Debi nedir, Debi ne demek

Debi; bir coğrafya terimidir. kökeni fransızca dilinden gelmektedir.

  • Bir akarsuyun herhangi bir kesiminden saniyede geçen suyun hacmi, akım

Debi hakkında bilgiler

Debi, bir akışkanın aktığı izleğin herhangi bir kesitinden birim zamanda geçen akışkan hacmidir.

Debi (veya Hacimsel debi), hacimsel akış hızı olarak tanımlanabilir.

Debi tanımı, anlamı:

Debil : Bedensel ve zihinsel bakımdan güçsüz.

Debillik : Genellikle vücut yapısı ile ilgili aşırı ve sürekli güçsüzlük.

Debimetre : Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.

Akarsu : Tek sıra elmastan gerdanlık. Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su.

Kesim : İşaretlenmiş belli yer. Kesme zamanı. Bölüm, parça, kısım, sektör. Bölge. Boy bos, endam. Terzinin belli bir ölçü ve örneğe göre kumaşa biçim verme işi, fason. Pazarlık, anlaşma. Hazineye ait herhangi bir gelirin belli bir bedel karşılığı keseneğe verilmesi, mukataa. Kesme işi.

Saniye : Bir derecenin üç bin altı yüzde biri. Bir dakikanın altmışta biri olan zaman birimi. Fizik ve mekanikte zaman birimi.

Akım : Hava, su vb. akışkan maddelerin veya elektrik yüklerinin belli bir yönde akışı, yer değiştirmesi, cereyan. Sanatta, siyasette, düşünce hayatında ortaya çıkan yeni bir görüş, yöntem, hareket, cereyan, tarz. Debi. Akma işi.

 

Akışkan : Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

Kesit : Ayırıcı özellikleriyle belirlenen süreç. Bir toplumun bölümü, kesim. Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey. Bir cisim düz olarak kesildiğinde ortaya çıkan düzlemin biçimi, makta.

Birim : Bir kümenin her elemanı. Bir niceliği ölçmek için kendi cinsinden örnek seçilen değişmez parça, vahit. Bir çokluğu oluşturan varlıkların her biri, ünite. Dilin, oluşturduğu yapı içinde, belli bir düzlemde yer alan öbür ögelerle kurduğu bağıntılarla tanımlanan ayrı nitelikli öge, ünite. Herhangi bir kuruluştaki alt bölümlerden her biri.

Debiz : Nemli toprak 1.bk. darbız-2. Hakaret, tekdir: Hasan efendi hizmetçisini her gün debizler. Edepsiz: Bu hayvan debiz bir şey.

Debiz debiz : Dengesiz, sarsak, sendeleyerek, el yordamıyle, tökezleyerek (yürüme).

Debiz etmek : Mağlup etmek: Düşmanı debizetti.

Debizilemek : Devamlı olarak dövmek, itmek, kötülemek, hırpalamak: Ahmet Ağagil gelinlerini debizileyivermişler.

Debizlemek : Karanlıkta körler gibi şaşkın hareketler yaparak, sendeleyerek yürümek Devamlı olarak dövmek, itmek, kötülemek, hırpalamak 1.bk. debezlemek. 2.bk. debizilemek. Kötülemek, aşağı görmek.

Diğer dillerde Debi anlamı nedir?

İngilizce'de Debi ne demek? : [deber] v. should, shall; must; owe

n. flow