Run a boundary türkçesi Run a boundary nedir

  • Sınırı geçmek.

Run a boundary ingilizcede ne demek, Run a boundary nerede nasıl kullanılır?

Run : Geçip gitmek. Geçiş. Sürmek. Erimek. Taşımak. Gitmek (gemi). Tabanları yağlamak. Adaylığını koymak. Çalıştırmak. Yarışmak.

A : La (müzik terimi). Herhangi bir. En yüksek not. Belirli bir tür veya nitelikteki. Atom ağırlığı. Bir. Amperin simgesi. Miktar belirtir. (herhangi) bir. En iyi kaliteyi simgeleyen harf.

Boundary : Sinir. Limit. Kenar. Çeper. Had. Son. Ara hattı. Hudut. Sınır.

Run a blockade : Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak. Bir ablukadan kaçınmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Ablukayı yarmak.

Run a business : İşi yönetmek. Bir işi yönetmek. İşi çekip çevirmek. Çekip çevirmek.

Run against : İle karşılaşmak. Çarpmak. (seçimlerde) yarışmak. Aksine gitmek. Uğramak. Çatmak. Rakip olmak. Rastlamak. Zıt düşmek. -e çatmak.

Run about : Koşuşturmak. Öteye beriye koşmak. Koşuşmak.

Run aground : Karaya oturmak. Batmak. Denizin dibini boylamak.

Run a temperature : Ateşi çıkmak. Vücut ısısı fazla olmak. Ateşi olmak. Birinin ateşi olmak. Ateşi yükselmek. Ateşlenmek.

Run a risk : Tehlikeyi göze almak. Rizikoya girmek. Riske girmek. Tehlikeye girmek.

İngilizce Run a boundary Türkçe anlamı, Run a boundary eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run a boundary ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Run a boundary synonyms : cross the frontier.