Fume türkçesi Fume nedir

  • Tütmek.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Öfkelenmek.
  • Bir uçun için de asılı küçük (0,1 -1 mikronluk) katı ya da sıvı taneciklerin oluşturduğu karışım.
  • Duman.
  • Kızmak.
  • Köpürmek.
  • Yerçekimi etkisiyle yavaşça çöken, boyutları 0,1-5 mm çapındaki katı taneciklerin gaz evresinde dağılmalarından oluşan asıltı. '.
  • Patlamak.
  • Duman çıkarmak.
  • Gaz.
  • Buhar.

Fume ile ilgili cümleler

English: Try not to inhale the fumes.
Turkish: Gazı teneffüs etmemeye çalışın.

English: Ali thinks women in America wear too much perfume.
Turkish: Ali Amerika'daki kadınların çok parfüm sürdüklerini düşünüyor.

English: Ali smelled Mary's perfume as soon as he entered the room.
Turkish: Ali odaya girer girmez Mary'nin parfümünün kokusunu aldı.

English: Toxic fumes of bromine can damage one's lungs.
Turkish: Brom Zehirli dumanı kişinin ciğerlerine zarar verebilir.

English: Ali said Mary's perfume reminded him of his mother.
Turkish: Ali Mary'nin parfümünün ona annesini hatırlattığını söyledi.

Fume ingilizcede ne demek, Fume nerede nasıl kullanılır?

Acid fume : Asit buharı.

Be in a fume : Çok sinirli olmak. Dumanlar çıkarmak. Hiddetli olmak.

Fret and fume : Söylenmek. Mırıldanmak.

Fumed : Tütsülemek. Hiddetlenmek. Kudurmak. Duman çıkarmak. Burnundan solumak. Tütmek.

 

Fumeless : Dumansız.

Perfumed : Parfümlenmiş. Kokulu. Parfümlü.

Cheap perfume : Ucuz ve düşük kaliteli parfüm. Ucuz parfüm.

Perfume : Amber. Itır. Güzel koku vermek. Esans. Parfümlemek. Parfüm sürmek. Rayiha. Koku. Parfüm. Güzel koku.

Flowery perfume : Çiçeksi parfüm.

Fumes : Gaz. Dumanlı sis. Buhar. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan). Duman.

İngilizce Fume Türkçe anlamı, Fume eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fume ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reeks : Buhar çıkarmak. Kötü kokmak. Pis kokmak. Kokutmak. Buğulanmak. Koku sinmek. Leş gibi kokmak. Kokmak.

Fumes : Dumanlı sis. Buhar (genellikle zararlı kokusu olan).

Flaring up : Kızgınlıktan patlamak. Alevlenmek. Harlamak. Parlamak. Coşkulu bir aktivetyle yanıp tutuşan. Kızgınlıktan yanıp tutuşan. Aniden parlamak. Aniden hiddetlenmek. Saman alevi gibi parlamak.

Flame : Ateş. Alev almak. Parlamak. Kıpkırmızı olmak. Tutuşmak. Alev kırmızısı. Alev alev yanmak. Yanma ile ortaya çıkan, kızgın ve ışıklı gaz kütlesi. Hiddet.

Boil : Galeyana gelmek. Haşlamak. Kaynatma. Pişirmek. Pişmek. Kaynamak. Fokurdamak. Kısaltmak. Kaynama çekidi.

Break : Ara. Söylemek. Sınmak. Kırık. Paydos. İhlal etmek. Yıkmak. Tutmamak. Kesmek.

Experience : Yaşamak. Denemek. Deney. Geçmek. Maruz kalmak. Olay. Serüven. Tecrübe. Tecrübe etmek. Bilimsel birgerçeği ortaya çıkarmak, bir varsayımı denemek ya da kanıtlamak, bir yasanın doğruluğunu göstermek ereğiyle yapılan işlem.

Be steamed up : Tepesi atmak. Sinirlenmek.

Reeking : Kokmak. Kokutma (pis). Pis kokmak. Buğulanmak.

 

Hazed : Canından bezdirmek. Pus. Belirsizlik. Taciz etmek. Şüphe. Uğraşmak. Hafif sis. Sis. Müphemlik.

Fume synonyms : steams, be angry with somebody, steamer, break out, ooze, boil over, be hopping mad, bump start, be riled, dandered, bubbles, vapor, creaming, blows, burst out, exude, be furious, gas, smog, brast, chafed, cracks, danders, fogginess, hazes, blow up, fumatory, fuel gas, auras, churns, exudate, belched, accelerator.

Fume zıt anlamlı kelimeler, Fume kelime anlamı

Absorb : Karşılamak (masrafı). Anlamak. Absorbe etmek. Soğurmak. Çekmek. Tüm dikkatini almak (iş veya sorun). Yutmak. Bir madde veya sıvıyı emmek, içine çekmek, içine almak, yutmak, absorbe. İşgal etmek. Soğurma eylemi.

Fume ingilizce tanımı, definition of Fume

Fume kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to bleach straw by fuming it with sulphur. To fill with fumes, vapors, odors, etc., as a room. As, lead fume (a grayish powder chiefly lead sulphate). To treat with vapors, smoke, etc. As, the fumes of tobacco. Solid material deposited by condensation of fumes. To throw off fumes, as in combustion or chemical action. Reek. To smoke. Exhalation. To rise up, as vapor. To expose to the action of fumes. Smoke. Vapor. Volatile matter (esp. noxious vapor or smoke) ascending in a dense body.