Frames türkçesi Frames nedir
- Çerçeveler.
- Karede bir arala.
- Optik lensler için ince metal veya plastik çerçeve.
- Resim karesi.
- Kare.
- Karede bir.
- Çerçeve.
- Şasi çerçeveleri.
- Resim kareleri.
- Kareler.
Frames ile ilgili cümleler
English: They painted the window frames yellow.
Turkish: Onlar pencere çerçevelerini sarıya boyadı.
English: Ali broke his eyeglass frames when he dropped his glasses.
Turkish: Ali gözlüklerini düşürdüğünde gözlük çerçevelerini kırdı.
English: In California, most houses have frames of wood.
Turkish: Kaliforniya'da birçok evin ahşap çerçeveleri var.
English: Ali is wearing glasses with black frames.
Turkish: Ali siyah çerçeveli gözlük takıyor.
Frames ingilizcede ne demek, Frames nerede nasıl kullanılır?
Frames per second : Video veya film karelerinin ayrı ayrı çekildikleri veya gösterildikleri hız ölçümü. Saniyedeki kare sayısı. Saniyede resim sayısı.
Colour frames : Renk çerçeveleri. Işıldakların, lambaların önüne konan renkli cam ya da yanmayan saydam boyaları (asetatları) tutan çerçeveler.
Glasses frames : Gözlük çerçevesi.
Number of frames : Filmin boyuna göre, filmin belirli uzunluğunda yer alan resim sayısı (örneğin 35 mm'lik bir filmin 1 metresinde 52,6 resim bulunur). Alan sayısı. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim sayısı. Bir resmi oluşturan alan sayısı.
Pb frames : Pb çerçeveleri. Yt çerçeveleri.
Frameshift mutation : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dna dizisinde üç nükleotidin insersiyon ya da delesyonu sonucu okuma çerçevesinde değişiklik yapan mutasyon. Çerçeve mutasyonu. Çerçeve kayması mutasyonu.
Bedframes : Bir yatağın taban bölümünü oluşturan dörtgen şeklinde çerçeve (başlık, kenarlıklar ve ayakucu tahtasından oluşur). Karyola çerçevesi. Yatak çerçevesi.
Frame agreement : Çerçeve anlaşması. Çerçeve antlaşma.
Frame alignment pattern : Çerçeve hizalama örüntüsü. Çerçeve hizalama şablonu. Çerçeve hızalama örüntüsü.
Enframes : Çerçevelemek.
İngilizce Frames Türkçe anlamı, Frames eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Frames ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Foursquare : Metin. Dört köşeli. Sağlam. Dörtköşe oyunu. Dobra dobra. Sıkı. Güvenilir ve inançlı. Cesur. Oturaklı.
Ignition : Isıtma. Yakma. Yakıtı tutuşturma, yakma. Ateşlenme. Tutuşma. Ateşlikte oluşturulan kıvılcımla yanma odası içindeki karışımın tutuşturulması. Tutuşturma. Kontak. Ateşleme.
Blaze : Parlamak (alev). Parlamak. Alevlendirmek. Tutuşmak. Alevlenmek. Atlarda burun üzerinde görülen beyaz kılların burun üstünün her iki tarafına yayılması durumu. Ağaçlara işaret koymak. Yüzü güzel. Akıtma. Öfkeyle parlamak.
Binding : Bağlam. Ciltleme işi. Ödün. Fizik, kimya, gitar, gümrük alanlarında kullanılır. İlişkilendirme. Ciltleme. Bağlanma. Ciltçilik. Kenar süsü.
Casements : Kanatlı pencere. Açılan pencere. Perdelik pamuklu kumaş. Kaplama. Pencere kanadı.
Squarest : Açık. Ayarlamak. Düzgün. Kare şeklinde. Kare yapmak. Doğrultmak. Doğru. Karelere bölmek. Dik. Ödemek.
Squares : Halletmek. Beraberliği sağlamak (spor terimi). Dörtköşeler. Uydurmak. Bağdaşmak. Para yedirmek. Karesini almak. Dik tutmak. Kare yapmak. Dört köşe kesitli çubuklar.
Chase : İz sürme. Kovalama. Oluk açmak. Takip. İzlemek. Devingen filmlerde, özellikle serüven, kovboy, güldürü filmlerinde sık sık başvurulan, bir kimsenin yakalanması için izlenmesine dayanan yol. Oluk. Yiv. Hakketmek. Peşine düşmek.
Flaming : Süslü püslü. Yanan. Parlak. Kahrolası. Şiddetli. Tutuşmuş. Allah'ın belası. Ateşli. Alev almış. Parlama.
Quadrate : Kare yapmak. Kuadratum. Uymak. Murabba. Balık, amfibyum, sürüngen ve kuşların kafatasında alt çenenin bağlandığı kemik. Uydurmak. Dördül. Karesel kare.
Frames synonyms : framing, frame, quadrates, blazing, squarer, checkers, casement, chassis, fire, four, margin, flare, cadre, ambit, checker, specs, framework, eyeglasses, combustion, glasses, square, casings, squarers, chequers, quadratic, exposure, architrave, spectacles, quadrated, chequer, bkt, burning, casing.
Frames zıt anlamlı kelimeler, Frames kelime anlamı
Dishonor : Namusuna dokunmak. Kepaze etmek. Rezil etmek. Şeref ve haysiyetini kırmak. Namusunu kirletmek. Lekelemek. Şerefini beş paralık etmek. Leke sürmek. Namusuna leke sürmek. Şerefini sarsmak.
Infamy : Rezalet. Şenaat. Rezillik. Kepazelik. Utanç verici davranış. Alçaklık. Kötü şöhret. Haysiyetsizlik.

Bu kısımda Frames kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Frames ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Frames anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Frames ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.