Colour frames türkçesi Colour frames nedir

  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Işıldakların, lambaların önüne konan renkli cam ya da yanmayan saydam boyaları (asetatları) tutan çerçeveler.
  • Renk çerçeveleri.

Colour frames ingilizcede ne demek, Colour frames nerede nasıl kullanılır?

Colour : Boya renklendirmek. Gerçek yüz. Dış görünüş. Doğrudan ya da üzerine düştüğü nesnelerde yansıma, kırılma, soğurulma gibi olaylar sonucu göze ulaşan ışığın, dalga boyuna göre bilinçte uyandırdığı imge. belli bir dalga boyundaki elektromıknatıssal ışınımın niteliği. Renk. Etkilemek. Çarpıtmak. Bet beniz. Ton. Duyulanmanın niteliğinde, ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğurabilecekleriyle aynı cinsten olan ayrımları gözlemeyi ve ayırt etmeyi sağlayan, görsel bir duyulanmanın belirtisi, ıralayıcı niteliği.

Frames : Resim karesi. Kareler. Karede bir arala. Karede bir. Çerçeveler. Resim kareleri. Optik lensler için ince metal veya plastik çerçeve. Kare. Şasi çerçeveleri. Çerçeve.

Colour adaptation : Gözün renkli ışığa alışma süreci. gözün renkli ışığa alışması sonundaki durum. Renksel uyma. Gözün renkli ışığa alışma süreci ve sonucu.

Colour anodizing : Renk anotlaması.

Colour atlas : Renk atlası. Renkleri görsel karşılaştırmayla değerlendirmeye yarayan boyalı örnekler dizisi.

 

Colour balance : Renk dengesi.

İngilizce Colour frames Türkçe anlamı, Colour frames eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Colour frames ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Active hero : Oyunu yürüten, öbür karakterlerin hareketlerine etki yapan baş oyuncu. Etken kahraman. Oyunun gelişmesini sağlayan ve öbür kişilerin hareketlerine etkisi olan baş oyun kişisi.

Abstract theatre : Önce resim sanatında kullanılan "soyut" terimi daha sonra, biraz değişik anlamda tiyatroya girmiştir. olaylar dizisini ve oyuncu türünü gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık düzeninden kurtarmak amacını güden, bir bütünlüğü olan tiyatro türü. iç dünyayı gerçek olarak alır. konuşmalar ve oyun kişileri biçimsel ve anlamsal yoldan bozulur (deforme edilir), karikatürleştirilir. Soyut tiyatro. Olay dizisini ve oyunculuk anlayışını gerçekçilik erklerinden ve alışılagelmiş mantık dizgesinden soyutlamak amacını güden tiyatro. iç dünyayı gerçek olarak aldığından, oyun kişileri ve bunların konuşmaları anlamsal ve biçimsel açıdan bozularak karikatürleştirilir.

Alley theme : Çıkmaz konu. Çözüm yolu olmayan, sonucu kimseyi doyurmayan oyun konusu. Sonucu kimseyi doyurmayan ve çözüm yolu inandırıcı olmayan oyun konusu.

Acrobacy : Oyuncunun göz pekliğini ve gövdesel esnekliğini arttıran, aynı zamanda önemli sahnelerde hiç düşünmeden güç bir davranışı başarabilme yeterliğini sağlayan hareket. cambazlık. Akrobasi.

Analyze : Tahlil etime, inceleme. İncelemek. Çözümleme. Tahlil etmek. Tahlil yapmak. Çözümlemek. Analiz yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Analiz etmek.

 

Allegory : Yerine. Bir konunun yerine onunla benzerlikleri olan başka bir konuyu geliştirerek öbürünü anlatma. birtakım soyut ya da somut kavramları kişileştirerek seyirciye iletme. Dokundurma. Kinaye. Orunlama. Alegori.

Abstractionism : Abstraksiyonizm. Xx. yüzyılın başında çıkan ve sanatta konunun yalnız genel ve soyut biçimini hatırlatacak anlatış araçları kullanan öncü akım. (bk. saltçılık.). Soyutlama. Sanatta soyut ifade etme teorisi. Soyutçuluk.

Absurd theatre : İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro). Absürt tiyatro.

Acting manager : Yönetici. Tiyatronun sanat dışındaki her türlü yönetsel ve parasal işlerinin başında olan yetkili. Tiyatro sorumlusu. Tiyatronun sanat dışındaki işlerini yürüten görevli.

Adaptability : İntibak kabiliyeti. Tiyatro için hazırlanmış bir metnin ya da bir özetin tiyatro özelliklerini taşıma derecesi. Bireyin çevresel etken ve değişkenliğe ayak uydurma gücü. Uyumluluk. Uyarlanabilirlik. Uyum yeteneği. Uyarlama yeteneği. Adapte olabilirlik. Uyma yeteneği.

Colour frames synonyms : after piece, amateur theater, alto, act drop, acting style, actor manager.