Hostilities türkçesi Hostilities nedir

Hostilities ile ilgili cümleler

English: They began to prepare for possible hostilities.
Turkish: Olası saldırılar için hazırlanmaya başladılar.

Hostilities ingilizcede ne demek, Hostilities nerede nasıl kullanılır?

Call off hostilities : Düşmanlıkları bitirmek. Çatışmayı durdurmak. Savaşı sonlandırmak.

Cessation of hostilities : Düşmanlıkların sona ermesi. Düşmanca hareketleri durdurma. Ateşkes. Düşmanlıklara son verme. Çatışmayı kesme.

Termination of hostilities : Düşmanlıkların sonlandırılması. Düşmanca operasyonların sonlandırılması. Düşmanca davranışların sonlandırılması.

Victims of hostilities : Düşmanlık kurbanları. Teröristlerin hedeflerine ulaşmak için kullandıkları kimseler. Husumet kurbanları. Saldırı kurbanları. Terörist faaliyetlerinden etkilenen insanlar.

Hostility : Kin. Aleyh. Hasımlık. Düşmanlık. Husumet. Muhalefet. Karşıtlık. Adavet. Ç.savaş.

With hostility : Husumetle. Düşmanca. Kindarca. Kindar bir şekilde.

Acts of hostility : Düşmanlık davranışları. Muhalefet eylemleri. Dostça olmayan hareketler.

İngilizce Hostilities Türkçe anlamı, Hostilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hostilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Brawling : Kavga eden. Kavgacı. Huzur bozma. Bağırarak tartışma.

Crusades : Haçlı seferleri. Haçlı seferi.

Warfare : Harp. Mücadele. Savaşma. Savaşım.

Battle : Mücadele etmek. Mücadele. Çarpışmak. Meydan savaşı. Çarpışma. İki veya daha fazla çalgı ustasının, hangisinin çalgıya daha hakim olduğunu göstermek amacıyla belli bir ritim üzerinde sırayla solo atmalarına dayalı yarışma. Açık, düzlük yerde yapılan büyük savaş. Teber. Çok uğraşmak.

Combat : Cenk. İki kılıçoyuncusunun yenişme gözetmeden çalışma amacıyla dostça yaptıkları karşılaşma. Dövüşmek. Savaş açmak. Vuruşma. Savaşım. Çarpışmak. Savaşmak.

Militancy : Azimlilik. Cenkçilik. Ataklık. Militanlık. Saldırganlık. Savaşçılık.

Blowup : Patlama. Agrandisman. Tepesi atma. Öfke patlaması. Fotoğraf büyütme. Şişirilebilen. Büyültme. İnfilak.

Hatefulness : Nefret. Husumet. Hiç hoşlanmama. Nefret dolu olma.

Fighting : Çarpışma. Savaşan. Mücadele. Harp. Savaşçı. Muharebe.

Fightings : Savaşçı. Muharebe. Savaşan. Mücadele.

Hostilities synonyms : armed combat, bellum, affray, brawled, enmities, barney, hate, belligerencies, broils, enmity, conflict, adverseness, affrays, hatred, state of war, bad blood, animus, war footing, punch up, campaign, animosities, combativeness, belligerency, affraying, warfares, dust up, combats, bobbery, tussled, bust up, tussle, antagonisms, altercations.