Flaring up türkçesi Flaring up nedir

  • Alevlenmek.
  • Aniden parlamak.
  • Harlamak.
  • Alazlanmak.
  • Kızgınlıktan yanıp tutuşan.
  • Fitili almak.
  • Öfkelenmek.
  • Kızgınlıktan patlamak.
  • Aniden hiddetlenmek.
  • Coşkulu bir aktivetyle yanıp tutuşan.
  • Saman alevi gibi parlamak.
  • Aniden alevler içinde kalan.
  • Parlamak.

Flaring up ingilizcede ne demek, Flaring up nerede nasıl kullanılır?

Flaring : Koni gibi açılma. Ağız genişletme (cam). Bir optik dizgede, görüntü yüzeyine düşen gereksiz ışık. Boru ağzını şişirme. Evaze. Göz kamaştırıcı. Parlak. Dışa doğru yayılan. Işıl ışıl. Tutuşturma.

A bite and a sup : İki lokma yemek. İki yudum bir şey.

Aaup : American association of university professors (amerikan üniversite profesörleri derneği). Öncelikli olarak profesörlerin akademik özgürlüğünü korumaya kendini adamış amerikan kuruluşu.

Abel group : Abel grubu.

Abelian group : Abelyen grup. Değişmeli grup.

İngilizce Flaring up Türkçe anlamı, Flaring up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Flaring up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dander : Öfke. Kızdırmak. Dili öfke. Hayvan kepeği. Hiddet.

Beams : Yayın yapmak. Gözleri parlamak. Gözlerinin içi gülmek. Işımak. Işık saçmak. Sinyal vermek.

Flame : Alevlendirmek. Kızarmak. Yalaz. Alev almak. Alev alev yanmak. Parlaklık. Tutuşmak. Sevgili.

 

Coruscating : Işıldayan. Aşırı derecede canlı ve heyecanlı. Parlak bir şekilde yansıtmak. Işıldamak. Çok eğlenceli. Parıldamak.

Coruscated : Parıldamak. Işıldamak.

Blinked : Kırpıştırmak. Titreşerek parlamak. Işıldamak. Göz kırpmak. Yanıp sönmek. Pırıldamak. Görmemezlikten gelmek. Göz yummak. Yanıp sönmek (ışık).

Adjust : Belirlemek. Uymak. Ayarlamak. Uydurmak. Bilgisayar, uzay, veterinerlik alanlarında kullanılır. Uyarlamak. Halletmek. Ayar çekmek. Düzeltmek. Adapte olmak.

Coruscate : Parıldamak. Işıldamak.

Flare : Bir optik dizgedeki yüzeylerden film üzerine yansıyarak resimdeki sertliği azaltan ya da resmin niteliğini bozan, istenmeyen ışık. tv. televizyon ışıtaçlarında, gerçekte etkilenmemesi gereken fosforlanmalı bölgelerin etkilenmesinden doğan ve bu bölgeye düşen ışık. Küplere binmek. Titrek ışık vermek. Kabarmak (etekler). Birden alevlenmek. Işımak. İşaret fişeği. Genişlemek (giysi). Hiddetlenmek.

Flaring up synonyms : flared up, be furious, coruscates, get into a rage, feel angry, flash out, flamed, blow a fuse, adjusts, dandered, flickers, flare up, exacerbate, beamed, blow up, blaze out, be steamed up, blaze up, be up in arms, blow ones stack, danders, become inflamed, exacerbates, brightens, blaze, blazed, beam, flame up, flickered, blink, flare out, flicker, brighten.