Accustom türkçesi Accustom nedir

Accustom ile ilgili cümleler

English: Ali can no longer afford to live in the style he is accustomed to.
Turkish: Ali alışkın olduğu şekilde daha fazla yaşamayı göze alamaz.

English: Ali has grown accustomed to Mary's nagging.
Turkish: Ali Mary'nin dırdırına alışmaya başladı.

English: Ali has become accustomed to living in Boston.
Turkish: Ali Boston'da yaşamaya alıştı.

English: Ali is accustomed to getting up early.
Turkish: Ali erken kalkmaya alışık.

English: Ali is accustomed to calling up girls on the telephone.
Turkish: Ali telefonda kızları aramaya alışkındır.

Accustom ingilizcede ne demek, Accustom nerede nasıl kullanılır?

Accustom oneself : Alışmak.

Accustom oneself to : Kendini psikolojik veya fiziksel olarak alıştırmak. Kendini alıştırmak. Kendini adapte etmek.

Accustom to : -ile ilgili olarak alıştırmak. Alışmak. Alışkın.

Accustomably : Alışılabilir bir şekilde.

Accustomed : Alışmış. Alışık. Her zamanki. Alışkın. Mutat. Alışkan. Alışılmış.

Get accustomed : Alışmak. Alışık olmak.

Be accustomed : Alışmak. Alışkın olmak.

Accustomedness : Alışkanlık. Alışılmışlık.

Be accustomed to : Alışmak. -a alışık olmak. -ya tanıdık olmak. -meye alışmak. Alışagelmek. Alışkın olmak.

 

Accustoming : Ünsiyet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi. Ülfet. Alıştırmak. Yetiştirim.

İngilizce Accustom Türkçe anlamı, Accustom eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Accustom ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Coaches : Özel hocalık yapmak. Araba ile gezmek. Antrenman yaptırmak. Özel ders vermek. Eğitmek. Yolcu vagonları. Yetiştirmek.

Acclimatizing : Yeni veya farklı iklim şartlarına alışmak. İntibak ettirmek. Uyum sağlamak. İntibak etmek. Havaya alışmak. İklime alıştırmak. Alışmak. Ortama alıştırmak. İklimine alıştırmak.

Acclimate : İklimine alışmak. İklime alıştırmak. İklime uyum. Ortama alıştırmak. İntibak ettirmek. Havaya alıştırmak. Alışmak. İklime alışmak.

Change : Haline gelmek. Dönüşmek. Takas etmek. Ufak para. Çoğunlukla liradan küçük ufak madeni para. Üzerini değişmek. Değişiklik. Değiştirmek. Bilgisayar, masa tenisi, ekonomi alanlarında kullanılır. Değişime uğratmak.

Modify : Değiştirmek. Tadil etmek. Çalgıların genel görünümlerini veya bazı parçalarını kişiye özel olarak değiştirme. Azaltmak. Değişmek. Tamlamak. Değişiklik yapmak. Hafifletmek. Üzerinde değişiklik yapmak. Nitelemek.

Acclimated : Alışmak. İntibak ettirmek. Havaya alıştırmak. İklimine alışmak. İklime uyum. İklime alıştırmak. İklime alışmak. Ortama alıştırmak.

Accustoming : Ülfet. Yetiştirim. Ünsiyet. Bir hayvana şu ya da bu amaçla birtakım alışkanlıklar ve beceriler kazandırma işi.

Arrange : Yoluna koymak. Aranje etmek. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Düzeltmek. Planlamak. Sıraya koymak. Halletmek. Düzenlemek (toplantı).

 

Brew : Patlamak üzere olmak. Demlemek. Olmak. Kurmak. Demlenmek. Hazır olmak. Gelişmek. Gizli hazırlık yapmak. Mayalamak (içki).

Accustom synonyms : accustoms, coached, acclimatising, acclimatize, addict, confecting, cater for, accommodates, concocting, accommodated, confect, teach, coach, concoct, arranges, acclimates, inure, accommodate, acclimatise, alter, brace, concocts, indurate, concocted, hook, habituate, acclimatizes, harden, acclimating.

Accustom ingilizce tanımı, definition of Accustom

Accustom kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To make familiar by use. To be wont. With to. Custom. To habituate, familiarize, or inure.