Aromaticness türkçesi Aromaticness nedir

Aromaticness ingilizcede ne demek, Aromaticness nerede nasıl kullanılır?

Aromatic acid : Aromatik asit.

Aromatic amino acids : Aromatik aminoasitler. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yan gruplarında fenil grubu taşıyan amino asitler. örnek: fenilalanin, tirozin, triptofan. Fenilalanin, tirozin, triptofandan oluşan ve yan zincirlerinde halkasal grup taşıyan amino asitler. Alanin amino asidinin metil grubuna fenil, hidroksifenil ve indol halkasının bağlanmasıyla oluşan amino asitler. Aromatik amino asitler.

Aromatic compound : Pi-eksicikleri iki öğecikli bağlar arasında durmayıp bütün dolama yayılan, böylece nicemsel yankılaşım gösteren örgensel bileşik türü. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Aromatik bileşik. Kokunuk bileşik.

Aromatic compounds : Kokulu bileşikler. Aromatik bileşikler. Yapısında bir ya da daha çok benzen halkası olan bileşikler sınıfı. örn. toluen (c6h55-ch3). Aromatik bileşen.

Aromatic herb : Aromatik bitkiler. Tat vermek için yemeklere konulan bitkiler. Baharatlar.

Aromatically : Hoş kokulu bir halde. Aromatik bir şekilde. Güzel kokulu bir şekilde. Koku ile. Aromatik bir halde. Güzel koku ile.

Aromatic vinegar : Aromatik sirke.

Aromaticity : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Kokunukluk. Dolamh bileşiklerde, pi-eksiciklerinin bütün dolama yayılması olayı. buna ilişkin kimyasal özellikler.

 

Aromatic yogurt : Aromalı yoğurt. Süte, gıda mevzuatında izin verilen meyve, şeker vb. aroma verici maddelerin katılmasıyla yapılan yoğurt.

Polycylic aromatic hydrocarbons : Etlerin ateş de kızartılması, dumanlanması, kahvenin kavrulması sırasında oluşan, birbirine kaynaşmış 3 veya 4 benzen halkası içeren, sadece karbon ve hidrojen atomlarından yapılmış maddeler, pah. Polisiklik aromatik hidrokarbonlar. Pah.

İngilizce Aromaticness Türkçe anlamı, Aromaticness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aromaticness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sweetings : Şeker. Tat. Sevgili. Tatlı (yemeğin sonunda yenilen). Tatlılık. Tatlı. Zevk. Tatlı şey. Şekerleme.

Aroma : Itır. Belirli bir nitelik ya da ortam. Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha. Koku (kuvvetli ve hoş). Rayiha. Hava. Ortam.

Odour : İzlenim. Şöhret. Saygınlık. İtibar. İz.

Nice smell : Hoşa giden koku.

Perfume : Parfüm. Itır. Parfüm sürmek. Güzel koku vermek. Rayiha. Amber. Parfümlemek.

 

Exhalation : Nefes verme. Soluk verme. Gaz. Ciğerlerde kirlenen havayı ağız ya da burun yolu ile dışarı verme. Buhar. Soluk. Soluk alıp verme. Soluma.

Aurae : Ruh. Gizemli ortam. Atmosfer. Hava. Buhar. Sıcak basması.

Flavors : Tat. Çeşni. Lezzet. Hava. Tad. Tat veren şey. (dışarıdan alınmış) sigara.

Aromas : Rayiha. Itır. Hava. Ortam. Koku (kuvvetli ve hoş). Aroma (güzel) koku.

Aromaticness synonyms : redolency, fragrances, sweeting, odours, toilet water, essential oils, essences, essence, aura, exhalations, sweet, balm, sweetness, odors, auras, essential oil, flavor, odor, fragrance, redolence, aromatic, scents, balms.