Odour türkçesi Odour nedir

Odour ile ilgili cümleler

English: This water is odourless.
Turkish: Bu su kokusuz.

Odour ingilizcede ne demek, Odour nerede nasıl kullanılır?

Body odour : (kötü) vücut veya beden kokusu. (pis) vücut kokusu. Kötü vücut kokusu. Vücut kokusu.

Decomposition odour : Kokuşma kokusu. Kokuşma sonucu proteinlerin yıkımından ileri gelen ptomaine, putreskin, tiramin ve özellikle de kadaverin gibi kısmen zehirli ürünlere bağlı olarak biçimlenen rahatsızlık verici koku.

Foot odour : Ayak kokusu.

Odourless : Kokmaz. Kokusuz.

Odours : İzlenim. Şöhret. Kokular. Koku. İtibar. İz. Saygınlık.

Odometers : Odyometre. Yol sayacı. Araba ile katedilen mesafeyi ölçen alet. Yolölçer. Kilometre sayacı. Odometre. Mil sayacı. Kilometre göstergesi.

Gastropodous : Karından bacaklı. Karından bacaklılarla ilgili.

Odometer : Aracın aldığı yolu kilometre olarak gösteren sayaç. Mil sayacı. Araba ile katedilen mesafeyi ölçen alet. Yol sayacı. Kilometre göstergesi. Odometre. Uzaklıkölçer. Kilometre sayacı. Odyometre. Yolölçer.

Odograph : Yolyazar.

Odobenus obesus : Odobenus obesus. Pasifik morsu.

İngilizce Odour Türkçe anlamı, Odour eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Odour ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aroma : Hoş koku. Itır. Koku (kuvvetli ve hoş). Hava. Gıdaların duyusal muayenelerinde çiğneme ve yutkunma sonucunda hissedilen tat ve kokunun birlikte oluşturdukları haz verici duyum, rayiha. Aroma. Rayiha. Ortam. Aroma (güzel) koku.

Goodwills : Hüsnüniyet. İtibar (ticari). Neşe. İyi niyet. İyi hal. Peştemallık. Prestij. Firma değeri.

Augustness : Soyluluk. Asillik. Yücelik. İhtişam. Ululuk. Azamet. Asalet.

Goodwill : Prestij. Tecimsel bir kuruluşun bir başkasına verilmesinde oranın özel değeriyle oranlı, görenek ve geleneğine uygun olarak açıktan alınan para. Firma değeri. Yoğun ticaretin yapıldığı merkezdeki iş yerlerinde kiraya verilen taşınmazlarda, kiracının kira bedelinin dışında, taşınmazın sahibine ya da eski kiracısına bir kereye özgü verdiği para. Hüsnüniyet. Temiz kalplilik. İyi hal. Tecim işlerinin uygulanabilmesi amacıyla kurulan çalışma yeri. Peştemallık.

Sensation : Çok yetenekli kimse. Algı. Duyma. Heyecan yaratan olay. Hissetme. Merak. Nesnel çevrenin insanın duyu örgenleri üzerindeki etkisinin yalın sonucu. Duyu. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Duyum.

Dinting : Çentik. Çizik. Ufak çukur. Kuvvet. Çizgi. Ufak çukur açmak.

Fragrancy : Güzel kokulu olma. Hoş kokusu olma niteliği.

Clueing : Hamak ipi. İşaret. Bilgi vermek. Karine. Yumak. Tüyo. Topak. Aydınlatmak. İpucu.

Fragrance : Güzel kokulu. Güzel koku. Rayiha. Güzel ve hoş koku. Itır. Mis. Amber.

Eclat : Üstün başarı. Alkış. Şan. Parlak başarı. Şeref. Övgü. Beğeni.

Odour synonyms : olfactory property, stinkiness, sense experience, olfactory perception, sense datum, scent, olfactory sensation, dinted, cachets, face, odor, malodor, clues, fetidness, dint, seemingness, bouquet, cluing, odors, sweetness, aesthesis, aromas, odorous, aromaticness, acridity, odorless, evidence, property, denotement, esteem, dints, chip, flagrance.

 

Odour zıt anlamlı kelimeler, Odour kelime anlamı

Odorless : Kokusuz. Kokmaz.

Odorous : Güzel kokulu. Kokulu. Hoş kokulu.