Take the edge off türkçesi Take the edge off nedir

Take the edge off ingilizcede ne demek, Take the edge off nerede nasıl kullanılır?

Take : Almak. Kabul etme (vücut). Yazmak. Kabul edilmek. Çevirmek. Alınan taş. (sınava) girmek. Tutuş. Alıntı. Reaksiyon.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Edge : Kenar yapmak. Eşik (kıyamet veya sorun vb). Keskin kenar. Kenardan yavaş yavaş ilerlemek. Kenarına bordür yapmak. Sokulmak. Film kuşağının iki yanı. Kıyı. Kenar çizgisi. İlerletmek.

Off : Çıkarmak. Azalmak. Soğutmak. Kalkmak. Kapalı. İndirmek. Dışında. Başlangıç. Öldürmek. Baş.

Take the action : Harekete geçmek. El koymak.

Take the bait : Zokaya gelmek. Zokayı yutmak. Oltaya gelmek. Tuzağa düşmek. Zokayı yutturmak. Oltaya takılmak. Yemi yutmak.

Take the bad with the good : İyi ve kötüyü bir arada kabul etmek. Gülü sevip dikenine katlanmak.

Take the bearings : Yönünü bulmak.

Take the air : Hava almak. Dışarıya çıkıp dolaşmak. Hava almak için yürüyüşe çıkmak. Tenek almak. Dışarıya çıkmak.

 

İngilizce Take the edge off Türkçe anlamı, Take the edge off eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Take the edge off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Make nonsense of : Komik duruma düşürmek. Doğru olmadığını göstermek. Berbat etmek.

Abates : Ceza indirimi yapmak. Eksilmek. Dinmek. Geçmek. Hafiflemek. İndirmek. Dindirmek. (bir haberin veya yayının) çıkmasını yasaklamak (hukuk terimi). Azaltmak. Çekilmek.

De escalate : Hızını düşürmek. Önemini yavaş yavaş kaybetmek. Azalmak.

Cushioning : Tampon yapmak. Topu banda çarptırmak. Yastıklamak. Tamponlama. Yastık koymak. Yastıklama. Yastıkla besleme. Minder koymak.

Cushions : Yatak minderi. Koltuk minderi. Yastıklamak. Topu banda çarptırmak. Minder koymak. Tampon yapmak. Yastık koymak.

Dampening : Söndürmek. Islanmak. Kırmak. Tadını kaçırmak. Nemlendirmek. Islatmak. Islatma. Nemlendirme. Nemlenmek.

Dampens : Gölge düşürmek. Azaltmak (titreşimi). Tadını kaçırmak. Kırmak. Söndürmek. Islatmak. Nemlenmek. Tavlamak. Kaçırmak.

Limber up : Isınma hareketleri yapmak. Çevikleştirmek. Top arabasına ön parçayı bağlamak. Gevşetmek. Spor bedeni ısıtmak. Yumuşamak. Harekete alıştırmak.

Cushion : Tampon yapmak. Yastıkla kaplamak. Azaltmak. Topu banda çarptırmak. Gücünü azaltmak. Yastık. Yastıklamak. Yastık koymak.

Sears : Kavurmak. Dağlamak. Kurutmak. Kızgın demir ile bir şeyi yakmak. Mühürlemek (et). Yakmak. Koterize etmek. Katılaştırmak (acıma hissi vb). Katılaştırmak (vicdan).

Take the edge off synonyms : blunting, temper, assuage, chasten, alleviated, attempered, spends, hackneys, asswage, deaden, blindest, diluting, appease, loosen, alleviates, dulls, dilutes, stultifies, blind, disarms, hackneying, dull, appeasing, sear, blunts, blunted, blunter, stultifying, chastens, allays, spend, damp down, dulcify.