Combats türkçesi Combats nedir

Combats ingilizcede ne demek, Combats nerede nasıl kullanılır?

Combat aeroplane : Muharebe uçağı.

Combat air patrol : Cap. Düşman hava araçlarını belirlemek üzere yapılan yüksek veya orta düzey devriye uçuş. Muharebe hava devriyesi. Muharebe hava karakolu. Bir uçağın bir uçuş koridorunda yaptığı devriye görevi. Hava muharebe devriyesi.

Combat aircraft : Savaş uçağı. Muhabere uçağı. Muharip uçak. Muharebe uçağı.

Combat airfield : Muharebe hava meydanı.

Combat airplane : Muharip uçak. Muharebe uçağı.

Combat camera : El alıcısı. Elde taşınabilir ve kullanılabilir boy ve ağırlıktaki alıcı. tv. canlı yayında kullanılan ya da bir mıknatıslı görüntü aygıtına bağlı olarak çalışan, bir alıcı yönetmeninin taşıyıp kullanabileceği boy ve ağırlıktaki televizyon alıcısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Combat boot : Savaş botu. Postal. Kısa konçlu bot.

Combat loading : Muharebe bindirmesi. Muharebe yüklemesi.

Combat liaison : Muharebe irtibatı.

Combat boots : Kısa konçlu bot. Savaş botu. Postal.

İngilizce Combats Türkçe anlamı, Combats eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Combats ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Action : Eylem: bir iş, hareket yapmak, bir davranışta bulunmak. davranış: bir değişiklik getirebilecek etki uyandırabilecek düşünce ya da hareket. bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi; bu hareketten ortaya çıkan gelişim. baş olgu: oyunun temasını geliştiren başlıca olay, öykü, gelişim. sıra olaylar: bir oyunun metninde yer alan arka arkaya sıralanmış durumlar ve olaylar. iç aksiyon: oyunun havasını kuran gelişim. dış aksiyon: oyunun olaylarında var olan hareket ve durumların gelişimi. konuşma aksiyonu: oyunun konuşmalarında var olan devingenlik. oyunu ileriye götüren anlatımdaki itici güç. Askeri harekat. Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Faaliyet. Amel. Bir amaç çevresinde örüntülü işlevsel ve karmaşık bir edimler dizgesi. Davranış. Eylem. Hukuk, gitar, sinema, televizyon, tiyatro, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Hostilities : Savaş durumu. Düşmanlık. Kavga. Dövüş. Savaş hali.

Aiming : Gezleme. Niyeti olma. Nisan alma. Yöneltme. Konumlama. Büyük amaç. Nişan. Tevcih. Nişan alma.

Engagement : Sözleşme. Nişan. Görev. Birbirine geçme. Uğraş. Vuruşma duruşunda, savutların uçlarını karşılıklı olarak uygun görülen çelgi doğrultusunda çaprazlama. Çatma. Katılım. Söz. Nişanlanma.

Brawled : Kavga etmek. Ağız dalaşı yapmak. Gürül gürül akmak. Sesli tartışmak. Tartışmak. Kavga. Arbede. Dalaş. Dalaşmak.

Buffeted : (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Sarsmak. Boğuşmak. Tokat atmak. Yumruklamak.

 

War : Başka toplumları, kümeleri sömürmek için ya da onların sömürüsünden kurtulmak için insan toplumlarının, kümelerinin giriştikleri silahlı kavga. Harp. Çatışma. Strateji. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Savaş halinde olmak. Kavga. Bir toplumun başka bir topluma, isteğini benimsetme amacıyla tüm olanakları ve güçleriyle yaptıkları düzenli saldırı. İki ya da daha çok devletlerin, istediklerini kabul ettirmek ya da başkasının isteklerine boyun eğmemek amacıyla, birbiriyle diplomatik ilişkilerini keserek silahlı güçlerle vuruşmaları.

Contest : Münakaşa. Yarışma. Doğruluğu hakkında tartışmak. Rekabet etmek. İtiraz etmek. Yarışmak. İnkar. Çekişmek. İtiraz edip yanlış olduğunu ispatlamaya çalışmak. Karşı koymak.

Conflicts : Bağdaşmamak. Tutmamak. Çekişmek. Anlaşmazlığa düşmek. Çakışmalar.

Aggression : Tecavüz. Saldırma. Canlılar arasında beslenme, çiftleşme, yuva alanını koruma gibi savunma, saldırı, korku ya da rekabet ile ilgili davranış. agregasyon. Saldırganlık. Nedensiz kavga. Hücum. Saldırı. Taarruz. Çatışma.

Combats synonyms : armed combat, face off, fight, battling, draw the sword, wage war, brawl, cannons, take up the hatchet, combatting, combat, bumped, crashing, cannon, contended, combatted, exchange blows, bumping, bump, bumps, clash, cannoned, contend, buffet, dogfight, conflict, controversies, fighting, wage a war, contention, struggle, crusades, battle.

Combats zıt anlamlı kelimeler, Combats kelime anlamı

Hairless : Kılsız. Tüysüz. Cillop. Dazlak. Cavlak. Saçsız. Kel.

Uncrowned : Henüz taç giymemiş. Taçsız. Taç giymemiş.