Regions türkçesi Regions nedir
Regions ile ilgili cümleler
English: Terrace farming is widely practiced in the mountainous regions of China.
Turkish: Teras çiftçiliği Çin'in dağlık bölgelerinde yaygın olarak uygulanmaktadır.
English: Sunspots are regions of the Sun where the solar magnetic field is very strong.
Turkish: Güneş lekeleri güneş manyetik alanının çok güçlü olduğu Güneş bölgeleridir.
English: Rice is grown in rainy regions.
Turkish: Pirinç yağışlı bölgelerde yetişir.
English: The two regions differ in religion and culture.
Turkish: İki bölge dinde ve kültürde farklıdır.
English: The weather is more changeable in mountain regions than in any other district.
Turkish: Hava, dağlık bölgelerde diğer bölgelerden daha değişkendir.
Regions ingilizcede ne demek, Regions nerede nasıl kullanılır?
Arctic regions : Kutup bölgeleri. Kuzey kutbu. Kuzey kutbu ve güney kutbu yakınlarındaki alanlar. Soğuk bölgeler. Arktik bölgeler.
Clickable regions : Resimlerdeki tıklanabilir bölgeler.
Hypervariable regions : Aşırı değişken bölgeler. İmmünoglobulin molekülünün v bölgesinin antijenle birleşen bölümü ve t hücre almacı, değişken bölgeleri içindeki amino asit sıraları.
Screen regions : Ekran bölgeleri.
The central regions : Orta israil bölgesi (tel aviv bölgesi, dan bölgesi, ovalar ve sharon). Merkezi alan. Merkez bölgeler.
Region growing : Bölge büyütme.
Region olfactorium : Olfaktör bölge. İnsanda burun boşluğu içinde, yalancı tabakalı epitelden oluşan, aralarında farklılaşmış koku alma hücreleri bulunan bölge.
Region of articulation : Eklemleme bölgesi. Ağız boşluğunda seslerin meydana gelişini sağlayan çeşitli bölgeler: dudak (bölgesi) ünsüzleri, diş (bölgesi) ünsüzleri, dişeti (bölgesi) ünsüzleri, damak (bölgesi) ünsüzleri gibi. Boğumlanma bölgesi.
Region of itinerant teaching : İlköğrenim çağındaki çocukların eğitilmeleri amacıyla birbirine yakın mahalle ve daha küçük yerleşme merkezlerinin birleştirilmesiyle oluşan ve gezici öğretmenin görev aldığı bölge. bk. öğretim merkezi. Gezici öğretmenlik bölgesi.
Region merging : Bölge kaynaştırma.
İngilizce Regions Türkçe anlamı, Regions eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Regions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Deme : Eski grek halkı.
Shangri la : Hayaller ülkesi. Tibet'te bir yerde olduğu varsayılan hayali yeryüzü cenneti. Hayali cennet.
Air : Soluduğumuz hava. Yayına sokmak. Gösteriş yapmak. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Hafif rüzgar. Nağme. Ortaya dökmek. Esinti. Melodi.
Districted : İlçe. Semt. Bölgelere ayırmak. İdari olarak ayrı olan bölge veya alan. Sancak. Kesim. Havali.
Sky : Kubbe. Gökyüzü. Hava sahası. Asuman. Topa çok hızlı vurarak havalandırmak. Havaya atmak. Gözerimi üzerine kapanan, sonsuz yarıçaplı mavi kubbe; bu kubbenin iç yüzü.
Departments : Daire. Bakanlık. Bölüm. Bölümler. Departman. Şube.
The pits : İç karartıcı. Moral bozucu. (argo) çukurlar. Delikler. Rezaletin daniskası. Olası en kötü yer veya insan. Mümkün olan en kötü şey. Yarış pistindeki servis.
Colony : Besleme. Koloni. Bir ülkede bulunan küçük yabancı topluluğu. Biyoloji, coğrafya, iktisat, tarih, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Topluluk. Yığınak. Kümeç. Birlik durumda yaşayan aynı türden organizmaların oluşturduğu topluluk. Bir ulusun, kendi ülkesi sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği, ekonomik ve siyasal çıkarlar sağladığı ülke. Başka bir ülkeye yerleşmeye giden göçmen topluluğu ya da bu topluluğun yerleştiği yer.
Environs : Havali. Civar. Etraf. Dolay.
Radius : Bir çemberin çevresi üzerindeki noktalarının özeğe uzaklığı. Radyan. Etki alanı. Döner kemik. böcek kanadının en önemli damarı. 3.kuş teleklerinde tüy ekseninden ayrılan ramus adlı dallar üzerindeki ikinci dallar. Biyoloji, fizik, gitar alanlarında kullanılır. Döner kemik. İspit. Çevre (daire). Klavye çapı. Telli çalgılarda, değeri arttıkça klavyenin o derece düz ve değeri azaldıkça klavyenin o derece bombeli olduğuna işaret eden klavye yüzeyinin eğim çapı.
Regions synonyms : kuiper belt, interplanetary space, hell on earth, star sign, intergalactic space, edgeworth kuiper belt, planetary house, sites, exterior, zones, belt, part, townships, house, continent, climate, ambiences, vacuum, heaven, circumscriptions, black hole, outside, locale, commons, department, adjacencies, territories, bottom, locality, biosphere, party, court, area.
Regions zıt anlamlı kelimeler, Regions kelime anlamı
Inside : İç. İçteki. Kodeste. İç taraf. İçerde. İçte. İç (taraf). İçerisi. İçeri.
Outside : Dış görünüş. Dışına. Den başka. Dışında. Açık havada olan. Dıştan. Dışarısı. Dış (taraf). Ötesine. Dışarı.
Extraterritorial : Sınırötesi. Kendi sınırları dışında. Ülke yasaları dışında olan. Dokunulmazlık.

Bu kısımda Regions kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Regions ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Regions anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Regions ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.