Akım nedir, Akım ne demek
- Akma işi.
- Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz.
- Debi

- Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan.
"Akım" ile ilgili cümle örnekleri
- "Gecenin hummalı sessizliği kulaklarında yüksek voltajlı bir elektrik akımı gibi vınlıyordu." - A. İlhan
- "Gerçekçilik akımı."
Yerel Türkçe anlamı:
Ayağın üstü.
Meyil, suya akış imkânı veren eğim: Bu damın akımı yok.
Saygılı, iyi eğitim görmüş çocuklar için seslenme ünlemi: Akım, sen bize neden gelmez oldun.
Coğrafya'daki terim anlamı:
Bir akarsuyun herhangi bir kesiminde saniyede geçirdiği suyun oylumu : m3/sn.
Fiziksel Kimya alanındaki anlamı:
Birim zamanda, dik bir kesitten geçen özdek, kıvıl yük ve benzeri ilişkin nicelik.
Bir fizik terimi olarak tanımı:
Bir iletken özdek içinde özgür eksiciklerin, eksi ve artı üşerlerin elektriksel alan etkisi ile akışları.
Gösteri Sanat terimi olarak anlamı:
Elektriğin bir yöne akışı.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
y.y.'ın birinci yarısında başlayan ve üslûp niteliğini taşımayan sanat görüşü. Örn: Gerçekçilik, gerçeküstücülük gibi.
(Resim, Heykel, Mimarlık) İlk kez 1
Kimya'daki anlamı:
Bir iletkenden bir saniyede geçen yük miktarı. SI sisteminde birimi amperdir.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir iletken boyunca elektronların deviniminden oluşan durum.
Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:
Bir akarsuyun, belli bir noktadan zaman biriminde geçirdiği su.
Bilimsel terim anlamı:
Elektrik yükünün aktarım hızı.
fizik: Birim zamanda dik bir kesitten geçen özdek, elektrik yükü ve benzeri ilişkin nicelik.
genel uygulayım: bk. akıntı.
Yazınsal yönelim ve yönsemelere verilen ad.
İngilizce'de Akım ne demek? Akım ingilizcesi nedir?:
stream, flowvolume, current, circuit, electric current, discharge
Fransızca'da Akım ne demek?:
courant
Osmanlıca Akım ne demek? Akım Osmanlıca'da ne anlama gelir?:
cereyan
Akım kısaca anlamı, tanımı:
Akım azalışı : Akım uygulanan noktadan başlayarak boru hattı boyunca boru potansiyelinin ve borudan geçen akımın azalması.
Akımölçer : Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
Akım ölçümü : Bir akarsuda veya kanalda bir saniyede akan suyun hacmini ölçme.
Akımtoplar : Akümülatör.
Akım trafosu : Akımı belli bir oran içinde değiştirip yüksek gerilim devresinden yalıtım altında koruyan ve ölçü devrelerine veren araç.
Alternatif akım : Dalgalı akım.
Aşırı akım : Aşırı gerilim.
Bağımlı akım kaynağı : Devrenin başka bir yerindeki akım veya gerilimle denetlenen akım kaynağı.
Dalgalı akım : Bir çevrimde akış yönü sürekli değişen akım, alternatif akım.
Dalgalı akım üreteci : Dalgalı elektrik akımı veren üreteç, alternatör.
Doğru akım : İletken bir devre üzerinde yön değiştirmeyen sürekli elektrik akımı.
Fotoakım : Fotoelektrik olayından elde edilen akım.
Paralel akım : Bir paralel bağlantıdan geçen akım.
Boru akımı : Boru kaplamasının açık yerlerinden boruya girerek boru üzerinden akım uygulanan noktaya doğru akan ve anot yatağından toprağa geçen pozitif elektirik.
Hava akımı : Değişik sebeplerle atmosferde havanın yer değiştirmesi.
İndükleme akımı : İndükleme yoluyla elde edilen elektrik akımı.
Kol akımı : Bir elektrik akımında ana devreye eklenen kollarla evlere elektrik veren akım.
Korozyon akımı : Bir elektrot reaksiyonu ile oluşan ve paslanmaya yol açan akım.
Kültür akımı : Bir toplumun kültüründen bazı ögelerin başka bir topluma geçişi.
Trafik akımı : Trafik akışı.
Akım derken bokum demek : Sözünü yerli yerince söyleyememek.
Akımcı : Belli bir akıma bağlı kişi.
Hava : Durum, ortam, çevre, muhit, atmosfer, ambiyans. Hava yuvarını oluşturan, bütün canlıların solunumuna yarayan, renksiz, kokusuz, akışkan gaz karışımı. Müzik parçalarında tür. Tarz, üslup. Esinti. Çevreyi kuşatan boşluk. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi. Meteoroloji ile ilgili olayların bütünü. Sonuçsuz, anlamsız, boş (durum, davranış, söz). Keyif, âlem. Canlılar üzerindeki etkisine göre hava yuvarının durumu. Gökyüzü. Görünüş, davranış, söz vb. için bir kimsenin durumunu belirten özellik. Çekicilik.
Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.
Madde : Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Molekül. Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Duyularla algılanabilen nesne. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.
Elektrik : Fiziğin, bu enerji ile oluşan olaylarını inceleyen kolu. Çarpıcılık, cazibe, canlılık. Bu enerjinin gündelik hayatta kullanılan biçimi. Maddenin elektron, pozitron, proton vb. parçacıklarının hareketleriyle ortaya çıkan enerji türü. Bu enerjiden elde edilen aydınlanma.
Akış : Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Akma işi. Geçip gitme, sürüp gitme.
Değiştirme : Değiştirmek işi, tebdil, tahrif.
Cereyan : Bir yöne doğru akma, akış, akıntı. Bir şeyin gelişme, olma durumu. Aynı eğilimde olan, aynı görüşü paylaşan kimselerin oluşturduğu hareket. Akım.
Akma : Akmak işi. Reçine, çam sakızı, akındırık.
Debi : Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım.
Akım açık : Elektrik akanının geçmekte olduğunu belirtir deyim. Elektrik tehlikesine karşı uyarı.
Akım çatağı : Küçük sellerin birleşerek büyük bir sel meydana getirdikleri yer.
Akım çekme : Elektrik akımını tüketme.
Akım değişken : Belirli bir zaman aralığı itibariyle tanımlanan değişken. krş. değişken, stok değişken
Akım denetleci : Elektrikle ayrışım devresine belirli ve saptanmış akım verebilen aygıt.
Akım düzeni : Akarsu akımının yıl boyunca gösterdiği iniş çıkışlar.
Akım düzenlemesi : Üreteçten akımsakara giden akımı denetleyerek aşırı akım yüküne karşı akımsakları koruma işlemi.
Akım izleri : Yıldırım figürleri.
Akım kesici : Elektriğin özdenetimli olarak kesilmesini sağlayan düzen. elektrik: Bir çevrimi gerektiğinde açıp kapamaya yarayan aygıt.
Akım kesmek : Elektrik akımını kesmek.
Akım ile ilgili Cümleler
- Hadi akıma karşı yüzmeye çalışalım.
- Elektrik akımı manyetizma oluşturabilir.
- Nehirdeki akıma karşı kürek çekiyorum.
- Ali ana akım müzikleri dinlemez.
- Ben saydam bir göz küresi olurum; ben hiçbir şeyim; Ben her şeyi görürüm; Evrensel varlığın akımları beni dolaşır; Ben Allah'ın parçası ya da parçacığıyım.
Diğer dillerde Akım anlamı nedir?
İngilizce'de Akım ne demek? : n. current, trend, flow, stream, movement
pref. rheo
Fransızca'da Akım : courant [le]
Almanca'da Akım : n. Welle
Rusça'da Akım : n. поток (M), ток (M), течение (N), струя (F), направление (N)

Bu kısımda Akım nedir? Akım ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Akım tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Akım hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.