Colony türkçesi Colony nedir

  • Kümeç.
  • Yabancı bir devletçe kendi çıkarları doğrultusunda yönetilen yarı bağımsız ya da bağımsız ülke.
  • Sömürgede halkı.
  • Sömürge.
  • Bölge.
  • Yığınak.
  • Koloni.
  • Aynı türden organizmaların birlikte yaşaması. bir grup hayvan veya bitkinin sınırlı bit alanda birlikte yaşaması. bir besi yerinde bakteri ya da mayaların bir tek hücreden, türe özgü renk ve yapıda görülen bir grup mikroorganizma oluşturması. volvox gibi bazı tek hücrelilerin bir araya gelerek, gerçek anlamda iş bölümü göstermeyen çok hücreli yapısı.
  • Topluluk.
  • Bir ulusun, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke.
  • Müstemleke.
  • Biyoloji, coğrafya, iktisat, tarih, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Başka bir ülkeye yerleşmeye giden göçmen topluluğu ya da bu topluluğun yerleştiği yer.
  • Bir başka ülkenin iktisadi ve siyasi denetimi altındaki ülke.
  • Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk.
  • Bir ülkede göçmenlerin topluca oturdukları ya da yerleştikleri yer. (colonist, colonials, settlers, pioneers, colony) sömürgelere ve yerleşime açılan denizaşırı topraklara gelip yerleşen göçmenler. bk. sömürge.
  • Besleme.
  • Genetik olarak birbirinin aynısı olan hücre grubu. katı besi yeri yüzeyinde çoğalan bakterilerin oluşturduğu görülebilir kümeler.
  • Yabancı bir ülkede yaşayan millet.
  • Bir devletin, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke.
  • Topluluk, küme, özellikle bakteri kültüründe bir araya gelen mikroorganizmaların oluşturduğu çıplak gözle görülen küme.
  • Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu.
 

Colony ile ilgili cümleler

English: Living in a colony on Titan, Tomas' grandson was a clone of his son, who was a clone of himself, Tomas. They were three generations of clones.
Turkish: Titan'da bir kolonide yaşamak: Tomas'ın torunu, Tomas'ın kendi klonu olan oğlunun klonuydu. Onlar üç kuşak klondu.

English: Scientists have just discovered a colony of flying penguins living in Antarctica.
Turkish: Bilim adamları, sadece Antarktika'da yaşayan bir uçan penguen kolonisi keşfetti.

English: The colony has not declared independence as yet.
Turkish: Sömürge şimdiye kadar bağımsızlık ilan etmedi.

English: King George took control of the colony in 1752.
Turkish: Kral George 1752'de koloninin kontrolünü aldı.

English: This colony was founded in 1700.
Turkish: Bu sömürge 1700 yılında kuruldu.

Colony ingilizcede ne demek, Colony nerede nasıl kullanılır?

Colony counter : Mikrobiyolojik ekim sonrasında plaklarda oluşan kolonileri saymak için kullanılan cihaz. Koloni sayıcı.

Colony counting : Koloni sayımı. Katı besi yerinde koloni oluşumunun belirlenmesiyle yapılan sayımlar.

Colony forming unit : Koloni oluşturucu birim. Koloni oluşturan birim. Kob. Bir materyalde katı besi yeri kullanılarak mikroorganizma sayımı yapılırken kullanılan deyim, cfu. Katı besi yeri kullanılarak mikroorganizma sayımı yapılırken koloni oluşturabilenlerin sayısını belirtmek için kullanılan birim, kob, cfu. Koloni oluşturabilen birim. Koloni oluşturan birim, cfu. Cfu.

 

Colony hybridisation : Koloni hibridizasyonu. Kimerik vektör taşıyan bakteriyi tanımlamak için in situ kullanılan bir teknik.

Colony movment : Koloni hareketi. Bazı mikroorganizmaların nemli katı besi yerlerinde oluşturdukları kolonilerin çok yavaş bir kayma hareketi yaparak yer değiştirmesi.

Crown colony : İngiltere hükumetinin yönetimi altında bulunan ingiliz sömürgesi. Kraliyet sömürgesi. İngiliz hukuku ile yönetilen britanya uluslar topluluğu sömürgesi.

L colony form : Hücre duvarı oluşturamayan mikroorganizmalar ve l-formları tarafından meydana getirilen kenarları düzensiz, ortaları düğmeli ve granüllü koloniler. L-koloni tipi.

Detention colony : Sürgün yeri.

Home colony : Sınıf mücadelesini törpülemeye ve karşıtlıkları uzlaştırmaya yönelik olarak robert owen tarafından sanayi köyü olarak tanımlanan, daha sonra alfred marshall tarafından önerilen işçi ve işverenlerin, işçilerin yeniden işlendirilmesi ve benzeri sosyal amaçlar etrafında birleşmesini öngören bir toplum projesi. krş. ütopik sosyalizm. Yurtiçi koloni.

M colony form : Kapsül veya mukoid salgı oluşturan mikroorganizmalar tarafından oluşturulan, özeye değdirilince iplik gibi uzama görülen koloni tipi. M koloni tipi.

İngilizce Colony Türkçe anlamı, Colony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dependencies : Bağımlılık. Bağımlılıklar. Bağlılıklar.

Aggregats : Başlangıçta birbirinden ayrı minerallerin, herhangi bir nedenle bir araya gelerek birlikte büyüyüşler gösteren bir topluluk durumuna gelmeleri.

Climate : Belli bir bölgedeki meteorolojik parametre ve süreçlerin belirlendiği hava tiplerinin, uzun zaman süresince saptanan ve mevsimleri karakterize eden ortalama durumu. Klima. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Yeryüzünün herhangi bir yerinde, havayuvarı olaylarının ortaklaşa gerçekleştirdikleri etkilerin, uzun yılların ortalamasına dayanan durumu. İklim. Hava. Çevre. Şartlar. Havanın sıcaklık, basınç, nem, rüzgar gibi koşullarını topluca belirten terim. Ortam.

Communities : Benzerlik. Ortaklık. Cemiyet. Ortak yön. Cemaat. Topluluklar. Müşterek tasarruf. Toplumlar.

Dependency : Bağımlılık. Tabi olma. Bir kişi, toplumsal küme ya da toplumun siyasal, ekonomik, ekinsel vb. bakımlardan başka kişi, küme ya da toplumların güdüm ve yönetimi altına girmesi durumu. Bağıllık. Olaylar ya da değişkenler arasında, birindeki değişmelere bağlı olarak ötekinin de değişmesini içeren bağlaşı. Sosyoloji, uluslararası ilişkiler alanlarında kullanılır. Bağlı olma.

Colonials : Kolonyal. Sömürgeyle ilgili. Anayurdundan ayrı bir kolonide yaşayana özgü. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Bir kolonide yaşayana özgü. Sömürgede oturan kimse. Sömürgeci. Sömürgeye ait. Koloni ile ilgili.

Feedings : Geçindirme. Verme. Bakma. Rehber. Doyurma. Beslenen. Tağdiye.

Colonial : Eskiden sömürge olan eyaletlerle ilgili. Sömürgeci. Koloni ile ilgili. Sömürgeyle ilgili. Sömürgede oturan kimse. Sömürgeye ait. Bir kolonide yaşayana özgü. Bir veya daha fazla sömürgeye ait veya onunla ilgili olan. Kolonyal.

Army : Ordu. Asker. Kalabalık. Kara ordusu.

Caste : Hindistan'da, uğraşları babadan oğula geçen, aynı geleneğe bağlı olan ve başkalarına kapalı tutulan insan toplulukları. Sınıf. Kademe. Birkaç altbölükten oluşmuş, aşamalı toplumsal denetleme düzeni, bk. altbölük. krş. sınıf, altkültür. Sosyal sınıf. Servet. Hemen hemen tümüyle kapalı ve kalıtsal olan, ayrıcalıklar bakımından yukardan aşağıya doğru kesin ölçülerle sıralanmış bulunan, en koyu biçimiyle hindistan ve kimi uzak-doğu toplumlarında görülen, anamalcı dönem öncesi toplumsal sınıflarının her biri. Tarih, sosyoloji alanlarında kullanılır. Soy. Sosyal sınıflaşma sistem ve ilkeleri.

Colony synonyms : frontier settlement, proprietary colony, biological group, the dominion, housemaids, district, community singing, commonalties, exploitee, possession, charge, nourishments, feeding, brotherhood, climates, circumscriptions, belt, commonalty, districted, area, assemblage, dominion, circumscription, settlements, dominions, plantations, departments, protectorates, settlement, cohorts, lead in, country, protectorate.

Colony ingilizce tanımı, definition of Colony

Colony kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the British colonies in America. A company of people transplanted from their mother country to a remote province or country, and remaining subject to the jurisdiction of the parent state. A cell family or group of common origin, mostly of unicellular organisms, esp. among the lower algæ. They may adhere in chains or groups, or be held together by a gelatinous envelope.