Run down türkçesi Run down nedir

  • Durmak (saat).
  • Faaliyeti azaltmak.
  • İzlemek.
  • Akmak.
  • Tenkit etmek.
  • Kötüye gitmek.
  • Kötülemek.
  • Çarpmak.
  • Yermek.
  • Ezmek.
  • Küçük düşürmek.
  • Boşalmak (akü).
  • Arayıp bulmak.
  • Durmak (saat kurgusu bittiği için).
  • Dökülmek.
  • Süzülmek (gözyaşı).
  • Çarpıp batırmak (bir başka tekneye).
  • Üretimi düşürmek.
  • Aşağıya koşmak.
  • Çiğnemek.
  • Çarparak batırmak (gemi).

Run down ile ilgili cümleler

English: The clock has run down. I need new batteries.
Turkish: Saat çalışmıyor, yeni pillere ihtiyacım var.

English: The house is quite run down.
Turkish: Ev oldukça dökülüyor.

English: When he kissed me, I felt a shiver run down my spine.
Turkish: O beni öptüğünde bir ürpertinin omurgamdan aşağı indiğini hissettim.

English: Please don't run down the stairs.
Turkish: Lütfen merdivenlerden aşağıya koşmayın.

English: You look quite run down.
Turkish: Oldukça bitkin görünüyorsun.

Run down ingilizcede ne demek, Run down nerede nasıl kullanılır?

Run : Geçip gitmek. Koşturmak. Sızmak. Çarpmak. Gitmek (gemi). Koşu. Geçiş. Sürü halinde gitmek. İşlemek. Aday göstermek.

Down : İndirmek. Alaşağı etmek. Aşağısına doğru. Çökmek. Düşürmek. Aşağısında. Yere yıkmak. Beri. Aşağı. Bozuk.

Be run down : Morali düşük olmak. Depresyonda olmak. Kötü hisler içinde olmak. Üzgün olmak.

 

Run a blockade : Bir kuşatmadan kaçmak. Ablukayı yarmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir ablukadan kaçınmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : İşi yönetmek. İşi çekip çevirmek. Bir işi yönetmek. Çekip çevirmek.

Run a macro : Bir makro çalıştır.

İngilizce Run down Türkçe anlamı, Run down eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run down ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Biffed : Am. Yumruklamak. Vurmak. Yumruk atmak. Yumruk vurmak. Yumruk. Vajina. Bıff. Darbe.

Blackens : Karalamak. Kararmak. Siyahlaşmak. Kirletmek. Lekelemek. Leke sürmek. Karartmak. Kara çalmak. Siyahlatmak.

Banged : Hızla çarpmak. Vurmak. Küt diye çarpmak (argo terim). Yatmak. Güm diye çarpmak (argo terim). Sevişmek.

Abase : Kibrini kırmak. Alçaltmak. Gözden düşmek. Hürmetten salmak. Aşağılamak. Gururunu kırmak. Yerin dibine sokmak. Küçültmek.

Brayed : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırır gibi bağırmak. Dövmek (havanda). Dövmek. Kulak tırmalayıcı ses. Anırma. Haykırmak. Anırmak. Anırtı.

Retrogress : Geriye hareket etmek. Geri gitmek. Yozlaşmak. Gerileme. Gerilemek. Kötüleşmek. Geriye gitmek. Bozulmak. Ters yönde dönmek.

Chump : Mankafa. Odun. Saksı. Kelle. Akıl. Takoz. Enayi. Kaşkaval. Kemikli et.

Biffing : Darbe. Yumruk. Vajina. Vurmak. Bıff. Yumruklamak. Am. Yumruk atmak. Yumruk vurmak.

Affronts : Hakaret. Aşağılamak. Kırmak. Hakarette bulunmak. Gücendirmek. Kabalık etmek. Hakaret etmek. Tahkir etmek.

Disgorged : İsteksizce geri vermek. Zoraki geri vermek. Kusarak çıkarmak. İstifra etmek. Kusmak. Boşaltmak.

Run down synonyms : backbitten, brays, effuses, coursed, emanates, criticized, drain, go sour, recrudesce, contuse, devolve, champ, champed, criticises, chases, abased, chaw, domineer, follows, empties, change for the worse, degrade, bang, eying, contravening, devolving, dogging, go from bad to worse, domineers, boff, elapse, follow, burlesques.