Flame türkçesi Flame nedir
- Yanma ile ortaya çıkan, kızgın ve ışıklı gaz kütlesi.
- Parlamak.
- Tutuşmak.
- Sevgili.
- Kızarmak.
- Kıpkırmızı olmak.
- Alevlendirmek.
- Alevlenmek.
- Alev kırmızısı.
- Kimya alanında kullanılır.
- Alev.
- Alev alev yanmak.
- Alev almak.
- Öfkelenmek.
- Ateş.
- Yanmak.
- Parlaklık.
- Göz ağrısı.
- Hiddet.
- Yalaz.
Flame ile ilgili cümleler
English: The flame went out.
Turkish: Alev söndü.
English: Some flame retardants can cause cancer and hormonal disruptions.
Turkish: Bazı alevlenmeyi geciktiriciler kanser ve hormonal bozulmalara neden olabilir.
English: The flame has begun to fade.
Turkish: Alev zayıflamaya başladı.
English: Life is a flame that smothers death.
Turkish: Yaşam, ölümü dumanıyla boğan bir alevdir.
English: The candle's flame is flickering in the soft breeze.
Turkish: Mumun alevi hafif rüzgarda titriyor.
Flame ingilizcede ne demek, Flame nerede nasıl kullanılır?
Flame arc lamp : Yalım yayı lambası. Elektrotları, bu lambayı bir "seçer ışıyıcı" yapma ya da lambanın ışık etkinliğini yükseltme amacı ile içine başka maddeler de katılmış olan, karbondan yapılmış, yüksek yeğinlikli yay lambası.
Flame bait : Bir tartışma forumuna gönderilen okuyanı kışkırtan cesur ifadeler içeren mesaj. Tartışma grupları için provokatif mesaj.
Flame cells : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. İlkel yapılı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler, silyumlu boşaltım hücresi. İlkel yapılı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler. Silyumlu boşaltım hücresi. İlkel yapılı ve yassı solucanlardaki protonefridyum tipi boşaltım organında bulunan özel amöboyit hücreler, silyumlu boşaltım hücresi. Alev hücreleri.
Flame coal : Madencilik, jeoloji alanlarında kullanılır. Yalazlı kömür. Yaklaşık olarak % 40'tan çok uçucu madde çıkaran kömür. Alevli kömür.
Flame emission spectroscopy : Alev emisyon spektroskopisi.
Flame out : Becerememek. Patlama. Başarısız olmak. Alev sönmesi. Sönmek. Motorun kendiliğinden durması. Çalışmakta olan motorun kendiliğinden durması. Yanmanın durması.
Flame resistant : Ateş almaz. Aleve dayanır. Aleve dayanıklı.
Flame jet drilling : Termik delme. Isıl delme.
Flame roar : Sıvı yakıt kullanılan kazanlarda, alevin gürültülü yanma hali. Alev gürlemesi.
Flame photometry : Yalazlı ışılölçüm. Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yalazlı ısılölçüm. Alev fotometri. Elementlerin yaydıkları ışık şiddetini ölçerek atom sayıları ve dolayısıyla konsantrasyonlarının ölçümünde kullanılan bir yöntem, atomik emisyon fotometri. Yüksek sıcaklıktaki yalaza püskürtülen bir çözeltinin ışınımlarını inceleyip, oluşan görüngelerden bileşimini belirleme yöntemi. Alev fotometrisi.
İngilizce Flame Türkçe anlamı, Flame eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Flame ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Enkindling : Alevlendirme. Tutuşturmak. Tutuşturma. Yakma.
Blaze out : Alazlanmak. Yeniden alevlenmek.
Ignite : Yakmak. Ateşlemek. Ateş almak. Tutuşturmak.
Brown : Karamak. Kahverengileşmek. Esmerleştirmek. Kararmak. Kahverengi. Kızartmak. Karartmak. Esmerleşmek. Usanmak.
Brigthness : Birim yüzey basma mum gücü ya da lümen olarak, belli bir doğrultudaki ışık yeğinliğinin, o doğrultuya dik ışıyan yüzölçüme oranı.
Ignition : Yakıtı tutuşturma, yakma. Yakma. Ateşleme. Isıtma. Ateşlenme. Yanma. Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması. Tutuşma. Tutuşturma.
Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.
Deflagrating : Tutuşuvermek. Parlama. Tutuşturmak.
Beamed : Belirli bir bölgeye yöneltilen radyo yayını. Işık saçmak. Yayın yapmak. Sinyal vermek. Kirişli. Gözlerinin içi gülmek. Gözleri parlamak. Işımak.
Aliphatic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn.
Flame synonyms : fanned, emblazing, coruscating, brilliance, be on fire, alcohols, cuddlier, fevering, flamboyancy, effulgence, adjust, flickered, blazed, spunks, dudgeon, emblaze, boyfriends, deflagrate, active metals, ignis, flamboyance, color, catch fire, fervour, brightens, flaring up, coruscated, fanning, bad blood, bate, glowed, cuddly, alicyclic compounds.
Flame zıt anlamlı kelimeler, Flame kelime anlamı
Combustible : Kolay tutuşan madde. Yanıcı. Madencilik, ekonomi alanlarında kullanılır. Yanıca. Yakıt. Parlayıcı. Tutuşucu. Yanabilir. Patlayıcı. Tehlikeli ve zehirli maddeler.
Success : Başarılı olan kimse. Sükse. Başarılı kimse. Sonuç. Başarım. Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü. Muvaffakiyet. Başarı. Başarma. Başarılmış iş.
Flame ingilizce tanımı, definition of Flame
Flame kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A fire. To burn as gas emitted from bodies in combustion. A stream of burning vapor or gas, emitting light and heat. A blaze. To burn with a flame or blaze. To kindle. To excite. To blaze. Darting or streaming fire. To inflame.

Bu kısımda Flame kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Flame ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Flame anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Flame ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.