Make out türkçesi Make out nedir

Make out ile ilgili cümleler

English: Can you make out why he won't go with us?
Turkish: Onun niçin bizimle gitmek istemediğini çıkarabiliyor musun?

English: Can you help me? I can't make out how to start this machine.
Turkish: Bana yardımcı olur musun? Bu makineyi nasıl çalıştıracağımı bilmiyorum.

English: Ali couldn't quite make out what the sign said.
Turkish: Ali işaretin ne anlama geldiğini tam olarak çıkaramadı.

English: Can you make out what he is trying to say?
Turkish: Onun ne söylemeye çalıştığını anlayabiliyor musun?

English: Can you make out why John left so suddenly?
Turkish: John'un niçin aniden gittiğini anlayabiliyor musun?

Make out ingilizcede ne demek, Make out nerede nasıl kullanılır?

Make : Hesap etmek. Yapı. Hazırlamak. Verim. Yapılış şekli. Olmak. Meydana getirmek. -e neden olmak. Eylemek. Çeşit.

Out : Nakavt etmek. Dışarı. Kovmak. Kendini belli etmek. Çıkarmak. Dışarıda. Dışarı çıkarmak. Yanmak. Bayılmak. Çıkış.

Make out a case for : Bir iddianın savunulabilecek yanlarını bulmak. Lehinde delil göstermek.

 

Make out a cheque : Çek yazmak.

Make out an account : Hesap çıkarmak.

Make out an invoice : Fatura tanzim etmek. Fatura hazırlamak. Fiş kesmek. Fatura kesmek. Fatura düzenlemek. Hesap tanzim etmek.

İngilizce Make out Türkçe anlamı, Make out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Make out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Compounded : Takipten vazgeçmek. Birleştirmek. Anlaşmak. Artırmak. Uzlaşmak. Örtbas etmek. Halletmek. Taksitle ödemek. Karışmış.

Go far : Yetmek. Uzun mesafe katetmek. Uzaklaşmak. Çok uzak yerlere yolculuk yapmak. Karşılamak. Çok başarılı olmak. Doyurmak. Başarıya ulaşmak.

Accomplish : Başarıya ulaşmak. Başarılı olarak tamamlamak. Sonuçlandırmak. Üstesinden gelmek. Becermek. Yerine getirmek. Bitirmek. Başarıyla tamamlamak. Başarı elde etmek.

Drawing up : Dik tutmak. Durmak. Kaleme alma. Sıvamak. Dikleştirmek. Yetişmek. Dizmek. Ayarlamak.

Apprehended : Endişe etmek. Korkuyla beklemek. Kavramak. Tutuklu. Tutuklamak. Yakalanmış (suçlu). Tutuklanan.

Blanks : Silmek. Boş olanlar. Sayıyı önlemek (spor terimi). Boşluklar.

Bear on : Bağlantısı olmak. İlgisi olmak. Topa tutmak. Etkisi olmak. İle ilgisi olmak. İlgilenmek. İle ilgili olmak. Ateş etmek. İlgilendirmek.

Administrated : Yönetmek.

Getting on with : Anlaşmak.

Pick out : Teşhis etmek. Dinleyip notalamaya çalışmak. Seçmek. Ayırmak. Ağır nota çıkarmaya çalışmak. Ortaya çıkarmak. Görmek. Ayırt etmek.

Make out synonyms : array, fare, ascertaining, descry, achieving, administer, assoil, contact, ascertain, cut loose, prospered, descries, be a good judge of, arranges, ascertains, accomplishing, clock up, brought off, bring under control, decipher, appreciate, be sufficient, abstract, conclude, fared, compounding, getting by, go along, breaks, familiarizing, boss, cast off, commit to paper.