Aiming türkçesi Aiming nedir

Aiming ile ilgili cümleler

English: I am aiming at that duck.
Turkish: O ördeği hedefliyorum.

English: He was aiming a gun at them.
Turkish: O, onlara bir silah doğrultuyordu.

English: The country is aiming at decreasing its imports.
Turkish: Ülke ithalatını azaltmayı hedefliyor.

English: Barack Obama is aiming for an international ban on nuclear weapons, but is not against them in all wars.
Turkish: Barack Obama, nükleer silahlarla ilgili uluslararası bir yasaklamayı hedefliyor, fakat tüm savaşlarda onlara karşı değil.

English: Moustapha was aiming his pistol at Mary when John shot him.
Turkish: John ona ateş ettiğinde Mustafa tabancasını Mary'ye doğrultuyordu.

Aiming ingilizcede ne demek, Aiming nerede nasıl kullanılır?

Aiming circle : Nişan dairesi.

Aiming point : Bombardıman silahını kurma yeri. Gezleme noktası. Nişan noktası.

Aiming position : Atış vaziyeti. Nişan vaziyeti.

Acclaiming : İlan etmek (alkışlarla). Alkışlama. Övgü ve takdirle onaylama. Alkışlamak. Övmek. Bağırarak ilan etme. Alkışlarla karşılamak.

Claiming : Hak talep edilebilir. İsteme. Birşey için hak iddaa eden. Talep etme. Hak talep eden. Müddei.

 

Claiming ownership : Sahip çıkma.

Claiming race : Açık koşu. Başarımları yüksek olan atların aynı ağırlığı taşıyarak koştukları yüksek ikramiyeli koşu.

Maimings : Yaralama. Sakatlama. Çolak bırakma.

Counterclaiming : Mütekabil dava. Karşı dava açmak. Karşı iddiada bulunmak. Mukabil dava. Karşı dava. Karşı talep. Karşı iddia.

Quitclaiming : Davadan feragat. Talep hakkından ibrayı gerektiren belge. İbra etmek. Bir talep veya dava hakkından vazgeçmek. İbraname.

İngilizce Aiming Türkçe anlamı, Aiming eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aiming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Approaching : Yanaşma. Adımlama. Yaklaşma. Yakında olacak olan. Yaklaşan.

Contention : Uyuşamama. Tartışma. Rekabet. Çekişme. Tartışma konusu. İhtilaf. Münakaşa. Sav.

Battle : Teber. Savaşmak. Atışma. Gitar, tarih alanlarında kullanılır. Vuruşma. Savaş. Muharebe. Dalaş. Meydan savaşı.

Dairying : İnekçilik. Mandıra işleten işletme. Sütçülük.

Lateness : Tehir. Geç kalma. Geç olma. Gecikme.

Agriculture : Toprak, deniz, göl, akarsu gibi doğal kaynaklara dayanan ve temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan iktisadi etkinlik. İnsanların hayvansal, bitkisel ve diğer maddelere olan gereksinimlerini karşılamak için planlanmış değişik üretim sistemlerini kapsayan geniş bir terim. Topraktan çeşitli ürünler elde etmeye ve geniş anlamıyla hayvancılığa da dayanan yaşamsal etkinlik. Coğrafya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim. Çiftçilik. Tarımcılık. Ziraat. Çiftçi. Tarım.

 

Subsistence farming : Geçimlik tarım. Çiftçinin yalnızca kendi gereksinimlerini karşılamak için üretim yapması. Asgari ekim yapma. Geçimlik çiftçilik. Geçim tarımı.

Betrothals : Söz kesme. Nişanlanmak. Nişanlanma.

Mixed farming : Karışık tarım.

Contestation : İşverenlerle işçiler arasındaki karşılıklı istemleri bir sonuca bağlamak amacıyla seçilen tesmilcilerin bu konular üzerinde düşünce beraberliğine varamamaları ya da bir taraf temsilcilerinin oturuma katılmamaları. Ret. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. İtiraz. Yarışma. Tartışma. Ücret ve çalışma koşullarının korunması, değiştirilmesi veya yorumlanması konularında işçi ile işveren arasında ortaya çıkan anlaşmazlık. Çekişme. İş uyuşmazlığı.

Aiming synonyms : nowness, tree farming, strip cropping, piping, harvest time, tank farming, temporal order, temporal arrangement, pastness, routings, preceding, affiance, battles, simultaneousness, butts, device, futurity, affiances, distinction, location, succeeding, badge, harvest, untimeliness, agon, simultaneity, routing, aquiculture, ranching, combat, combats, dairy farming, desponsation.

Aiming zıt anlamlı kelimeler, Aiming kelime anlamı

Punctuality : Dakiklik.

Late : Tehirli. Geç kalan. Ölü. Eski. Son. Her zamanki. Geç. Son zamanlardaki. Son zamanlarda olan. Gecikmiş.

Lateness : Geç olma. Gecikme. Tehir. Geç kalma.

Aiming antonyms : pastness, tardiness, timeliness, preceding, unseasonableness, futurity, untimeliness, early, middle, future, succeeding, past, earliness, seasonableness, presentness, present, inactivity.