Run about türkçesi Run about nedir

Run about ile ilgili cümleler

English: Don't run about wildly in the room.
Turkish: Odada çılgın gibi koşuşturma.

Run about ingilizcede ne demek, Run about nerede nasıl kullanılır?

Run : Yarışa katılmak. Göstermek (film). Yürürlükte olmak. Yönetmek. Birbirini izleyen başlangıcı ve sonu belirlenmiş zaman aralıkları. Aday göstermek. İşlemek. Uzanmak. Koşu. Aday olmak.

About : İlgili. Aşağı yukarı. Yanında. -den ne haber?. Değişli. Muhiten. Çevresinde. Şuraya buraya. Dair. Sıralarda.

Run a blockade : Bir ablukadan kaçınmak. Bir kuşatmadan kaçmak. Ablukayı yarmak. Bir engel ve maniadan kurtulmak ve sıyrılmak.

Run a boundary : Sınırı geçmek.

Run a business : Bir işi yönetmek. Çekip çevirmek. İşi çekip çevirmek. İşi yönetmek.

Run a macro : Bir makro çalıştır.

Run a risk : Tehlikeyi göze almak. Riske girmek. Tehlikeye girmek. Rizikoya girmek.

İngilizce Run about Türkçe anlamı, Run about eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Run about ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chase : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Takip etmek. Oluk açmak. Kovmak. Avlanma bölgesi. Takip. Hakketmek. İzlemek. Peşinde olmak. Avlamak.

 

Bustles : Koşuşturma. Telaş etmek. Acele. Telaşlanmak. Acele etmek. Faaliyet. Aceleyle hareket etme. Aceleyle hareket etmek.

Scampers : Tüyme. Acele kaçmak. Koşmak. Kaçma. Seğirtmek. Kaçmak. Acele ile gitmek. Acele kaçış.

Scamper away : Kaçmak. Kaçışmak.

Bustled : Acele etmek. Telaş etmek. Telaşlanmak. Telaş. Aceleyle hareket etmek. Acele. Koşuşturma. Aceleyle hareket etme.

Frisking : Oynamak. Oynaşmak. Üstünü aramak. Oynama. Kuyyruk sallamak.

Hustles : İtişip kakışmak. Sıkboğaz etmek. Acele etmek. Yaltaklanmak. Sıkıştırmak. Gözünü dört açıp çok çalışmak. İki ayağını bir pabuca sokmak. İtmek. Acele ettirmek.

Clutter : Darmadağınık etmek. Saçıştırılmış şeyler. Karıştırmak. Darmadağınıklık. Yığmak. Zürzavar. Darmadağın etmek. Dağınıklık. Karman çormanlık.

Bat around : Sağa sola koşturmak. Tartışmak. Dolaşmak. Oradan oraya gitmek. Gezinmek. Oradan oraya koşturmak.

Frisk : Kuyyruk sallamak. Üstünü aramak. Oynaşmak. Üst araması yapmak. Oynatmak. Sıçrayıp oynamak (mutlu bir şekilde). Kuyruk sallamak. Sıçramak. Oynamak.

Run about synonyms : scampering, fetch and carry, scamper, scamper about, clutters, frisked, frisks, bustle, scampered, hustle, hustled, bustle about, run up, rush.