Home colony türkçesi Home colony nedir

  • Yurtiçi koloni.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • Sınıf mücadelesini törpülemeye ve karşıtlıkları uzlaştırmaya yönelik olarak robert owen tarafından sanayi köyü olarak tanımlanan, daha sonra alfred marshall tarafından önerilen işçi ve işverenlerin, işçilerin yeniden işlendirilmesi ve benzeri sosyal amaçlar etrafında birleşmesini öngören bir toplum projesi. krş. ütopik sosyalizm.

Home colony ingilizcede ne demek, Home colony nerede nasıl kullanılır?

Home : Melce. Yurda dönmek (kuş). Ev. Sinyallere göre yönelmek. Yuvasına dönmek. Aile ocağı. Yerleştirmek. Özerklik. (kuş) yurda dönmek. Hedeflemek.

Colony : Bölge. Yığınak. Bir ulusun, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke. Besleme. Başka bir ülkeye yerleşmeye giden göçmen topluluğu ya da bu topluluğun yerleştiği yer. Bir ülkede göçmenlerin topluca oturdukları ya da yerleştikleri yer. (colonist, colonials, settlers, pioneers, colony) sömürgelere ve yerleşime açılan denizaşırı topraklara gelip yerleşen göçmenler. bk. sömürge. Bir başka ülkenin iktisadi ve siyasi denetimi altındaki ülke. Topluluk. Genetik olarak birbirinin aynısı olan hücre grubu. katı besi yeri yüzeyinde çoğalan bakterilerin oluşturduğu görülebilir kümeler. Bir devletin, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke.

 

Home address : Asıl adres. Ev adresi. Fiziksel adres.

Home appliance : Beyazeşya.

Home automation : Ev otomasyonu. Evde daha rahat ve konforlu bir ortam yaratmak amacıyla robotların ve bilgisayar teknolojisinin ev aletleri ve donanımına uygulanması. Ev aletleri otomasyonu.

Home banking : Ev bankacılığı. Evden bankacılık. İnternet bankacılığı. Bankacılık hizmetlerinin televizyon veya bilgisayar aracılığıyla yerine getirilmesi.

İngilizce Home colony Türkçe anlamı, Home colony eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Home colony ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A change in supply : Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması. Sunum kayması.

A group shares : A grubu hisse senedi. Şirkete sonradan ortak olanlardan farklı olarak, şirketin ilk kurucularına genellikle kara iştirak ve oy kullanmayla ilgili haklar veren ayrıcalıklı hisse senedi türü.

A shift in supply : Sunum kayması. Üreticilerin mal sunumunu etkileyen fiyat dışındaki değişkenlerde ortaya çıkan değişme sonucu sunumun artması veya azalması diğer bir deyişle sunum eğrisinin sağa (aşağıya, güneydoğuya) veya sola (yukarıya, kuzeybatıya) kayması. krş. sunumun sağa kayması, sunumun sola kayması.

 

Ability to pay principle : Vergilemenin bireylerin ödeme gücüne uygun bir biçimde yapılması gerektiğini ifade eden bir vergileme ilkesi. kaynağı bol olanların kamu projelerine daha fazla katkı vermesi gerektiği ilkesi. Ödeme gücü ilkesi.

Ability rent : Yetenek rantı. Özel yeteneklere sahip olan kişilerin üretime katkılarının üstünde elde ettikleri kazanç fazlası. krş. kıtlık rantı.

A shift in individual demand : Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması. Bireysel istem kayması.

Abolition of forced labour convention : Zorla çalıştırmanın yasaklanması sözleşmesi. Zorla ya da zorunlu çalıştırmanın herhangi bir biçiminin siyasal zorlama ve eğitme, siyasal ya da ideolojik görüşlerin açıklanması nedeniyle cezalandırma, işgücünü harekete geçirme, çalışma disiplinini sağlama, ayrımcılık ve işbırakımını, katılanları cezalandırma aracı olarak kullanılmasını yasaklayan, 1957 yılında kabul edilen temel uluslararası çalışma sözleşmelerinden birisi.

A shift in demand : İstem kayması. Tüketicilerin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu istemin artması veya azalması diğer bir deyişle istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

A pass through certificate : Taşınmaz rehniyle sağlanmış bir kişisel alacak karşılığında alacak sahibi finansal kurum tarafından çıkarılan değerli kağıt. Tutsat senedi.

Abnormal budget receipts : Olağanüstü bütçe harcamalarını karşılamak için, söz konusu dönemde ek harç, vergi ve borçlanma gibi yollarla elde edilen gelir. Olağanüstü bütçe geliri.

Home colony synonyms : abnormal budget, a type mutual funds, a change in individual demand, abnormal budget expenditures, a change in demand, ability to pay approach.