Aurae türkçesi Aurae nedir

Aurae ingilizcede ne demek, Aurae nerede nasıl kullanılır?

Aura : İzlenim. Buhar. Hava. Ruh. Koku. Bir şeyin yaydığı koku. Atmosfer. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti. Sıcak basması. Gizemli ortam.

Aural : Kulak. İşitsel. Kulak veya duyma organına ait. İşitme. İşitmeyle, işitme duyusuyla ilgili. genel olarak sesler ve kulakla algılanabilen her şeyin taşıdığı özellik. (sinemayla televizyonda çoğunlukla, görüntü öğelerine karşılık ses öğelerini ve bölümünü belirtmekte kullanılır). İşitme ile ilgili. Kulağa ait. Duyumsal. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşitmeyle ilgili.

Aural surgeon : Kulak cerrahı.

Aural warning : Sesli ikaz. Sesli uyarı.

Aurally : İşitsel olarak. Kulak ile.

Auras : Atmosfer. Hale. Sıcak basması. Ruh. Bir şeyin yaydığı koku. Hava. Migren ve epilepsi vakalarında görülen ve duyuları etkileyen belirti. Koku. Buhar. Gizemli ortam.

Auravision orchid video capture driver : Auravision-orchid video yakalama sürücüsü.

Auravision video controller : Auravision video denetleyici.

Truant auramine rhodamine staining method : Mikobakteriyumların ortaya konmasında kullanılan bir boyama yöntemi. Truant auromin-rhodamin boyama yöntemi.

 

Aurate : Auret.

İngilizce Aurae Türkçe anlamı, Aurae eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aurae ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Vapor : Kuruntu. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Buğu. Dönüşül sıcaklığın altındaki gaz evresine verilen genel ad. Buharlaşma. Böbürlenmek. Maddenin gaz hali. soğuk yüzeylerde oluşan yoğuşma. Bkz.vapour. Duman.

Fume : Tütmek. Gaz. Kızmak. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Köpürmek. Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '. Öfkelenmek. Duman. Patlamak. Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım.

Evaporation : Biyoloji, coğrafya, kimya, madencilik, nükleer enerji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Sıcaklığın etkisiyle suyun sıvı durumdan buğu durumuna geçmesi. Evaporasyon. Buğulandırma. Uçup gitme. Sıvı halden gaz haline geçme. Bir çözeltideki çözücünün uçurulması. Buğu. Sıvı radyoaktif artıkların radyoaktif olmayan bileşenlerinin buharlaştırılması sonucu, geriye kalan yoğunlaştırılmış radyoaktif madde miktarının hacimce küçültülmesi. Suyun veya diğer sıvı maddelerin gaz haline dönüşmesi, evaporasyon.

Steamer : Vapur. Gemi. Bir tür kıymalı sandviç. Düdüklü tencere. Buharlayıcı. Pistonlu buhar makinesi. Buharlı vapur.

Flavors : Lezzet. Tad. Tat veren şey. Tat. (dışarıdan alınmış) sigara. Çeşni.

Symptom : Alamet. İşaret. Bulgu. Araz. Emare. Gösterge. Semptom. Arızanın belirlenmesi yardımcı olan belirti. Belirtiler.

 

Aromaticness : Esans. Hoş koku. Güzel koku. Aroma.

Aero : Havayla ilgili. Uçakla ilgili. Uçak veya uçan bir şeye ait. Hava, gaz. Havacılık. Havacılıkla ilgili. Uçak. Ero. Gaz.

Vapored : Buhar çıkarmak. Böbürlenmek. Buğu. Duman. Buharlaşmak. Buharlaşma. Övünmek.

Aurae synonyms : astral body, aerosphere, cabbage, animation, steamering, aureoles, aether, air, geosphere, steamers, atman, aeros, atmospheres, odor, auras, esprit, steam, odour, fragrance, flavor, ambient air, aureolas, ambiance, aureola, aromas, evaporations, fumes, eidola, aura, ambience, eidolon, exhalations, ambiences.