Upflow türkçesi Upflow nedir

  • Yukarı doğru akmak.

Upflow ingilizcede ne demek, Upflow nerede nasıl kullanılır?

Upfeed : Alttan dağıtım. Suyun yapıya alt kattan dağıtılması.

Upfeed system : Alttan dağıtmalı döşem. Suyu ya da buharı alt kattan yukarı doğru dağıtan döşem.

Upfield : Karşı saha.

Upfront : Önde. Dürüst. Açık. Belli. Aşikar. Doğru. Belirgin. Ön ödeme.

Cupful : Fincan dolusu miktar. Fincan dolusu. Kadeh dolusu.

Groupfooter : Grupaltbilgisi.

Teacupful : Çay fincanı dolusu.

Teacupfuls : Çay fincanı dolusu.

Kupffer : Kupfer.

Cupfuls : Fincan dolusu. Fincan dolusu miktar.

İngilizce Upflow Türkçe anlamı, Upflow eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Upflow ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Overspill : Şehir dışında yerleşen insanlar. Taşma. Şehir dışına yerleşen insanlar. Taşan miktar.

Move : Oynamak. Kımıldamak. Hareket ettirmek. Hamle. Duygulandırmak. Kıpırdamak. Taşımak. Devinmek. Kıpırdatmak. Yer değiştirmek.

Eddy : Fırıl firıl dönmek. Burgaç. Dönmek. Fırıl fırıl dönmek. Anaforlanmak. Burgaçlanmak. Anafor. Anafor yapmak. Girdap gibi dönmek. Girdap.

Change of location : Yer değiştirme.

Spate : Su taşkını. Sel. Sağanak. Akın. Kalabalık. Büyük miktar.

Runoff : Bir seçim veya müsabakadaki son etap. Seçimde son etap. Taşma. Toprak tarafından emilmemiş yüzey suyu. Şerbet. Akan. Akış. Akarsu. Taşan veya derelere akan aşırı sıvı. Akma.

 

Run down : Kötülemek. Çarpıp batırmak (bir başka tekneye). Süzülmek (gözyaşı). Akmak. Kötüye gitmek. Boşalmak (akü). Aşağıya koşmak. Dökülmek. Ezmek. Çarparak batırmak (gemi).

Course : İzge. Dizi. Resmi ya da özel kuruluşlarca ilgililere belirli bir konuda birtakım bilgi, beceri ve davranışlar kazandırmak amacıyla düzenlenen ve kısa süreli derslere dayanan eğitim etkinliği. Dökülmek. Akış. Yön. Pist. İzlenen yol. Süreç. Köpeklerle kovalamak.

Gutter : Cilt payı. Oluk açmak. Kitap sayfası marjı. Eriyip akmak (mum). Çukur. Bilgisayar, madencilik alanlarında kullanılır. Kanivo. Suyolu. Batak. Sefalet.

Swirl : Dönmek. Girdap yaparak dönmek. Helezonlaşarak dönmek. Girdap. Döne döne gitmek. Fırıl fırıl döndürmek. Fırıl fırıl dönmek. Girdap gibi dönmek. Döndürmek.

Upflow synonyms : backflowing, air flow, flow of air, drippage, overflow, filter, dribble, pour, upsurge, whirl, flush, run, backflow, surge, trickle, emission, drain, flux, feed, reflux, well out, fluxion, gush, waste, rush, ebb, seep, oozing, discharge, dripping, airflow, ooze, tide.

Upflow zıt anlamlı kelimeler, Upflow kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Hareketsiz kalmak. Kımıldamadan durmak. Kımıldamamak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek.

Ebb : Bozulmak. Düşmek. Coğrafya, uzay alanlarında kullanılır. Zayıflamak. Çekilmek (deniz). İnmek. Alçalmak. Çekilme. Azalmak. Gelgitte kabarma olayının karşıtı, bk. kabarma, çekilme akıntısı.

Upflow ingilizce tanımı, definition of Upflow

Upflow kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To flow or stream up.