Subsistence farming türkçesi Subsistence farming nedir

  • Asgari ekim yapma.
  • Geçimlik çiftçilik.
  • Geçim tarımı.
  • Çiftçinin yalnızca kendi gereksinimlerini karşılamak için üretim yapması.
  • Geçimlik tarım.
  • İktisat alanında kullanılır.

Subsistence farming ingilizcede ne demek, Subsistence farming nerede nasıl kullanılır?

Subsistence : Geçinip gidecek kadar gelir. Nafaka. Mevcut. Birini geçindiren şey. Varlık. Geçim. Birini kıt kanaat geçindiren şey. Varoluş. Askerlere verilen yiyecek ve kalacak yer. Harcırah.

Farming : Yetiştiricilik. Çiftçilik. Toplayıcılık ve avcılıktan geliştiği sanılan, genellikle hayvancılıkla birlikte yapılan ekonomi biçimi. Çiftçilik yapma. Tarım.

Subsistence allowance : Geçinme ödemesi. İaşe bedeli. Geçim indirimi. Tayın bedeli. Asgari geçim indirimi. Sosyal yardım. İstihkak bedeli.

Subsistence consumption : Genellikle tarım kesiminde üreticilerin kendi ürettiklerini tüketmeleri. krş. geçimlik üretim. Öztüketim.

Subsistence economy : Geçim ekonomisi. Geçimlik ekonomi. Geleneksel ekonomi. Üretimin kısıtlı bir işbölümüyle yalnızca öz gereksinimler için yapıldığı, tüketimin piyasaya bağımlı olmadığı ekonomi.

Subsistence farmer : Geçimlik çiftçilik. Çiftçinin yalnızca kendi gereksinimlerini karşılamak için üretim yapması.

İngilizce Subsistence farming Türkçe anlamı, Subsistence farming eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Subsistence farming ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

Ability to pay approach : Güç yaklaşımı. Bireylerin, devlet harcamalarının finansmanına, elde ettikleri gelir düzeyiyle orantılı olarak vergilendirilmeleri yoluyla katılmalarını ifade eden ve adam smith tarafından geliştirilen vergileme yaklaşımı. krş. yararlanma yaklaşımı.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A type mutual funds : A tipi yatırım fonu ortaklığı. Ağırlıklı olarak hisse senetlerinden oluşan ve iç tüzüklerinde (esas sözleşmelerinde) asgari sınırları belirtilmek koşuluyla, portföy değerinin en az % 25’ini özelleştirme kapsamına alınan kamu iktisadi teşebbüsleri dahil türkiye’de kurulmuş ortaklıkların hisse senetlerine bağlanmış olan uzun vadeli yatırım fonu. A tipi yatırım fonu.

A change in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

 

Ability to pay principle : Ödeme gücü ilkesi. Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. İstem kayması.

Subsistence farming synonyms : subsistence farmer, self sufficient farming, a shift in supply, abnormal budget expenditures, abnormal budget receipts, a change in supply, a shift in individual demand, abnormal budget, a pass through certificate, ability rent.