Alazlanmak nedir, Alazlanmak ne demek

  • Alazlama işine konu olmak.
  • İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek

Alazlanmak anlamı, kısaca tanımı:

Alaz : Alev, yalaz.

Alazlama : Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu. Alazlamak işi.

İnsan : Toplum hâlinde bir kültür çevresinde yaşayan, düşünme ve konuşma yeteneği olan, evreni bütün olarak kavrayabilen, bulguları sonucunda değiştirebilen ve biçimlendirebilen canlı. Huy ve ahlak yönünden üstün nitelikli (kimse). Âdemoğlu, âdem evladı.

Deri : İnsan ve hayvan vücudunu kaplayan tüy, kıl veya pulla kaplı tabaka, cilt, ten. Bu tabakadan yapılmış. Pazar veya panayır kurulan gün, dernek. Toplantı, düğün. İşlenerek kullanılır duruma getirilmiş hayvan postu.

Üstün : Birine veya bir şeye göre nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan, faik. Arap harfli metinlerde bir ünsüzün a, e seslerinden biriyle okunacağını gösteren işaret, fetha. Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan.

Kızıllık : Kızıl renkte yer. Kızıl olma durumu. Vücutta kızarmış yer, kızartı. Güneş doğarken veya batarken oluşan hafif kızıl renk. Pudra, allık, düzgün.

Kızıl : Aşırı derecede olan. Genellikle küçük yaşlarda görülen, bulaşıcı, yüksek ateşli, kırmızı renkte geniş lekeler döktüren, kuluçka dönemi üç dört gün süren tehlikeli hastalık. Altın. Bu renkte olan. Komünist. Parlak kırmızı renk.

 

Belirmek : İyice görünür ve anlaşılır bir durum almak, tebarüz etmek. Bir düşünce veya durum kesin bir biçim almak, tebellür etmek. Önce belli veya görünür olmayan bir şey ortaya çıkmak, tezahür etmek.

Konu : Konuşmada, yazıda, eserde ele alınan düşünce, olay veya durum, mevzu, süje. Üzerinde konuşulan şey, bahis.

Olmak : Bir ad veya sıfatın belirttiği durumu almak. Yol açmak. Herhangi bir durumda bulunmak. Bir olayla karşılaşmak, başına kötü bir şey gelmek. Yitirmek, elinden kaçırmak. Bir görev, makam, san veya nitelik kazanmak. Bir yerde doğmuş, yaşamış olmak. Gerçekleşmek veya yapılmak. Ek fiilin geniş zamanı olan -dır (-dir) anlamında kullanılan bir söz. Hazırlanmak, hazır duruma gelmek. Yaklaşmak, gelip çatmak. Uygun düşmek, yerinde görülmek. Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak. Sarhoş olmak. Sıfat-fiil eki almış kelimelerle birlikte başlama, bitirme vb. bildiren fiilleri oluşturur. Bulunmak. Yetişmek, olgunlaşmak. Hastalığa yakalanmak, tutulmak. Bir durumdan başka bir duruma geçmek. Bir şeyi elde etmek, edinmek. Sürdürmek, yürütmek. Bir şey, birinin mülkiyetine geçmek. Bir kuruluşla, örgütle ilgili bulunmak, mensup olmak. Uymak, tam gelmek. Geçmek, tamamlanmak.