Bourns türkçesi Bourns nedir

Bourns ingilizcede ne demek, Bourns nerede nasıl kullanılır?

Bourn : Çay. Dere. Hedef. Diyar. Memleket. Su. Amaç. Sınır.

Bourne : Gaye. Amaç. Dere. Su. Memleket. Çay. Hedef. Sınır. Ülke. Diyar.

Bournes : Çay. Sınır. Su. Amaç. Ülke. Gaye. Memleket. Hedef. Diyar. Dere.

Bournonite : Bornonit. Burnonit. Burnonit veya bornonit.

Eastbourne : İngiltere'de yerleşim yeri. Güneydoğu ingiltere'de bir liman.

Bourbon : İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Burbon. Muhafazakar seçmen (abd). Missouri eyaletinde şehir. Muhafazakar partili. Mısır ve çavdar viskisi. Amerikan viskisi. Viski. Bourbon viski.

Bourbon red turkey : Amerika’da geliştirilen orta vücut büyüklüğüne sahip, boyun kuyruk, geniş kanat tüyleri dışında, vücudun diğer kesimlerinde dar siyah bir şeritle kenarlanmış koyu kahverengi kırmızı renkli, kanat tüyleri ve ana kuyruk tüyleri beyaz, kahverengi göz rengine sahip bir hindi ırkı. Kırmızı bourbon hindisi.

Bourdon : Kalın ve tek sesli ezgi.

Melbourne : Victoria eyaletinin başkenti. Arkansas eyaletinde şehir. Melbourne şehri. Victorya'nın (avustralya) başkenti ve liman şehri. İngiltere'de yerleşim yeri. İowa eyaletinde şehir. Florida'nın doğu kıyısında bir şehir (abd). Kentucky eyaletinde şehir. Florida eyaletinde şehir. Avustralya'nın victoria eyaletinde şehir.

 

Bour : Eşek.

İngilizce Bourns Türkçe anlamı, Bourns eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bourns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Beck : İşaret etmek. Baş işareti. Birisini işaretle çağırmak. Irmak.

Eaves trough : Saçak oluğu. Yağmur deresi.

Fluid : Sıvı. Belirli bir biçimi olmayan, kuvvet etkisinde oylumu, değişmeyen akıcı özdek. Bilgisayar, fizik, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Akış özellikleri gözlenebilen sıvı ya da gaz evresindeki özdek. Değişken. Akıcı. Akışkan. İstikrarsız. Akışkan madde.

Beam : Parlamak (yüzü). Işık demeti. Parlamak. Yere düşey iki dikme arasında, yüksekliği ayarlanabilen dar dayanak yüzeyli tahtadan yapılmış denge ve asılma aracı. Gözleri parlamak. Işın. Gözlerinin içi gülmek. Neşretmek. Yüzü sevinçle parlamak. Bilgisayar, fizik, kimya, uzay, jimnastik, madencilik, nükleer enerji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Cause : -e neden olmak. Sebep. Sebeb. İlke. Yol açmak. Neden olmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Dava.

Directing : Yönetmenlik. Yöneltme. Yönlendirme. Tevcih etme. İdare etme. Yöneltme (bir görevi). Tevcih. Reji.

Bournes : Ülke. Gaye.

Destination : İstikamet. Maksat. Erek. Varış. Gaye. Gidilecek yer. Malın gideceği yer. Varış noktası. Varış yeri.

Brooklets : Georgia eyaletinde şehir. Georgia eyaletinde yerleşim yeri. Küçük dere. Derecik.

Bourns synonyms : bourn, broths, region, sorrow, country of origin, function, country, goal, butts, land, domains, aqueous, climes, boundary line, brooking, hometowns, world, borderland, clime, cock shy, borders, aqua, end, homeland, glow, brooklet, ambit, branch, boundary, brooked, creeks, creek, dales.

 

Bourns zıt anlamlı kelimeler, Bourns kelime anlamı

Time off : Çalışılmayan saatler. Mesai dışı saatler.

Free : Beleş. Parasız. Erkin. Serbestçe. Özgür. Ücretsiz. Rahatlatmak. Muaf. Bedava. Asalak olmayan, beslenme yönünden bağımsız, kendibeslek olan.