmî adıyla Katar Devleti (Arapça: دولة قطر, Devletü'l-Katar), Arap Yarımadası'nın doğusunda bulunan Basra Körfezi'ne uzanan ülke. Kuzeybatıda Bahreyn, batı ve güneyde Suudi Arabistan ve doğuda Birleşik Arap Emirlikleri'yle çevrilidir. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi ile çevrilidir.
2,15 milyon nüfuslu Katar, artan petrol fiyatları ve sahip olduğu doğalgaz rezervleri sayesinde kişi başına düşen gelir oranlarına göre dünyanın en zengin ülkesidir. Katar, Orta doğu'daki bütün körfez ülkelerinde olduğu gibi hızla gelişmektedir.
Katar, 3 Eylül 1971'de bağımsız bir devlet olmuştur. Katar, uzun yıllar bölge aşiret beylerinin emri altında yönetilmiştir.
Bölge genellikle göçebe kabilelerin yaşadığı yer olduğu için idaresinde de sık sık değişmeler meydana gelmiştir. 19. yüzyılda bölgenin idaresi bugünkü emir'in büyük dedesi olan Muhammed al Sani'ye geçmiştir.
Katar ile ilgili Cümleler
- Bazı baskı hataları var fakat her şeyi hesaba katarsak iyi bir kitap.
- Her şeyi hesaba katarsak, uluslararası konferans bir başarı idi.
- Katar'da yaşıyordum.
- Biz çayımıza şeker katarız.
- Katar'da oturuyorum.
- Her şeyi hesaba katarsak, partide iyi bir zaman geçirdik.
- Güney Fransa'daki Katarlara Albililer denir.
- Ben Katar'da yaşıyordum.
- Baharatlar yemeklere tat katar.
- Katar'da ikamet ediyorum.
Katar tanımı, anlamı:
Sürat katarı : Hat üzerinde belli duraklarda duran, her yerde durmayan tren.
Turna katarı : Arka arkaya ve teker teker dizilmiş durumda olan turna kümesi.
Yük katarı : Yük treni.
Katarakt : Göz merceğinin saydamlığını yitirerek ağarmasından ileri gelen ve görmeyi engelleyen rahatsızlık, perde, akbasma, aksu.
Katarlama : Katarlamak işi.
Katarlanmak : Katar durumuna gelmek, arka arkaya gelmek.
Kötü söyleme eşine ağı katar aşına : "ilişkide bulunduğun kimseleri sözlerinle incitme, kötüleme ki onlar da sana daha büyük kötülük yapmasınlar" anlamında kullanılan bir söz.
Tren : Demir yolunda yolcu ve yük taşımakta kullanılan, bir veya birkaç lokomotif tarafından çekilen vagonlar dizisi, katar, şimendifer.
Taşıt : Otomobil, tren, gemi, uçak gibi taşıma araçlarının ortak adı, nakil aracı, nakil vasıtası, vasıta.
Dizi : Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Dizi film. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler.
Hayvan : At, eşek, katır gibi türlü hizmetlerde kullanılan yaratık. Duygu ve hareket yeteneği olan, içgüdüleriyle hareket eden canlı yaratık. Kızılan bir kimseye söylenen bir söz. Akılsız, duygusuz, kaba, hoyrat (kimse).
Devlet : Talih. Bu tüzel varlığın yönetim organları. Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık. Mutluluk. Büyüklük, mevki.
Arap : Koyu esmer. Fellah. Fotoğrafın negatifi. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
Yarım : Bütün bir şeyin ayrıldığı iki eşit parçadan her biri. Bir bütünün yarısı olan miktar. Saatte on iki otuz. Hastalıklı, sakat, sağlıksız. Tam ve istenildiği gibi olmayan, eksik, noksan.
Katar ağaları : Yeniçeri ocağının yedi büyük ağası: kul kethüdası, zağarcıbaşı, seksoncubaşı, muhzırağa, kethüdayeri, başbölükbaşı.
Katar dutmak : Katar teşkil etmek, sıra sıra dizilmek
Katar etkisi : Tutum, görüş ve kanıların oluşumunda önemli bir payı olan, bunların çoğunlukça benimsenenler doğrultusunda belirmesine yol açan etki.
Katarakt bıçağı : Göz ameliyatlarında kullanılan, ince uzun bir sapı olan ve kesici yüzü köşelerinden basık dörtgen biçiminde bıçak.
Kataral endometritis : Lamina epiteliyalis ve lamina propriyanın enfekte olması ve döl yatağı bezlerinde akyuvar infiltrasyonunun artması, lamina epiteliyaliste yer yer difterik döküntülerle belirgin endometriyumun basit yangısı.
Kataral yangı : Sümüksü yangı.
Katarlamak : Katar durumuna getirmek, arka arkaya dizmek. Kovmak, kovalamak
Katarlanma : Katarlanmak işi.
Katarlayu gitmek : Katar halinde gitmek. Bir düziye gitmek, süratle gitmek
Katarlı : Mardin ilinde, Kızıltepe ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
Diğer dillerde Katar anlamı nedir?
İngilizce'de Katar ne demek? : [Katar] n. Qatar, emirate in the Middle East (located on the western coast of the Persian Gulf)
n. Qatar, emirate in the Middle East (located on the western coast of the Persian Gulf)
n. Qatar, emirate in the Middle East (located on the western coast of the Persian Gulf)
Fransızca'da Katar : rame [la], train [le]
Almanca'da Katar : n. Zug
Rusça'da Katar : n. вереница (F), поезд (M), эшелон (M)


Bu kısımda Katar nedir? Katar ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Katar tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Katar hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.